Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2025/890 E. , 2025/3400 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/361 E., 2024/652 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2025/890 E. , 2025/3400 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/361 E., 2024/652 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlamı Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 08.02.2017 tarih, 2015/7119 Esas, 2017/959 Karar sayılı kararı ile 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi çerçevesinde değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci İskenderun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2017 tarihli ve 2017/165 Esas, 2017/226 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Sanığın 07.10.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eyleminin ihbarı ile dosya yeniden ele alınarak İskenderun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2024 tarihli ve 2023/361 Esas, 2024/652 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Gereğinin yapılmasına, temyiz ettiğine ilişkindir. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilmediğine, ele geçirdiği iddia edilen maddenin de uyuşturucu madde olduğuna dair bilirkişi raporunun olmadığına, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazında sanığa usule uygun tebligat yapılmadığına, lehe kanun maddelerinin uygulanmadığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe A. Sanığın soruşturma aşamasındaki beyanının, ele geçirilen suç konusu madde ile ilgili ekspertiz raporunun ve olay tutanağının aslı veya onaylı fotokopisinin dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, bu belgelerin bulunduğu tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının verildiği İskenderun 1. Sulh Ceza Mahkemesi 28.12.2011 tarih, 2011/1063 Esas, 2011/1427 Karar sayılı dosyasının aslı veya onaylı örneğinin getirtilerek denetime imkan verecek şekilde bu dosya içersinde bulundurulması gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, B. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10/2. maddesinde, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, anılan Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” şeklindeki şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması, MERNİS adresinin olmadığının tespiti hâlinde ise bu duruma ilişkin kayıt dosya içerisine alındıktan sonra, kendisine daha önce kanunî usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun'un 35. maddesine göre tebligat yapılması gerektiği, İskenderun Denetimli Serbestlik Müdürlüğü çağrı yazısının sanığa doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre tebliğ edilmesi sebebiyle yapılan tebligatın usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; denetimli serbestlik tedbiri kararının infazının devamına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine hükmolunması, C. Kabule Göre ise; Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanunun 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251/1. maddesinde yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5/1-d maddesinde yer alan "01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 sayılı iptal kararı ile, "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "... basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5/1-d maddesinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda 5271 sayılı Kanun'nun 251/3. maddesine göre; "mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesinde yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun, "Basit Yargılama Usulü" yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, D. Sanık hakkında İskenderun 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.11.2013 tarih ve 2012/771 Esas, 2013/383 Ek Karar sayılı kararında verilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/2 maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilerek sanığa 6.000,00 TL adli para cezasına hükmedildiği, sanığın temyizi üzerine Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 08.02.2017 tarihli bozma kararı verildiği, bozma kararı sonrası yapılan yargılamada sanık hakkında 10 ay hapis cezası verildiği, adli para cezasına hükmedilmediği, ancak 15.11.2013 tarihli kararda verilen 6.000,00 TL adli para cezasının sanık lehine kazanılmış hak olduğu anlaşılmakla bu durumun hüküm kurulurken gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İskenderun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2024 tarihli ve 2023/361 Esas, 2024/652 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde karar verildi. ...
Özgün Analiz
Olay Özeti: İskenderun 6. Asliye Ceza Mahkemesi, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanığı yeniden 10 ay hapisle cezalandırmıştır. Dosyada suç konusu maddeye ilişkin ekspertiz raporu ve olay tutanağının aslı bulunmadığı, denetimli serbestlik çağrısının usulsüz tebliğ edildiği ve önceki kararda verilen adli para cezasının kazanılmış hak olduğu gözetilmemiştir.
Hukuki İlke: Mahkûmiyet için ele geçen maddenin uyuşturucu olduğunu gösteren ekspertiz raporu ve olay tutanağının dosyada bulunması, denetimli serbestlik tebligatının iki aşamalı usule uygun yapılması, ayrıca lehe olan basit yargılama usulü indirimi ile önceki adli para cezasının kazanılmış hak olarak değerlendirilmesi zorunludur.
Uygulama Sonucu: Eksik araştırma, usulsüz tebligat, basit yargılama usulünün değerlendirilmemesi ve kazanılmış hakkın gözetilmemesi nedeniyle hüküm BOZULMUŞTUR.
Dava Strateji Notu: Uyuşturucu kullanma dosyalarında ekspertiz raporu ve olay tutanağının aslının dosyada bulunup bulunmadığını, ayrıca önceki yargılamalardaki lehe cezanın kazanılmış hak oluşturup oluşturmadığını mutlaka denetleyin; bu unsurların eksikliği çoklu bozma sebebi doğurur.