İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2006/689 K.2006/1173

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 599 ]

Esas2006/689Karar2006/1173Tarih23 Şubat 2006Okuma4 dk · 751 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2006/689 E., 2006/1173 K.·Kanıtlama Yükümlülüğü Miras Yoluyla İntikal Tapu İptali Ve Tescil Davası

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Şubat 2006
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

751 kelime·4 dk okuma

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 599 ]

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 6 ]

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 389 ]

"İçtihat Metni"

Eyüp ve müşterekleri ile Ahmet ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Akdağmadeni Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 31.05.2005 gün ve 265/236 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Ömer tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacılar vekili, miras yoluyla intikal nedeniyle 165 ada 48, 160 ada 15, 135 ada 16, 117 ada 3 ve 115 ada 30 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptaliyle veraset ilamında belirtilen oranlar dahilinde vekil edenleri ile davalılar adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalılardan Ömer ve Mehmet, dava konusu taşınmazların kendilerine babalarından intikal ettiğini, murislerinin yaptıkları taksim nedeniyle davacıların taşınmazlarda haklarının olmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlar, diğer davalılar ise davaya cevap vermemişlerdir.

Mahkemece, kök miras bırakandan murisden kalan taşınmazların taksimine dair herhangi bir delil ibraz edilmediği, tanıklarında kesin olarak taksimin yapıldığını bilmedikleri gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile veraset ilâmındaki hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan Ömer tarafından temyiz edilmiştir.

Getirtilen tapu kayıtlarına göre dava konusu 109 ada 69 parsel davalılardan Mehmet adına kayıtlıdır. İncelemenin diğer parseller yönünden yapılması gerekir.

Dava konusu diğer taşınmazların ise kök miras bırakan Mehmet'in oğlu Ahmet mirasçıları adına tespit ve tescil edildiği, davalı olarak gösterilen Mehmet kızı Hatice mirasçılarının tapu kayıtlarında malik olarak yer almadıkları görülmüştür.

Mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Davacılar vekili taşınmazların ortak miras bırakan Mehmet'ten geldiğini murisin ölümünden sonra terekesinin taksim edilmediğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptalini ve veraset ilâmındaki paylar dahilinde vekil edenleriyle davalılar adına tapuya tescilini istemiş, davaya cevap veren bir kısım davalılar ise taşınmazların taksimen babalarına isabet ettiğini, ondan da kendilerine intikal ettiğini bildirerek davanın reddini savunmuşlardır. Elbirliği mülkiyetinde, mirasçılar arasında görülen davalarda, miras payının iptaline ilişkin dava açmaları mümkün olmasına rağmen, mirasçılardan birinin dava ve isteği olmayan diğer mirasçılar adına tapuya tescil istemesi olanaklı değildir.

Temyiz incelemesine konu taşınmazların tarafların 1912 tarihinde ölen kök miras bırakanı Mehmet'ten kaldığı uyuşmazlık konusu olmadığı gibi, bu yön mahkemenin de kabulündedir. Uyuşmazlık, Mehmet terekesinin geçerli bir biçimde taksim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. TMK.nun 599. maddesine göre kural terekenin doğrudan mirasçılara intikal etmesi olduğuna göre aynı Yasanın 6. maddesi uyarınca taksimin varlığını kanıtlama yükümlülüğü davalılara düşmektedir.

Dinlenen davacı tanıklarından Ahmet yaşı itibariyle kök murise ait bilgisinin olmadığını, taşınmazların davalılara babaları Mikail'den kaldığını, diğer davacı tanığı Nuri'de taşınmazların davacıların dedeleri Mehmet'ten kaldığını, taksim hususunda bilgisinin olmadığını, ancak 117 ada 3 ve 165 ada 48 parselleri davacıların kullandığını söylemiştir.

Süreklilik kazanan yargısal uygulamalara göre geçerli bir taksimin varlığından söz edilebilmesi için taksimin hangi tarihte yapıldığının, taksime mirasçıların tümünün yada temsilcilerinin katılıp katılmadıklarının, her bir mirascıya hangi mevkinden taşınmaz mal verildiğinin, taşınmaz mal verilmeyen mirasçının ne şekilde razı edildiğinin kanıtlanması gerekir.

Dinlenen davacı tanıklarının yaşları itibarı ile taksim konusunda bilgiye sahip bulunmaları mümkün olmadığı gibi davalı Ömer tarafından dosyaya sunulan 01.10.2004 tarihli dilekçede davacılar adına tescil edildiği bildirilen taşınmazlara ait kadastro tutanakları ve tapu kayıtları getirtildiği halde keşifte tanıklardan sorulmak suretiyle davalı iddiasının doğruluğu da araştırılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm verilemez.

O halde davada kanıtlama yükümlülüğünün davalı tarafa düştüğü göz önünde tutularak taksim konusu ile ilgili olarak davalıdan yaşlı tanık göstermesi istenmeli, önceden dinlenen tanıklarla gösterilecek tanıklar ve mahalli bilirkişi hazır edilmek suretiyle yerinde yeniden keşif yapılarak Mehmet'in ölümünden sonra terekesinin mirasçıları arasında taksim edilip edilmediği, edilmişse tarihi, tüm mirasçıların yada temsilcilerinin taksime katılıp katılmadıkları, her bir mirasçıya hangi yerlerin verildiği, taşınmaz verilmeyen mirasçının ne şekilde razı edildiği,

davalıların zilyetliklerine davacıların sessiz kalma nedenleri somut olaylara dayalı olarak bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı sorulmalı , bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, davalı tarafından bildirilen taşınmazlara ait tutanaklarla mirasçılara verilen başka taşınmazların bildirilmesi halinde onlarında tutanakları getirtilerek, mahalli bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu denetlenmeli, bunun yanısıra uzun süre kullanımın mirasçılar arasında rizai taksimin varlığına karine teşkil edip etmediği hususu değerlendirilmelidir.

Mahkemenin kabul şekline göre de HUMK.nun 389. maddesi hükmüne göre "verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve hakların şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılması" gerektiğine göre infazda güçlük doğuracak şekilde taşınmazların davacıların mı, yoksa tüm mirasçıların mı hisseleri oranında tapuya tesciline karar verildiğinin hüküm fıkrasından anlaşılamaması nedeniyle mahkemece yazılı olduğu şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalılardan Ömer'in temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 232,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 23.02.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2006/689, K. 2006/1173, 23 Şubat 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/689
Karar No
2006/1173
Tarih
23 Şubat 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2006/690 K.2006/1414
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2006/690 K.2006/1159
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2006/690 K.2006/3845
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2006/691 K.2006/815
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2006/691 K.2006/1415
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2006/691 K.2006/3844

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.