İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2008/163 K.2008/1144

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 713 ]

Esas2008/163Karar2008/1144Tarih3 Mart 2008Okuma4 dk · 803 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2008/163 E., 2008/1144 K.·İmar Uygulaması Olağanüstü Zamanaşımı Zilyetliği

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Mart 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

803 kelime·4 dk okuma

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 713 ]

"İçtihat Metni"

Mehmet ile Aysel ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair (Çubuk Asliye Hukuk Hakimliği)'nden verilen 03.10.2007 gün ve 150/403 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekilleri tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı vekili, 1958 parsel iken imar sonunda 468 ada 2, 3 ve 4 parsel numarası alan taşınmazların vekil edeninin annesi Hanım ile başlayan zilyetliğin vekil edenine devirle dava tarihine kadar devam ettiğini, kayıt maliki Durali'nin 1958'de öldüğünü, TMK'nın 713. maddesi gereğince tapunun hukuki değerini yitirdiğini açıklayarak davalılara ait tapu kayıtlarının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar vekili, taşınmazların vekil edenlerinin zilyetliğinde olduğunu, davacı ve annesi Hanım'ın akraba olmaları sebebiyle kullanmalarına izin verdiklerini ve icar almadıklarını, icar yerine Hanım'ın tarlalarından yer kullandıklarını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, imar uygulaması sonunda 468 ada 4 parselin dava dışı üçüncü kişi adına kayıtlı olması sebebiyle husumetten, 468 ada 2 ve 3 parsellerin ise imar uygulamasının yapıldığı 2002 yılında zilyetliğin kesildiği, davacının iddiasının sübut bulmadığı gerekçesi ile esastan reddine karar verilmesi üzerine hüküm 468 ada 2 ve 3 parseller yönünden davacı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Tapulama çalışmalarında 1958 parsel, belgesizden zilyetlik sebebiyle 1/12 payı Veli oğlu Durali, 10/12 payı Hasan kızı Hanım ve 1112 payı Satılmış oğlu Hasan adlarına tespit edilmiş, tutanak 24.01.1952 tarihinde kesinleşmiştir. Tapudaki satışlar sonunda Durali'nin payı dışındaki 11/12 pay davacı Mehmet adına kaydedilmiş ve 29.11.2002 tarihinde imar uygulaması sonunda 465, 467, 468 ve 469 adalarda birçok parsellere ifraz görmüştür. Bunlardan dava konusu edilen 468 ada 2 ve 3 parseller Veli oğlu Durali adına iken 03.12.2004 tarihinde tapuda davalılar adlarına intikal ettirilmiştir. 468 ada 4 parsel ise davacı Mehmet adına iken 04.04.2005 tarihinde dava dışı Melih'e satılmıştır.

Dava, TMK'nın 713/2. maddesinde yazılı ölüm sebebine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı vekili, bu yeri vekil edeninin annesi Hanım'dan devraldığını ve dava tarihine kadar 20 yılı aşkın vekil edeninin zilyetliğinde olduğunu açıklayarak TMK'nın 713/2. maddesi uyannca iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Tutanaklardaki açıklamalar ve dinlenen tanık beyanlarına göre taşınmazlar tarafların ortak miras bırakanları Hasan'dan intikal etmiştir.

Kural olarak mirasçılar arasında kazandırıcı zamanaşımı hükümleri uygulanmaz. Mirasçılardan birinin taşınmaz üzerindeki zilyetliği tüm mirasçılar adına sürdürdüğü kabul edilir. Ancak paylı mülkiyette durum farklıdır. Paylı mülkiyette paydaşlar birbirlerine karşı üçüncü kişi durumundadırlar. Tek kişi mülkiyetinde olduğu gibi paylı mülkiyette, koşullan oluştuğu takdirde bir payın olağanüstü zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile kazanılması mümkündür.

Paydaşlar arasında kazanma yasağı bulunmamaktadır. Olayımızda kadastro tespitinden önce mirasçılar arasında taksim yapıldığından söz edilerek paylı olarak tespit ve tescil yapılmıştır. Paylı mülkiyet şeklinde tasarruf ve kazanılan bir yer bakımından mirasçılar artık birbirlerine karşı üçüncü kişi durumunu aldıklarına göre TMK'nın 713/2. maddesinde yazılı koşulların gerçekleşmesi halinde davacının diğer mirasçılara ait payları kazanma imkanı bulunmaktadır.

Diğer yandan, kayıt malikinin mirasçılarından devralındığı tarihten, intikal tarihlerine kadar dava konusu taşınmazların davacı tarafından 20 yıldan fazla süre ile tasarruf edilmiş olduğu ispatlandığı takdirde dava konusu taşınmazlara ait tapu kayıtlarının TMK'nın 713/2. maddesi hükmü uyarınca hukuki değerini yitirmesi imkanı vardır.

İşlemeye başlayan zilyetliğin devamı sırasında imar mevzuatı uyarınca yapılan çalışmaların kazanmayı sağlayan zilyetliğe bir etkisi de bulunmamaktadır. İmar uygulaması dava konusu taşınmazların ada ve parsel numaraları ile krokilerinde değişiklikler meydana getirmekte olup, bu durum hükmün infazında önem arzetmektedir. Dairemizin uygulamalarına göre imar mevzuatı uyarınca yapılan çalışmalar, işleyen kazanmayı sağlayan süreyi kesen veya sonlandıran bir sebep değildir.

Bu nedenle mahkemenin yazılı red gerekçesi yerinde bulunmamaktadır.

Ancak, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının beyanları arasında çelişkiler bulunmaktadır.

Yerel bilirkişi, taşınmazları Hanım ve oğlu davacı Mehmet'in kiraya vererek kullandığını, Durali mirasçılarının ekip biçtikleri başka tarlaları olduğunu, bir kısım taraf tanıklan, taşınmazların Mustafa'ya ait iken hacca giderken oğlu davacı Mehmet'e satıp devrettiğini, Durali mirasçılarına bu taşınmazlardaki pay karşılığı başka yerden tarla verildiğini, bir kısım tanıklar, davacı Mehmet'in zilyet olduğunu ancak Durali payı sebebiyle eşi Satıa'ya ölümüne dek icar ödediğini, bir kısım tanıklar ise, davacı Mehmet'in babasından satın aldığını ve kiraya vererek tasarruf ettiğini,

babası Mustafa'nın ise Duraii mirasçılarından Satılmış'ın düğünü sırasında para ile satın aldığını, Durali mirasçılarının hak iddia etmediklerini ve davacının icar da ödemediğini ifade etmişlerdir. Görüldüğü gibi beyanlar arasında birçok farklılıklar bulunmakta olup, kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği konusu tam aydınlanmış değildir.

Bu nedenle, mahkemece evvelce dinlenen yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının usulüne uygun şekilde hazır ettirilerek taşınmaz başında yeniden dinlenmeleri, taşınmazlardaki malik sıfatı ile zilyetliğin kimde olduğu, başlangıcı, sebebi, süresi ve bu kullanım nedeniyle herhangi birine para veya mahsul verilip verilmediği hususlarında ayrıntılı ifadelerine başvurulması, ifadeler arasındaki çelişkilerin usulüne uygun şekilde giderilmeye çalışılması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekillerinin temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile eksik incelemeye dayalı hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA) ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 03.03.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2008/163, K. 2008/1144, 3 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/163
Karar No
2008/1144
Tarih
3 Mart 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/165 K.2008/4441
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2008/166 K.2008/1590
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/166 K.2008/4743
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/167 K.2008/3950
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/167 K.2008/2798
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/168 K.2008/4462

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.