KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2009/5245 E., 2010/122 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2010
- Mahkemesi
- ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
701 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
F.. T.. ile Y.. A.. ve Hazine aralarındaki elatmanın önlenmesi ve zilyetliğin tespiti davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ...2. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 20.03.2007 gün ve 150/169 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19.01.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı Y.. A.. vekili Avukat ... ve karşı taraftan Hazine vekili Avukat ...geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Dava TMK. nun 683. maddesine dayalı elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, davalı Hazine hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine, davalıya yönelik davanın kabulü ile muarazanın önlenmesine karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller tüm dosya kapsamından; mahkemece, davalı Hazine hakkındaki davanın husumet yönünden reddiyle davalı Y.. A..’a yönelik elatmanın önlenmesi davasının kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik yoktur. Daire çoğunluğunun yerel mahkeme kararının bu yönlere ilişkin bölümünün onanmasına yönelik görüşlerine katılıyorum.
Ancak, davacı taraf dava dilekçesinde davalı adına bir emlak vergi kaydı açılmış ise bunun tespiti ve vergi kaydının iptali ile davalının bu yerde herhangi bir zilyetlik ve mülkiyet hakkı olmadığının tespitine ilişkin talebine gelince; mahkemece, davacının bu istekleri hakkında hüküm bölümünde herhangi bir karar verilmemesinde usul ve yasaya aykırı bir yön yoktur. Şöyle ki; davacının davalı adına emlak vergi kaydı var ise bu kaydın iptaline yönelik talebi adli yargıyı ilgilendirmemektedir. Bir başka anlatımla idari yargıda açılacak davanın
konusudur. Genel hükümlere göre görülmekte olan adli yargıdaki bu davada böyle bir istem hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi noksanlık değildir. Aksine olumlu karar verildiğinde bozma sebebidir. Tüm bu açıklamalarımla Dairenin sayın çoğunluğunun bu yöne ilişkin bozma gerekçelerine katılmam mümkün olmamıştır. Mahalli mahkeme kararının tümüyle onanması gerektiği kanaatindeyim. Bu nedenlerle çoğunluğun bozma gerekçelerine katılamıyorum. 19.01.2010
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2009/5245, K. 2010/122, 19 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama