İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2009/5649 K.2010/476

M.. K.. ile Hazine, S.. B.., dahili davalı U.. K.. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... 2. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 09.10.2008 gün ve 15/582 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı, davalı Hazine…

Esas2009/5649Karar2010/476Tarih4 Şubat 2010Okuma6 dk · 1.107 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2009/5649 E., 2010/476 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Şubat 2010
Mahkemesi
...2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.107 kelime·6 dk okuma

M.. K.. ile Hazine, S.. B.., dahili davalı U.. K.. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... 2. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 09.10.2008 gün ve 15/582 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı, davalı Hazine vekili ve davalı S.. B.. vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan 11036 m2 taşınmaz bölümünün adına tescilini, bilahare yargılama safhasında imar uygulaması yapılması nedeniyle davacı vekili 2.3.1999 tarihli ıslah dilekçesiyle Hazine adına kayıt oluşturulan 256 ada 2, 257 ada 1 ve 258 ada 1 parsellere ilişkin tapu kayıtlarının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine vekili, uyuşmazlık konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, davalı S.. B.. vekili, zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.

Dahili davalı U.. K.. ve müşterekleri, dava konusu taşınmaz bölümünün 237 parselin imar uygulamasına girmesi ile adlarına tescil edildiğini, davanın imar uygulaması üzerine Hazine adına tescil edilen parseller yönünden devamı gerekirken, davanın kendilerine de yöneltildiğini bildirerek imar uygulaması ile adlarına tapuya kayıtlı parseller yönünden davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.

Mahkemece, imar-ihya ve zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu, ancak dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde yapılan imar uygulaması üzerine dahili davalılar adına kayıtlı imar parselleri oluştuğundan mülkiyetin tespitine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişinin 6.10.2008 tarihli rapor ve krokisinde gösterilen 577 ada 1, 2, 6;

576 ada 5, 6, 7, 8, 13, 16, 17, 18 ve 270 ada 1 parsellerin tamamı, 577 ada 3 parselin A harfi ile gösterilen 388,69 m2 kısmı, 577 ada 4 parselin A harfi ile gösterilen 15,80 m2 ve C harfi ile gösterilen 149,40 m2 kısmı, 577 ada 5 parselin A harfi ile gösterilen 682,70 m2 kısmı, 575 ada 1 parselin A harfi ile gösterilen 116,82 m2 kısmı, 576 ada 9 parselin A harfi ile gösterilen 177,65 m2 kısmı, 576 ada 10 parselin B harfi ile gösterilen 42,46 m2 kısmı, 576 ada 11 parselin A harfi ile gösterilen 223,60 m2 kısmı, 576

ada 12 parselin A harfi ile gösterilen 212,80 m2 kısmı, 576 ada 14 parselin B harfi ile gösterilen 557,36 m2 kısmı, 576 ada 15 parselin B harfi ile gösterilen 531,06 m2 kısmı üzerinde davacının mülkiyetinin tespitine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı, davalı Hazine vekili ve davalı S.. B.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davanın imar uygulamasının iptal edilmediği gerekçesiyle reddine ilişkin ilk hüküm davacının temyizi üzerine Dairemizin 30.3.2006 tarih, 2006/1121 Esas ve 2006/2068 Karar sayılı ilamı ile özet olarak “........

Davanın tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin bulunduğu, kural olarak mülkiyetin aktarılmasına ilişkin bu tür davaların genel mahkemelerde görülmesi gerektiği, mülkiyete ilişkin uyuşmazlığın imar uygulaması iptal ettirilmeden de görülebileceği.....” gerekçesiyle bozma sevk edilmişti. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ve yazılı hüküm kurulmuştur.

Dava dilekçesindeki açıklamalara ve mahallinde yapılan keşif sonrası ibraz edilen teknik bilirkişi raporlarına göre uyuşmazlık 1965 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan taşınmaz bölümüne ilişkindir. Dava 13.8.1992 tarihinde açılmış, S..

B..nca 3194 sayılı İmar Kanununun 18.maddesine göre yapılan ve 5.11.1992 tarihinde kesinleşen imar uygulaması sonucu niza konusu taşınmaz bölümünde 270 ada 1, 577 ada 1 ila 6, 575 ada 1, 576 ada 5 ila 18 parseller imar yolu ile oluşmuştur. Söz konusu parseller dava dışı 237 kadastro parselinin imar uygulamasına girmesi ile davacı adına tescil edilmiş olup, bilahare davacı tarafından hibe edilmek suretiyle dahili davalılar U..

K.. ve müştereklerine ayrı ayrı devredilmiş, 576 ada 8 parsel ise 14.3.2005 tarihinde satış suretiyle dava dışı-taraf durumunu almayan Mehmet Galip Batu’ya aktarılmıştır.

Davacı yan 10.9.1997 tarihli dilekçe ile dava konusu edilen teknik bilirkişinin dosya içinde mevcut 15.11.1994 tarihli rapor ve krokisinde gösterilen 12400 m2 taşınmaz bölümünün imar uygulamasında hangi imar parsellerine revizyon gördüğünün tespiti ile Hazine adına tescil edilen parseller üzerinden belirlenen düzenleme ortaklık payının düşülmesi ile kalacak miktar üzerinden yargılamaya devam edilmesini istemiştir.

Dava konusu taşınmaz bölümünün Kadastro Müdürlüğünün 16.4.1998 ve S.. B..nın 4.8.1998 tarihli yazılarına göre “... imar uygulamasına tabi tutulan alan içindeki Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan dava konusu 12.400 m2 taşınmaz bölümü de dahil olmak üzere tüm tespit harici taşınmazların yüzölçümlerinin toplanarak dağıtım cetvellerinin tanzim olunduğu, buna göre Hazine adına tescil edilen taşınmazların ekli cetvelde gösterildikleri .....” belirtilmiştir.

Ekli tahsis cetvelinden tespit dışı bırakılan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan imar uygulaması yapılan bölgede yer alan dava konusu taşınmaz bölümünün de dahil olduğu toplam 345.686 m2 taşınmazın uygulamaya tabi tutulduğu ve 256 ada 2, 257 ada 1, 258 ada 1, 258 ada 2..... ve pek çok parselin müstakilen veya paylı mülkiyet şeklinde Hazine adına tescil edildiği anlaşılmıştır.

Davacı yan yargılama safhasında dava konusu taşınmaz bölümünün imar uygulamasına tabi tutulması nedeniyle Hazine adına oluşan parsellerden 256 ada 2, 257 ada 1 ve 258 ada 1 parseller bakımından davaya devam etmek istediklerini açıklamış, bilahare 29.4.1999 tarihli dilekçe ile 258 ada 1 parselden paylı mülkiyet şeklinde iptal ve tescile karar verilmesini istemiş,

bu parselin de imar uygulamasında mesire yeri olarak ayrıldığının bildirilmesi üzerine bu kez 6.6.2003 tarihli dilekçe ile Hazine adına kayıtlı 7676 m2 yüzölçüme sahip 257 ada 1 parsel bakımından iptal ve tescil kararı verilmesi halinde fazlaya ilişkin talepleri olmadığını bildirmiştir.

Açıklandığı üzere dava önce kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan taşınmaza yönelik açılmış, bilahare uygulama sahasındaki tespit dışı bırakılan taşınmazların toplam miktarı üzerinden imar uygulamasına tabi tutulması ile Hazine adına tescil edilen 257 ada 1 parsel bakımından iptal ve tescile karar verilmesi istenmiştir.

Ne var ki, mahkemece zeminde davaya konu olan taşınmaz bölümü üzerinde imar uygulaması ile oluşan şahıs parselleri yönünden bir kısım malik davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmiş, diğer bir anlatımla dava konusu yapılmayan-dava dışı parsellerin imar uygulamasına tabi tutulması üzerine oluşan parseller hakkında hüküm kurulmuştur. Mahkemece uyuşmazlığın dava ile sınırlı olarak çözüme kavuşturulması zorunludur.

Uyuşmazlık davacı yanın en son 6.6.2003 tarihli dilekçesine göre 257 ada 1 parsel hakkındadır. İstek dışına çıkılarak hüküm fıkrasında yazılı parseller bakımından hüküm kurulmuş olması HUMK.nun 73, 74 ve 75.maddelerine aykırıdır.

Bundan başka dosya içeriğine göre de; iptal ve tesciline karar verilen 576 ada 8 parselin kayıt maliki Mehmet Galip Batu davada taraf sıfatını almadığı gibi 575 ada 1 parselin tapu kaydında malik olarak bildirilen 124 parsel maliklerinin de kimler olduğu belirlenmemiştir.

Tüm bu açıklamalar karşısında uyuşmazlık konusu parsel yönünden iddia ve savunma çerçevesinde taraf delillerinin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dava konusu edilmeyen yukarıda yazılı parseller yönünden hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

Davacı, davalı S.. B.. vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasa hükümlerine aykırı bulunan hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve 15,60 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya ve 59,50 TL peşin harcın da istek halinde temyiz eden S.. B..na iadesine 04.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2009/5649, K. 2010/476, 4 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/5649
Karar No
2010/476
Tarih
4 Şubat 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2009/5650 K.2010/462
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/5651 K.2010/429
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2009/5651 K.2010/460
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/5651 K.2010/1433
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2009/5656 K.2010/2115
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2009/5657 K.2010/559

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.