İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2009/5738 K.2010/1450

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 713 ]

Esas2009/5738Karar2010/1450Tarih30 Mart 2010Okuma5 dk · 961 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2009/5738 E., 2010/1450 K.·Hazine'nin Son Mirasçılığı Malikin Tapu Kütüğünden Anlaşılamaması Olağanüstü Zamanaşımı Zilyetliği Zilyetlikle Kazanma

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Mart 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

961 kelime·5 dk okuma

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 713 ]

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 501 ]

"İçtihat Metni"

Şerife ve müşterekleri ile Hazine ve N... Belediye Başkanlığı, müdahil Nevin ve müşterekleri, dahili davalılar Nezihe ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair (Niksar Asliye Hukuk Hakimliği) nden verilen 18.04.2007 gün ve 54/102 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 103 ada 8 sayılı parselin 50 yıla yakın bir zamandan beri vekil edenlerinin miras bırakanı Zeki'nin zilyetliğinde olduğunu, ölümü ile geriye kalan mirasçıları davacılar tarafından aralıksız, çekişmesiz ve malik sıfatı ile zilyet olduklarını, tapuda kayıt maliki görünen Rahmi ile Ömer ve Ahmet'in soyadlarının bilinmediğini, TMK'nın 639/2. fıkrasındaki koşulların olayda gerçekleştiğini açıklayarak kayıt malikleri adına bulunan tapu kaydının iptali ile muris Zeki'nin veraset belgesindeki payları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine ve Belediye Başkanlığı vekilleri, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.

Davalı ve dahili davalı gerçek şahıslar, davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece, davacıların davasının reddine, davalı Hazine'nin tescil isteğinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, davaya konu 103 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 539 hissesine sahip Ahmet adına olan tapu kaydının iptali ile 539 hissenin son mirasçı olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, diğer hisseler yönünden Hazine'nin tescil isteğinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, TMK'nın 713/2. fıkrasında yazılı üç hukuki sebepten biri olan "...maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan..." hukuki sebebine dayalı olarak ve tapu kütüğünün bu nedenle hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.

Uyuşmazlık konusu 103 ada 8 sayılı parsel, yapılan kadastro çalışmaları sırasında Rahmi, Ömer ve Ahmet adlarına sırasıyla 9002/10080, 539/10080 ve 539/10080 paylar ile tespit edilmiş ve kadastro tutanaklarının kesinleşmesiyle 22.02.1978 tarihinde tapu kaydı oluşmuştur. Halen tapu adı geçenler adına kayıtlı bulunmaktadır.

Kadastro beyannamesi üzerinde yapılan incelemede 103 ada 8 sayılı parsel Eylül 1926, 3 ve 4 sıra nolu tapu kayıtlarına dayalı olarak 02.12.1975 tarihinde tespiti yapılmıştır. Edinme sebebi tapu kaydında açıklandığı gibidir. Mahkemenin de gerekçesinde vurguladığı gibi, yapılan zabıta araştırması sonucu mirasçıları belirlenmiş, mirasçılara ait nüfus kayıtları getirtilip dosya arasına konulmuştur. Sadece kayıt maliklerinden Ahmet'in mirasçılarının olmadığı saptanmıştır.

Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar da olayı doğrulamışlardır.

Açıklanan olgular ile dosya arasında bulunan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, 8 nolu parsele revizyon gören tapu kaydında kayıt maliklerinin isimlerinin yazılı bulunduğu kadastro beyannamesinin edinme kısmı ile saptandığı, mirasçılara ait nüfus kayıtlarının dosya arasında bulunduğu, yerel bilirkişi ve tanıkların da kayıt maliklerinin varlığını ve yaşadıklarını doğruladıkları anlaşıldığına göre TMK'nın 713/2. fıkrasında ifadesini bulan "maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan" kimseler olarak nitelendirilmesine olanak bulunmamaktadır.

Görüldüğü gibi kayıt maliklerinin bilinen, tanınan ve süreç içinde yaşayan insanlar olduğu tapu ve nüfus kayıtlarıyla belirlenmiş bulunmaktadır. O nedenle maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan kişiler olarak nitelendirilemez.

Malikin tapu kütüğünden kim olduğu anlaşılamayan ibaresi ile bir kişinin tapu kütüğüne hayali olarak yazılmış olması, hiç yaşamamış ve kaydının herhangi bir yerde bulunmamış olması ya da mal sahibinin kim olduğunun bilinmesine yarayacak gerekli bilginin tapu kütüğünden çıkarılmasının imkansız olması gerekmektedir. Somut olayda böyle bir olgu söz konusu değildir. Mahkemece de bu husus kararında detaylı olarak açıklanmıştır.

Bu nedenlerle davacılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.

Her ne kadar mahkeme, gerekçeli kararında davacılar ve murislerinin toplam zilyetlik sürelerinin 20 yılı doldurmadığı açıklamasına yer vermiş ise de, davacı tarafın dayandığı hukuki sebep gözetildiğinde ve hükmün kesinleşmesi halinde davacı taraf aleyhine olumsuz bir hukuki sonuç doğuracağı açıktır. Bu kısmın fazladan gerekçeye ilave edildiğinin ve gözetilmemesi gereken bir husus olduğunun kabulü gerekir. Kayıt malikleri bilinen ve tanınan kişiler olduğuna göre, artık kazanmayı sağlayan 20 yıllık sürenin tartışılmasına ve değerlendirmesine gerek yoktur.

Saptanan bu somut ve hukuki olgular karşısında davacı tarafın dayandığı hukuki sebep de gözetildiğinde davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunmadığından reddi ile kayıt malikleri Rahmi ve Ömer'in paylarına yönelik hükmün redde ilişkin bölümünün ONANMASINA,

Davacılar vekilinin Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilen kayıt maliki Ahmet'in payına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava TMK'nın 713/2. fıkrası gereğince açılmış bir tapu iptali ve tescil davasıdır. Bu tür davalarda kural olarak dava; kayıt malikine, kayıt maliki ölmüş ise mirasçılara karşı açılır. Kayıt maliki mirasçı bırakmış ise, Hazine'nin bu tür davalarda yer alma olanağı bulunmamaktadır.

Ancak, bu ilkenin istisnası TMK'nın 501. maddesinde yer almaktadır. Kayıt maliki mirasçı bırakmamış ise, Hazine'nin son mirasçı sıfatıyla davada yer alması mümkündür. Uygulama da bu yöndedir. Somut olayda; kayıt maliki Ahmet, her ne kadar mirasçı bırakmadan ölmüş ise de, Hazine tarafından yöntemine uygun bir biçimde Ahmet'in payı bakımından açılmış bir dava ve istek söz konusu değildir.

Anlaşıldığı kadarıyla mahkemece, TMK'nın 713/1-6. fıkrasından hareketle Hazine adına iptal ve tescile karar verilmiştir. TMK'nın 713/1. fıkrası çerçevesinde açılan bir tescil davası söz konusu olmadığından aynı maddenin 6. fıkrası gereğince katılma yoluyla Hazine'nin veya kamu tüzel kişileri ile üçüncü şahısların istekte bulunması mümkün görülmemektedir. Bu katılım sadece TMK'nın 713/1. fıkrası çerçevesinde açılan davalar için söz konusudur.

4721 sayılı TMK'nın 713/2. fıkrası gereğince Hazine katılma yoluyla tescil isteğinde bulunamaz. Ancak, yöntemine uygun bir biçimde açacağı bağımsız bir dava ile mirasçı bırakmadan ölen kayıt maliklerinin payları yönünden iptal ve tescil isteğinde bulunabilir.

O halde, Hazine tarafından açılan yöntemine uygun bir dava ve istek olmadığından Ahmet'in payı bakımından iptal ve tescile karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Davacı tarafın durumu ve TMK'nın 713/2. fıkrasındaki hukuki sebepler gözönünde tutulduğunda davacılar vekilinin hükmün bu kısmını temyiz etmesinde hukuki yararı bulunmaktadır. Bu nedenle, buna yönelik temyiz isteğinin kabulü uygun görülmüştür.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacılar vekilinin Ahmet'in payına yönelik temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle ve sadece Ahmet'in payıyla sınırlı olmak üzere HUMK'nın 428. maddesi uyarınca (BOZULMASINA) ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine 30.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2009/5738, K. 2010/1450, 30 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/5738
Karar No
2010/1450
Tarih
30 Mart 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/5739 K.2010/1446
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/5739 K.2010/4296
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2009/5739 K.2010/1223
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/5741 K.2010/1447
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/5741 K.2010/4298
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/5742 K.2010/1448

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.