KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2009/6638 E., 2010/1473 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu İptali ve Tescil
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Hamit ... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Çal Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 10.07.2007 gün ve 735/371 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Davacı, miras ve eklemeli zilyetlik hukuksal nedenine dayanarak dava konusu 112 ada 151 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş; mahkemece, teknik bilirkişinin krokisinde A harfi ile gösterilen 6.036,40 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün ana parselden ifrazıyla iptaline ve davacı adına tesciline karar verilmiş, Hazine temsilcisinin temyizi üzerine yerel mahkeme hükmünün dairemiz çoğunluğu tarafından yukarıda belirtilen gerekçelerle bozulmasına karar verilmiştir.
Davacı ... ..., dava dilekçesinde, dava konusu yaptığı taşınmaz bölümünün babasından (...) intikal ettiğini bildirmiş, ilerleyen aşamalarda başka açıklama yapılmaksızın dava dilekçesini tekrar etmiştir. Dosya arasında bulunan nüfus kaydına göre ..., 25.05.1987 tarihinde ölmüş, davacıyı ve dava dışı kişileri mirasçı olarak bırakmıştır. HUMK.nun 75/2. maddesine göre; hakim müphem ve mütenakız gördüğü iddia veya sebepler hakkında izahat isteyebilir.
Somut olayda; davacı, taşınmazın miras bırakanından intikal ettiğini ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, intikal şekli hakkında bir açıklama yapmamıştır. Mahkemece bu husus davacıdan sorulmamıştır. Az yukarıda belirtilen usul hükmü gereği, belirsiz olan bu hususun açıklatılması gerekmektedir.
Başka anlatımla, intikalin ne şekilde gerçekleştiği, miras yoluyla intikal ettiyse mirasçılar arasında paylaşımın yapılıp yapılmadığı davacı, yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak mülkiyetin niteliğinin açıklığa kavuşturulması gerekir.
Dava konusu taşınmazın elbirliği mülkiyeti niteliğinde olduğunun anlaşılması durumunda yukarıdaki gibi bozulmasına, aksi durumda ise iddia ve savunma çerçevesinde taraf delilleri toplanarak uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken bu yön araştırılıp belirlenmeden, taşınmazın elbirliği mülkiyetinde olduğu varsayılarak yazılı şekilde bozulmasına karar verilmesi doğru değildir.
Açıklanan bu nedenlerle, bozmaya katılmakla birlikte gerekçe yönünden Dairemizin sayın çoğunluğunun görüşüne katılmamaktayım. 01.04.2010
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2009/6638, K. 2010/1473, 1 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama