İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/156 K.2010/3055

... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Kangal Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 04.03.2009 gün ve 217/61 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya…

Esas2010/156Karar2010/3055Tarih7 Haziran 2010Okuma4 dk · 817 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2010/156 E., 2010/3055 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Haziran 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu İptali ve Tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

817 kelime·4 dk okuma

... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Kangal Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 04.03.2009 gün ve 217/61 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili, kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tesbit ve tescil edilen 140 ada 2 sayılı parselin 30-40 yıldan beri vekil edeninin zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu, toplam kullanım süresinin en az 70-80 yılı bulduğunu, muristen paylaşım sonucu vekil edenine kaldığını açıklayarak anılan parselin tapu kaydının iptaliyle vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, muristen intikal, paylaşım ve eklemeli zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1, 996 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de; mahkemenin bu gerekçesine katılmak mümkün değildir. Uyuşmazlık konusu taşınmaz 23.11.2006 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında tarla niteliği ile 40.552,90 m2 yüzölçümlü olarak Hazine adına tesbit ve tescil edilmiştir. Davacı, dava konusu taşınmazın babasından paylaşım sonucu kendisine düştüğünü belirterek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.

Mahkemece, yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar dava konusu taşınmazın davacının zilyet ve tasarrufunda olduğunu, taşınmazın Toprak Tevzi Komisyonunca Hazine adına tapuya bağlandığı 01.03.1965 tarihinden geriye doğru 20 yıllık kazanma süresinin davacı yararına gerçekleştiğini bildirmişlerdir. Toplanan bilgi ve belgeler ile keşif tutanağı kapsamı birlikte değerlendirildiğinde kural olarak kazanma koşulları ve süresinin davacı yararına oluştuğu saptanmıştır.

Ne var ki; dosyanın dairece eksik belgelerden dolayı geri çevrilmesi üzerine Tapu Sicil Müdürlüğünden gelen ve davacı tarafından belgesizden edinilen 141 ada 65, 134 ada 27, 137 ada 11, 141 ada 67 ve 141 ada 69 sayılı parsellerin kuru topraktan edinildiği ve toplam miktarlarının 93.668,83 m2 olduğu, aynı kadastro çalışma alanı içerisinde edinilen parseller olduğu belirlenmiştir.

Davacının aynı çalışma alanı içerisinde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi uyarınca edinebileceği taşınmaz miktarı kuru toprakta en fazla 100 dönüm olabilir. Sulu toprakta ise 40 dönümü geçemeyecektir. İptaline karar verilen taşınmaz miktarı ise 40.552,90 m2 olup daha önce edilen taşınmaz miktarı da ilave edildiğinde davacının belgesizden edindiği toplam taşınmaz miktarı kuru toprakta 134.221,73 m2 yükselmiş olacaktır.

Bu husus 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesine aykırılık oluşturmaktadır. Koşulları oluşmuş olsa bile davacının 140 ada 2 sayılı parselden alacağı miktar en fazla 6332.17 m2 olabilir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 21.maddesi gereğince davacıya seçimlik hakkı sorulup bu miktarın hangi taraftan kesileceği yapılacak keşifle belirlenip teknik bilirkişiye krokide işaretlettirilmesi gerekmektedir. Mahkemenin gerekçesi bu yönüyle doğru değildir.

Miktar sınırlaması gözardı edilmiştir.

Öte yandan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14/A maddesi gereğince 31.12.1981 tarihine veya daha önceki tarihlere ait ve 1319 sayılı Emlak Vergi Kanunu gereğince verilen emlak beyannameleri zilyetlik belgesi olarak kabul edilmiştir.

Taşınmaz Malları Sınırlama Tespit ve Kontrol İşleri Hakkındaki Yönetmeliğin 3/5 fıkrasında ise, “1981 yılı emlak vergisi beyan dönemine ait köylerde emlak vergisi ve beyan defterlerini, il ve ilçelerde ise, emlak vergisi beyannameleri örneği (fotokopisi) vergi dairelerinden (belediyelere devredilmişse belediyelerden) teslim alınır.

1981 yılı beyan döneminde beyanname verilmeyen taşınmaz malların da önceki beyan dönemlerine ait beyannameleri alınır veya tasdikli birer suretleri ilgililerden istenir, denilmiştir. Bu durum karşısında emlak beyannamelerinin zilyetlik belgesi olarak kabul edildiği konusunda duraksamamak gerekir. Ancak emlak beyannameleri sadece miktar ve mevkii içermekte olup hudut içermemektedir.

Bu haliyle keşifle uygulama olanağı bulunmamakta, ancak, mevkii ve miktar itibariyle denetleme olanağı bulunmaktadır. Bu bakımdan koşulları oluştuğu takdirde emlak beyannameleri sadece miktarı ile geçerli kabul edilmektedir. Davacı yargılamanın son aşamasında 6 parça araziye ait bilgileri içeren beyanname ibraz etmiş, mahkemece doğruluğu konusunda ilgili belediyeden durum sorulmamıştır.

Yönetmelikte de açıklandığı gibi davacıya ait emlak beyannameleri ilgili belediyeden getirtilerek dosya arasına konulması, sınırları mevcut olmasa bile en azından mevkii ve miktarı itibariyle hangi taşınmaza ait olduğu yapılacak keşifle belirlenmesi zorunluluğu vardır. Mahkemece bu konuda hiçbir işlem yapılmamıştır. Emlak beyannamesi için gösterilen gerekçe de bu bakımdan doğru değildir.

O halde mahkemece yapılacak iş; ibraz ettiği araziye ait bilgileri içeren formda yazılı beyannamenin hangisinin dava konusu taşınmaza ait olduğu HUMK.nun 213 ve 230. maddeleri gereğince davcıdan sorulması, bu belirlendikten sonra kabul ettiği araziye ait emlak beyannamesinin ilgili belediyeden istenilmesi, sonradan yapılacak keşifte teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla bu beyannamenin miktar ve mevkii itibariyle uyup uymadığının saptanması, uyduğu takdirde beyannamedeki miktarın esas alınması, öte yandan davacının aynı çalışma alanı içinde belgesizden edindiği 93.668,83 m2’nin verilecek miktarla birlikte gözönünde tutulması,

toplam miktarın 100 dönümü aşmamasının gözönünde tutulması, koşulların varlığı halinde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 21.maddesi gereğince seçimlik hakkının davacıdan sorulması, verilmesi gereken taşınmaz bölümünün teknik bilirkişinin krokisi üzerinde işaret ettirilmesinin sağlanması, bitişikte arazisi varsa tercih hakkının o yönde kullanılmasının gözetilmesi ondan sonra tüm deliler birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.

Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulüyle yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2010/156, K. 2010/3055, 7 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/156
Karar No
2010/3055
Tarih
7 Haziran 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/156 K.2010/19791
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/157 K.2010/11240
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/157 K.2010/18777
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/158 K.2010/19793
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2010/159 K.2010/4298
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/159 K.2010/7613

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.