Davacı ..., dava dilekçesinde ayrıntılı olarak gösterilen otomobil, eşya ve bankalarda bulunan mevduat hesapları ile hisse senetleri yönünden mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili, dava konusu istek hakkında kesin hüküm bulunduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu alacak hakkında 2001/193 E. 2005/395 K. sayılı hüküm ile karar verilerek kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı asıl tarafından temyiz edilmiştir.
... (Aydın) 2001/265 E. sayılı davada, ... adına kayıtlı 124 ada 18 parsel nolu taşınmazın edinilmesine katkısı nedeniyle katkı payı alacağı davası açmış 27.12.2001 gün 265/354 sayılı karar ile 2001/193 E. sayılı dava dosyasıyla birleştirilmiş, yargılama sonunda verilen 20.12.2005 gün 193/395 sayılı hüküm ile 35.00 TL katkı payı alacağının ...'dan tahsiline karar verilmiş, sözkonusu hüküm bölümü Yargıtay denetiminden geçerek 30.05.2007 tarihinde kesinleşmiştir.
Bu kez davacı ... eldeki dava dosyasında ayrıntıları dava dilekçesinde gösterilen mal varlıklarının edinilmesi nedeniyle katkı payı alacağı isteğinde bulunmuştur. Her iki davanın tarafları ve sebebi aynı ise de konusu farklıdır. Diğer yandan takas isteği hükümde tartışılıp değerlendirilerek hakkında olumlu-olumsuz karar da verilmediğinden HUMK.nun 237. maddesi anlamında kesin hüküm oluşturmaz.
Bu açıklamalar karşısında, mahkemece iddia ve savunma çerçevesinde taraf delilleri toplanıp tartışılıp, değerlendirilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Diğer yandan; davalı vekili 1 yıllık zamanaşımı itirazında bulunmuşsa da söz konusu mal varlıkları eşler arasında 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejimi geçerli iken 4721 sayılı TMK.nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden önce edinildiğinden BK'nun 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan bu itiraz da yerinde değilir. Açıklanan nedenlerle, davacının yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulunan mahkeme hükmünün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 14,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 25.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.