İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/1979 K.2010/3291

..., muteriz davacılar ... ve müşterekleri ile Hazine ve ... ve müşterekleri ... ve müşterekleri, ... aralarındaki tapu iptali tescil, elatmanın önlenmesi ve senet iptali davasının davacı ...'in açmış olduğu davanın kabulüne, muteriz davacıların…

Esas2010/1979Karar2010/3291Tarih15 Haziran 2010Okuma5 dk · 1.021 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2010/1979 E., 2010/3291 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Haziran 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu iptali,tescil ve elatmanın önlenmesi ve senet iptali
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.021 kelime·5 dk okuma

..., muteriz davacılar ... ve müşterekleri ile Hazine ve ... ve müşterekleri ... ve müşterekleri, ... aralarındaki tapu iptali tescil, elatmanın önlenmesi ve senet iptali davasının davacı ...'in açmış olduğu davanın kabulüne, muteriz davacıların davalarının reddine dair Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 07.05.2009 gün ve 586/134 sayılı hükmün temyize cevap süresi içinde davacı ... vekili tarafından duruşmalı inceleme isteğinde bulunulmuştur.

Hükmün Yargıtay'ca incelenmesi ayrıca davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalılar ... ve müşterekleri vekili taraflarından da istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.06.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.

Duruşma günü temyiz eden davalı ... ve müşterekleri vekili Avukat ..., davalı Hazine vekili Avukat ... ve davalı ... vekili Avukat ...ve karşı taraftan davacı ... vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı ... vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını açıkladığı Karahayit ve Başyurt mevkilerinde bulunan taşınmazlara davalı ...’in yaptığı müdahalenin önlenmesine ve her iki parça taşınmazın vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili, 29.01.1992 tarihli cevap dilekçesinde; uyuşmazlık konusu taşınmazların vekil edeninin miras bırakanı Mehmet Taştekin’e ait olduğunu ve vekil edeni tarafından 1976 yılında haricen satın alındığını, davalının zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davaya katılması sağlanan davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiş, yargılamanın sonraki aşamalarında ise kendilerine karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulüyle 115 ve 116 nolu parsellerin tapu kayıtlarının ½ oranında iptaline, davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, birleşen

1992/534 Esas 1993/74 Karar sayılı davaya konu yapılan 10.12.1976 tarihli harici senedin iptaline karar verilmesi üzerine; hüküm, ... ve müşterekleri vekili Av...., Hazine vekili ve ... vekili Av....ile davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve muristen intikal, payı oranında iptal ve tescil ile müdahalenin önlenmesi ve 10.12.1976 tarihli senedin iptali isteğine ilişkindir.

Uyuşmazlık konusu yapılan ve her iki mevkide belirtilen taşınmazlara ilişkin dava 09.12.1991 tarihinde ... vekili tarafından açılmış, aynı kişinin vekili tarafından senet iptali davası ise, 22.12.1992 tarihinde açılmıştır. Daha sonra her iki dava birleştirilerek mahkemece yürütülmüştür. Yargılama sırasında mahkemece, Hisarönü Kadastro Teknisyenliğinden sorulması üzerine, anılan teknisyenliğin 30.06.2008 gün ve 35 sayılı karşılık yazılarında.

“Dava dilekçesinde A harfiyle gösterilen taşınmazların Hisarönü Köyünde 1970’li yıllarda yapılan kadastroda 115 ve 116 nolu parseller ile tesbitlerinin yapıldığı” bildirilmiştir. Marmaris Tapu Sicil Müdürlüğünün 02.07.2007 gün 8736 sayılı karşılık yazılarında ise.

Hisarönü Köyü 115 ve 116 nolu parseller hakkında açılan davanın sonuçlandığı, Marmaris Kadastro Mahkemesinin 22.05.2007 tarihinde kesinleşen 1978/44 Esas ve 2003/316 Karar sayılı kararı ile Mehmet oğlu ... adına hükmen tescile karar verildiği açıklanmıştır.

Açıklanan her iki yazı karşısında durum keşifte teknik bilirkişi olarak dinlenen Murat Dokumacı’dan sorulmuş ve Murat Dokumacı’nın 23.02.2009 tarihinde dosyaya sunduğu ek raporunda; dava dilekçesinde A harfiyle gösterilen taşınmaz bölümlerinin kadastroca tesbit edilen 115 ve 116 nolu parseller olduğu belirtilmiştir.

Marmaris Kadastro Mahkemesinin 1978/44 Esas sayılı dosyası üzerinde yapılan incelemede, 115 ve 116 nolu parsellere ilişkin davanın tesbite itiraz davası olarak 11.01.1978 tarihinde açıldığı, 14.05.2003 tarihinde karara bağlandığı, Yargıtay denetiminden geçerek 22.05.2007 tarihinde kesinleştiği saptanmıştır. Kadastro Mahkemesinde dava devam ederken davacı ... vekili tarafından genel mahkemede görülmekte olan eldeki davanın 09.12.1991 tarihinde açıldığı belirlenmiştir.

Saptanan bu açıklamalardan da anlaşıldığı üzere, önce tescil davası olarak açılan yerlerin tapulu olduklarının anlaşılmasıyla tapu iptali ve tescil davasına dönüşmüştür. 115 ve 116 sayılı tapulama parselleriyle 25.06.1970 tarihinde yapılan tesbitlere yalnızca ... ve ...’in ( 25.06.1970 ve 31.12.1976 tarihleri) itiraz ettikleri davacıda dahil başka bir kişinin itirazının söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. Kadastro Mahkemesinde ise yukarıda belirtildiği biçimde başka kişiler tarafından tesbite itiraz davası açılmış olup, davacının taraf olmadığı saptanmıştır.

Tapulama Kanununun getirdiği sistem ve Yargıtay’ın görüşüne göre tapulama tutanağına bir kimsenin süresinde itiraz etmiş olması, sadece o kişi yönünden tapulama tutanağının kesinleşmesini önler. İtiraz süresini geçirmiş olan bir kimse süreyi kesmiş olan kişinin bu hukuksal durumundan yararlanamaz.

Süreyi geçirmiş olan kimse yönünden tapulama tutanağı kesinleşmiş sayılır. ( A.Nusret Ozanalp, Tapulama Kanunu Şerhi, Ankara 1976 Baskı, Sh.185 ve Tapulama Kanunu m.26-27) Yani açıklandığı gibi Tapulama Kanunu tapulama tutanağının bölünmüşlüğünü öngörmüştür.

Nitekim Yargıtay 7.Hukuk Dairesi 26.01.2006 gün ve 2006/81 Esas, 2006/88 Karar sayılı kararında; “… tapulama tutanağının askıya çıkarıldığı 07.01.1985-07.02.1985 tarihleri arasında tesbite itiraz etmeyen kişi yönünden tesbitin kesinleştiğinin kuşkusuz…” olduğunu vurgulamıştır. Anılan parsellerle ilgili olarak 11.01.1978 tarihinde Kadastro Mahkemesinde açılan dava Yargıtay denetiminden geçerek 22.05.2007 tarihinde kesinleşmiştir.

Her ne kadar 115 ve 116 sayılı parsellere ait tapulama tutanaklarında askı ilan tarihleri belirlenememiş ise de, tesbite itiraz edenler bakımından Tapulama Komisyonu 20.10.1977 tarih ve 115 sayılı kararı ile itirazları sonuçlandırdığı ve 1978 yılı Mayıs ayında taraflara tebliğ edildiği dosyadaki belgelerden saptandığına göre bu tarihlerden önce tutanakların askıya çıkartıldığı ve askı ilan süresi için davacının itirazda bulunmaması nedeniyle tapulama tutanaklarının anılan tarihlerden önce kesinleştiğinin kabulü gerekir.

Öte yanda davacının bu isteğinin 766 sayılı Tapulama Kanununun 47. maddesiyle 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26/D bendi kapsamında Kadastro Mahkemesinde açılan davaya asli müdahil (katılma) niteliğinde olduğunun kabulüne de olanak bulunmamaktadır. Diğer bir deyişle isteğin katılma niteliğinde sayılamayacağı açıktır.

Davacı tapulama tesbitinden önceki hukuki sebeplere dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Tutanağın kendisi açısından kesinleştiği tarihten davanın açıldığı 09.12.1991 tarihine kadar 766 sayılı Tapulama Kanununun 31/son ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. fıkrasında açıklanan 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığı anlaşılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanununun geçici madde 4’de açıklanan ek 1 yıllık hak düşürücü süre de dava tarihine göre geçmiştir. Hak düşürücü süre, kamu düzeni ile ilgili olup, her türlü itiraz ve delillerden önce gözönünde tutulur.

Saptanan bu somut ve hukuki olgular karşısında somut olayda hak düşürücü süre gerçekleşmiş bulunduğundan davacı tarafından açılan ve birleştirilen senet iptali davasının da değerlendirilip sonuçlandırılması sonuca etkili bulunmamaktadır. Davanın belirtilen nedenlerle hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi gerekirken 115 ve 116 nolu parsellere ait tapu kayıtlarının ½ oranında iptaliyle iptal ve tescil ile 10.12.1976 tarihli harici satış senedinin iptaline karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

Hükmü temyiz eden taraf vekillerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulüyle yerel mahkeme hükmünün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 225,50 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden ... ve müştereklerine iadesine ve 241,10 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden M.Ali Taştekin'e iadesine 15.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2010/1979, K. 2010/3291, 15 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/1979
Karar No
2010/3291
Tarih
15 Haziran 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2010/1979 K.2010/14153
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/1980 K.2010/11390
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/1980 K.2010/21055
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2010/1980 K.2010/9332
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2010/1980 K.2010/14034
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/1981 K.2010/11388

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.