KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2010/2105 E., 2010/3294 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tescil
Karar Metni
1.468 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
... ve ... ile Hazine, Aşağıyurtçu Köyü Tüzel Kişiliği ve ... aralarındaki tescil davasının reddine dair ... 14. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 17.12.2009 gün ve 120/477 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise davalı Hazine vekili taraflarından istenilmiştir.
Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.06.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacılar vekili Avukat M. Nedim Kaleli ve davalı Hazine vekili Avukat ... geldiler. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Davacılar 26.04.2001 tarihli dava dilekçesinde özetle; mevkii ve sınırları yazılı birisi tahmini 15.000 m2, öteki tahmini 20.000 m2 olan yerlerin (MK. nun 639/1) TMK. nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddeleri uyarınca yarı yarıya adlarına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı Hazine, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ... davanın reddini savunmuştur.
Davalı Aşağıyurtçu köyü tüzel kişiliği tebligata rağmen oturumlara katılmamış ve yanıt vermemiştir.
Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamından sonra davacıların davasının reddine, dava konusu yerlerin Hazine adına tesciline, davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına yönelik davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde davacılar vekili ve Hazine vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından. Dairenin 23.11.2004 tarih 2004/6431-7918 esas ve karar sayılı bozma ilamına uyulmuş ise de, bozma kapsamı tam olarak yerine getirilmemiştir. Bilindiği üzere bozma ilamına uyulmakla tarafları için lehte ve aleyhte usulü kazanılmış hak teşkil eder.
Dairenin bozma kararında dava tarihinden geriye doğru 20 – 25 yılı içerecek iki ayrı zamana ait hava fotoğraflarının getirilip uygulanması istenmesine karşın 1980 yılına ait bir tek hava fotoğrafının getirilip incelenmesi ve buna göre alınan raporlar ve dosya kapsamı değerlendirilerek red karar verilmesi sonuç itibariyle doğru olmuştur. Dava konusu yer 1955 yılında ekilemez arazi olarak tescil harici bırakılmıştır.
Böyle bir yerin kazanılması için imar ve ihyanın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesinde açıklandığı üzere yoğun para ve emek sarf edilerek tamamlanması, tamamlandığı tarihten itibaren dava tarihine kadar aralıksız ve çekişmesiz 20 yıldan fazla süre ile davacıların zilyetliği altında bulunması gerekir. Somut olayda, 1980 tarihli hava fotoğrafının uygulanmasında uzman ziraatçi bilirkişi nadasa bırakılmış olabileceğini bildirmiştir.
Buna karşılık dosya içerisinde görüş bildiren kadastro teknisyeni Cengiz Sezer’in açıklamalarına göre, bu çevrede 1982 tarihli hava fotoğraflarında dahi ekilip sürülmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davanın redle sonuçlanması sonuç itibariyle doğru olmuştur. Ancak, ... Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı TMK. nun 713/3. maddesi gereğince yasal hasımdır. Bu nedenle pasif husumet yokluğu nedeniyle bu davalı hakkında red kararı verilmiş olması doğru olmamıştır.
Buna karşın Aşağıyurtçu köyü Büyükşehir Belediyesinin sınırları içinde kalmış ve tüzel kişiliğini yitirerek mahalle konumuna gelmiştir. Dolayısıyla bu davalı hakkındaki davanın pasif husumet nedeniyle reddi gerekmektedir. Ancak, dava temelde ve esasa ilişkin reddedildiği için yukarıda belirtilen konuların bozma nedeni yapılmaması gerekir.
Açıkladığım sebeplerle Dairenin sayın çoğunluğunun görüşlerine iştirak edemiyorum. Bu nedenlerle ve sonucu itibariyle doğru bulduğum kararın onanması gerektiği düşüncesindeyim. 15.06.2010
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2010/2105, K. 2010/3294, 15 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama