İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/4243 K.2011/1049

... ile Hazine ve Tatlıca Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki davasının kabulüne dair Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 22.04.2010 gün ve 51/341 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla…

Esas2010/4243Karar2011/1049Tarih28 Şubat 2011Okuma5 dk · 930 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2010/4243 E., 2011/1049 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Şubat 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

930 kelime·5 dk okuma

... ile Hazine ve Tatlıca Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki davasının kabulüne dair Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 22.04.2010 gün ve 51/341 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını açıkladığı 40 dönümlük yerin kadastro çalışmaları sırasında tapulama harici bırakılan yerlerden olduğunu, taşlık niteliğinde tapulama harici bırakıldığını, vekil edeni tarafından imar ve ihya edilmek suretiyle 25-30 yıldan beri kullandığını açıklayarak dava konusu yerin vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine vekili, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı Tatlıca köyü Tüzel Kişiliğine yöntemine uygun bir biçimde dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşın yargılama oturumlarına katılmamıştır.

Mahkemece, teknik bilirkişiler Vahit Hazar ve Abdurrahim Kılınçaslan tarafından düzenlenen 28.06.2005 günlü rapor ve ekli krokide işaretlenen 35069,42 m2 yüzölçümlü taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava; kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17.maddeleri gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava dilekçesi, dosyadaki bilgi ve belgeler ile orijinal paftaya göre, dava konusu taşınmazın 1964 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında taşlık niteliğiyle tespit dışı bırakılan bir yer olduğuna göre imar ve ihyaya muhtaç yerlerden olduğunun kabulü gerekir.

Bu nedenle, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17.maddesi uyarınca imar ve ihyanın tüm olumlu ve olumsuz koşullarının araştırılıp belirlenmesi zorunludur.

Öncelikle çifte tapunun önlenmesi için teknik bilirkişinin rapor ve krokisi eklemek suretiyle dava konusu yerin tapuda kayıtlı yerlerden olup olmadığı hususunun Tapu Sicil Müdürlüğünden, 1964 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında taşınmazın ne niteliğiyle tespit dışı bırakıldığının biraz önce açıklandığı biçimde teknik bilirkişinin rapor ve krokisi eklenerek Kadastro Müdürlüğünden sorulması gerekir.

Bundan ayrı, dosya arasında bulunan hava fotoğrafları 1984 tarihli olup, zilyetliğin başlangıç tarihi ile imar ihyanın tamamlandığı tarihin başlangıcıyla aynıdır. Bu bakımdan sonuca ulaşmak açısından getirtilen hava fotoğrafları yeterli olmayıp uyuşmazlığın çözümünde duraksama yaratmaktadır. Ayrıca, uyuşmazlık taşınmaza ilişkin bulunduğundan hava fotoğraflarıyla yapılacak keşifte uzman bilirkişiler aracılığıyla uygulanması zorunludur.

Bu nedenle davanın açıldığı 16.02.2004 tarihinden geriye doğru en az 20 yıl öncesine ait (1975-1984 arası) iki ayrı zamanda çekilmiş hava fotoğraflarıyla, tesciline karar verilen taşınmaza komşu 610, 611, 612, 663 ve 664 parsellere ait kadastro tutanak ve ekleriyle kadastro sırasında bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtlarının bulundukları yerden getirtilerek dosya arasına konulması gerekmektedir.

Öte yandan zilyetlik maddi olaylardan olup, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi uyarınca yerel bilirkişi ve tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Davacı vekilinin 28.04.2004 günlü delil listesinde yer alan dört tanık ismi bildirildiği halde, sadece keşifte bir tanığın yerel bilirkişi olarak dinlendiği, diğer tanıkların ise dinlenmediği, dinlenmeme gerekçesinin de açıklanmadığı, 06.09.2004 günlü yargılama oturumunda verilen keşif ara kararında, tanıkların keşifte ne şekilde dinlenecekleri konusunda herhangi bir bilginin de yer almadığı belirlenmiştir. Bu durum karşısında keşif için verilen ara kararı usulüne uygun bulunmamaktadır. Bildirilen diğer üç tanığın dinlenmelerinden de vazgeçilmediğine göre bu tanıklarında yöntemine uygun bir biçimde dinlenmeleri gerekir.

Bu nedenle yeniden yapılacak keşifte yukarıda açıklanan hava fotoğrafları, komşu parsellere ait kayıt ve belgeler uzman bilirkişi harita mühendisi, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla zemine uygulanması, yerel bilirkişi listesinin Kaymakamlıktan istenmesi, uyuşmazlık taşınmaza ilişkin bulunduğundan HUMK.nun 258.maddesi uyarınca yerel bilirkişi ve tanıkların davetiye ile keşif yerine çağırılmaları, aynı Kanunun 259.maddesi gereğince keşifte dinlenmelerinin sağlanması, davetiyeyle gelmedikleri takdirde HUMK.nun 253.maddesinin göz önünde tutulması,

hava fotoğraflarının uzman bilirkişi harita mühendisi aracılığıyla stereoskopik aletle üç boyutlu olarak incelemeye tabi tutulması, hava fotoğraflarının çekildikleri tarihlere göre taşınmazın kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığının veya hangi nitelikte bulunduğunun saptanması, daha önce götürülmeyen toprak konusunda uzman üç bilirkişi ziraat mühendisi veya yüksek mühendisi ya da akademisyen aracılığıyla taşınmaz ve çevresi bir bütün olarak düşünülmek suretiyle toprak yapısının incelenmesi, taşınmazın kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı, imar ve ihya edilip edilmediği,

imar ve ihya edilmiş ise imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlandığı konularında uzman bilirkişilerden tarafların ve Yargıtay’ın denetimine açık gerekçeli rapor alınması, yine davacının taşınmazın imar ihyasına hangi tarihte başladığı, imar ihyayı ne şekilde sürdürdüğü, para ve emek sarfını ne biçimde yaptığı, imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlandığı konularının yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması, 20 yıllık kazanma süresinin imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten itibaren başladığının düşünülmesi,

Tapu Sicil Müdürlüğünden gelen davacıya ait ve tapu kayıtlarında yer alan ada ve parsellere ilişkin kadastro tutanak ve eklerinin Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulması, davacı tarafından açılan ve Daireden geçen Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2008/66 Esas, 2010/343 Karar sayılı dava; aynı hukuki sebebe dayanarak açılan dava olduğu gözetilerek anılan dosyayla irtibatlandırılması ve gerekirse iki dosyanın

HUMK.nun 45.maddesi gereğince birleştirilmesi, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesinde öngörülen sınırlamalar yönünden açıklanan hususların gözönünde tutulması, taşınmazın herhangi bir şekilde sulanan yerlerden olup olmadığı konusunda uzman bilirkişi ziraat mühendislerinden görüş alınması, ayrıca ilgili kurumdan sorulması, aynı bölgeye ait Daireden geçen dosyalardan Tatlıca Köyü’nün daha önce mezra olarak Arıklı Köyü’ne bağlı olduğu, ancak daha sonra tüzel kişilik kazandığı gözönünde bulundurularak durumun İlçe Kaymakamlığından sorulması, taşınmazın hangi köyün kadastro çalışma alanı içerisinde kaldığı konusunun açıklığa kavuşturulması,

bu konuda aynı zamanda teknik bilirkişilerden görüş istenmesi, şayet Arıklı Köyü kadastro çalışma alanı içerisinde kalıyor ise, TMK.nun 713/3. fıkrası uyarınca davanın bu köye yöneltilmesi, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş bulunması usul ve yasaya aykırıdır.

Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2010/4243, K. 2011/1049, 28 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/4243
Karar No
2011/1049
Tarih
28 Şubat 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/4244 K.2011/605
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/4244 K.2011/1046
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/4245 K.2011/1048
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/4246 K.2011/1050
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/4247 K.2011/728
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/4247 K.2011/953

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.