İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/4312 K.2011/1249

... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Ayancık Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 25.05.2010 gün ve 380/274 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği…

Esas2010/4312Karar2011/1249Tarih7 Mart 2011Okuma4 dk · 731 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2010/4312 E., 2011/1249 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mart 2011
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu İptali ve Tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

731 kelime·4 dk okuma

... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Ayancık Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 25.05.2010 gün ve 380/274 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili, dava konusu 257 ada 6 sayılı parselin vekil edeni tarafından 18.11.2005 tarihli harici satış senediyle ...’dan satın aldığını, kadastro çalışmaları sırasında vekil edeninin yokluğunda davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak davalı ... adına bulunan tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı 3.12.2008 havale tarihli dilekçesinde, dava konusu taşınmazın dedesinden paylaşım sonucu babası ...’a düştüğünü, ölümüyle kendisine kaldığını ve ...’ın tek mirasçısı olduğunu, iddianın doğru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, dava konusu yerin davalının dedesinden paylaşım sonucu davalının babasına kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, harici satın alma ve eklemeli zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddeleri gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.

Davacı vekili dava dilekçesinde ve sonraki beyanlarında, dava konusu taşınmazın esasen davalı ... ile harici satış senedinde ismi geçen ...’ın dedesi olan ...’dan kaldığını, taksim sonucu adı geçen parselin ...’ın oğlu ...’a geçtiğini, ...’ın bu yeri oğlu ...’a verdiğini ve ... tarafından 18.11.2005 tarihli harici satış senediyle davacı ...’a satıp devrettiğini belirterek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.

Davalı ... ise, ...’ın terekesinin taksim edilmesi sonucu dava konusu yerin babası ... ...’a ve ondanda kendisine kaldığını savunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ...’dan kalan taşınmazın paylaşım sonucu davalının babası ... ...’a mı, yoksa davacının satıcısı ...’ın babası ...’a mı kaldığı noktasında toplanmaktadır. Davacı vekili, 19.12.2008 havale tarihli dilekçesinde.

18.11.2005 tarihli harici satış senedinde ismi geçen muhtar ve senedi imzalayan tanık ve azaların dinlenmesini istediği, isim ve adreslerini açıkladığı belirlenmiştir. Mahkemece, keşif gününün tayin edildiği 3.11.2009 günlü yargılama oturumu ara kararının 5 nolu bendinde “…tarafların tanıklarını keşif mahallinde hazır ettiklerinde taşınmaz başında dinlenmelerine” denilmiştir.

Uyuşmazlık taşınmaza ilişkin bulunduğundan tanıkların HUMK. nun 258. maddesi gereğince keşif yerine davetiyeyle çağırılmaları ve aynı kanunun 259. maddesi uyarınca yerel bilirkişi ve tanıkların keşifte dinlenmeleri zorunludur. Tarafların tanıklarımızı keşif mahallinde bizzat hazır bulundurup dinleteceğiz şeklinde HUMK. nun 151/son fıkrasına uygun olarak alınmış herhangi bir imzalı beyanları da bulunmamaktadır. Tarafların böyle bir yükümlülüğü de yoktur.

Usul hükümleri açık olup bunlara uyulması zorunludur. Davetiyeyle gelmeyen yerel bilirkşi ve tanıkların HUMK. nun 253. maddesi gözetilerek zabıta aracılığıyla keşif mahallinde hazır bulundurulmaları da mümkündür. Bu bakımdan keşif için verilen ara kararı bu yönüyle usul ve kanuna aykırıdır.

Her ne kadar 23.2.2010 günlü yargılama oturumu tutanağı gereğince davacı vekili tanıklarının davetiyeyle çağırılmasını istemiş ve ara kararıyla buna hükmedilmiş ve masrafın davacı tarafından yatırılması istenmiş ise de, mahkemece, davacı vekilinin beyanı HUMK. nun 151/son maddesi uyarınca imzasıyla onaylattırmadığı gibi verilen ara kararı da kesin süreyi içermemektedir, bu konuda yapılmış bir uyarı da yoktur.

Verilen bu ara kararı da HUMK.nun 163. maddesine uygun olduğu söylenemez. Davacı vekili temyiz dilekçesinde harici satış senedinde yer alan muhtar ve tanıkların dinlenmesini istemiştir. Kesin ve sağlıklı bir sonuca ulaşmak açısından davacı taraf tanıklarının da dinlenmesi gerekmektedir.

Bu nedenle yeniden yapılacak keşifte davacı tarafın gösterdiği tanıkların HUMK. nun 258. maddesi uyarınca keşif yerine davetiyeyle çağırılmaları, aynı kanunun 259. maddesi gereğince keşif yerinde dinlenmelerinin sağlanması, davetiyeyle gelmedikleri taktirde aynı kanunun 253. maddesinin gözönünde bulundurulması, verilecek kesin sürenin HUMK. nun 163. maddesine uygun olarak verilmesinin düşünülmesi, muris ...’dan gelen dava konusu taşınmazın paylaşım sonucu mirasçılarından hangisine düştüğü hususunda yerel bilirkişi ve taraf tanıklara sorular yöneltilmek suretiyle durumun saptanması,

yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının beyanları arasında çelişki bulunması halinde HUMK. nun 265. maddesi uyarınca yüzleştirilmek suretiyle çelişkinin giderilmesi, gerçekten paylaşım sonucu taşınmazın murisin mirasçılarından Yaşar Kemal’e ondan da oğlu Adem Fidan’a ve onun tarafından harici satış senediyle davacıya satılıp devredilmiş ve davacı tarafından tasarruf ediliyorsa, kadastro öncesi taşınmazın kadastro tutanağına göre tapusuz olduğu gözetilerek mülkiyetin TMK. nun 763. maddesi gereğince davacıya geçtiğinin düşünülmesi,

toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş bulunması doğru değildir.

Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı olan yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 17,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 07.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2010/4312, K. 2011/1249, 7 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/4312
Karar No
2011/1249
Tarih
7 Mart 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/4313 K.2011/3251
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/4314 K.2011/1255
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/4316 K.2011/1487
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/4318 K.2011/1695
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/4318 K.2011/1126
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2010/4319 K.2011/1421

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.