Davacı ..., kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak dava dilekçesinde sınırları gösterilen ve kadastro sırasında tespit dışı bırakılan taşınmazın adına tapuya tesciline ve davalının vaki müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davacının yargılama sırasında ölmesi üzerine mirasçıları vekâletname vermek suretiyle yargılamayı sürdürmüşlerdir.
Davalı ... Müdürlüğünü temsilen Hazine vekili, katıldığı yargılama oturumlarında davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, HUMK.nun 409/5.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, avukatlık ücretine ilişkin olarak davalı ... adına Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 409.maddesi hükmü uyarınca; davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğine ve davalı ... yargılama oturumlarında Avukat marifetiyle temsil olunduğuna göre, HUMK.nun 425 ve karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7.maddesi hükmü uyarınca; davalı yararına avukatlık ücreti takdir ve tayini gerekirken bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması kanuna aykırıdır.
Davalı İdare vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün avukatlık ücretine ilişkin bölümünün HUMK.nun 428.maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun "Hazine birliği" ni düzenleyen 6/2. maddesi ile aynı kanunun 12/3 maddesinin bu kanuna ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kamu idarelerini genel bütçe kapsamında göstermesi karşısında (I) sayılı cetvelde yer alan ... de genel bütçeye dahil olup 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesine göre harçtan muaf bulunduğundan Karayolları Genel Müdürlüğünden harç alınmasına mahal olmadığına 03.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.