İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/58 K.2010/1634

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 202 ]

Esas2010/58Karar2010/1634Tarih6 Nisan 2010Okuma5 dk · 1.061 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2010/58 E., 2010/1634 K.·Tapu İptal Ve Tescil

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Nisan 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.061 kelime·5 dk okuma

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 202 ]

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 221 ]

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 236 ]

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 239 ]

"İçtihat Metni"

Üçler ile Z.Olgun aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan tapu iptali tescil ve katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair (Konya Birinci Aile Mahkemesi)'nden verilen 26.10.2009 gün ve 1068/970 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise davacı vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu ve temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı Üçler vekili, tümüyle vekil edeni tarafından satın alındığı halde davalı eş adına tapuda kaydedilen 19473 ada 7 parseldeki 1/12 arsa paylı 2 noiu bağımsız bölüme ait tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tescilini, olmaz ise gene tümüyle vekil edeni tarafından alınarak davalı tarafından eczane olarak işletilmesi sağlanan taşınmaz ile içindeki ilaç ve diğer malzemenin değeri nedeniyle vekil edeninin uğradığı zarara karşılık 100.000 YTL tazminatın davalıdan tahsilini istediklerini bildirmiş,

daha sonra verdiği 11.03.2008 hakim havale tarihli ıslah dilekçesi ve bu dilekçenin açıklanmasına ilişkin olan 08.04.2008 hakim havale tarihli dilekçe ile öncelikle istedikleri dava konusu taşınmaza ilişkin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline yönelik talepleri kabul edilmez ise, taşınmaz için 100.000 YTL, ilaçlar için 22453,80 YTL,

diğer malzeme ve mefruşat için 7135 YTL ve davalıya ait eczanenin açıldığı tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar geçen döneme ilişkin işletme gelirine karşılık 70.411,20 YTL olmak üzere toplam 200.000 YTL alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak vekil edenine verilmesini, eğer dava konusu mal varlığı edinilmiş mal kabul edilir ise vekil edeninin mal rejiminin tasfiyesine ilişkin kurallar gereğince var olan hakkının gene faizi ile davalıdan tahsilini istediklerini bildirmiştir.

Davalı Z.Olgun vekili, dava konusu taşınmazın vekil edeninin evlenmeden önceki çalışmaları karşılığında elde ettiği tasarruflar ve yaptığı iki evlilik sırasında kendisine takılan ziynet eşyaları ile edinildiğini, vekil edeni tarafından işletilen eczanedeki ilaç ve diğer dava konusu tüm malzemenin vadeli olarak vekil edeni tarafından alınarak bedellerinin zaman içinde gene vekil edeni tarafından ödendiğini, dolayısı ile davacının dava konusu mal varlığının ve eczanenin edinilmesi ile işletilmesinde hiçbir katkısının bu-lunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece; tapu iptali ve tescil isteğinin reddine; edinilmiş mallara katılma alacağının kısmen kabulüne, 133.014,65 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hükmün alacak isteğinin kısmen reddine ilişkin bölümü ile avukatlık ücretine yönelik kısmı davacı vekili tarafından; kabule İlişkin bölümü İle tapu iptali ve tescil İsteği red edilmesine rağmen; yararlarına avukatlık ücreti takdir ve tayin edilmediği gerekçesi ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar 18.10.2002 tarihinde evlenmişler, 14.06.2006 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden eşler arasında yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK m. 202). Bundan ayrı taraflar arasında dava konusu işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan edinilmiş mallara dahil olması gereken malvarlığı değerlerinin kişisel mal sayılacağına yönelik bir sözleşme de bulunmamaktadır (TMK m. 221).

Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, diğer deliller ile desteklenmeyen soyut nitelikteki tanık ifadelerinin hükme esas alınmamasına, tarafların kişisel malları ile katkılarını kanıtlayamamalarına ve bu nedenle de dava konusu taşınmazın, eczane içindeki ilaçların, mefruşatın ve davalı tarafından işletilen eczanenin işletme gelirinin edinilmiş mal olduğunun kabulüne yönelik değerlendirmede bir yanlışlık bulunmadığına, görülmekte olan davada;

tapu iptali ve tescil olmazsa alacak isteğinde bulunulduğuna, terditli (kademeli) İsteklerin söz konusu olduğu bu gibi durumlarda, hangi kademeli istek kabul edilmiş ise yargılama gideri ve avukatlık ücretinin ona göre belirlenmesi gerektiğinin açık bulunmasına göre; davacı vekilinin esasa ilişkin tüm, davalı vekilinin ise aşağıda belirtilen hususların dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Somut olayda dava; edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen mal varlıkları için katılma alacağı isteğine ilişkindir. TMK'nın 221. maddesi hükmüne göre, bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan mal varlığı eşler arasında yapılan ma! rejimi sözleşmesiyle aksi kararlaştırılmamışsa edinilmiş mallardan sayılır ve tasfiyeye katılır.

Mahkemece, dava konusu işletmenin 2004-2005 ve 2006 yılına (taraflar arasındaki mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar olan) ilişkin olarak işletme kârının ne olduğunu belirlemek amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve toplam 110.625,52 TL kâr elde edildiği sonucuna varılmış ise de; hükme esas alınan 06.04.2009 hakim havale tarihli rapor ekindeki hesap özeti ve detay mizanlar İncelendiğinde, 2004 yılına ilişkin olarak dikkate alınan belgenin, ödenecek vergi ve fonlar, sigorta kesintileri, amortisman gibi borçlar bakımından bilgi içermediği görülmektedir.

Bundan ayrı, davalının çalışması karşılığında elde ettiği işletme gelirinden, yaptığı iş, sosyal statüsü, mesleki konumu, küçük bir çocuk sahibi olması gibi hususların da dikkate alınmasıyla tespit edilebilecek kişisel harcamalarının belirlenmediği ve işletme geliri olarak belirlenen miktardan düşülmediği anlaşılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle ve davalının savunması gözetilerek bu hususlar üzerinde durulması, söz konusu işletmenin 2004 yılına ait gelir-gider ve borçlarına ilişkin bilgilerin davalıdan istenmesinden sonra yeniden bir uzman hukukçu bilirkişi, bir mali müşavir ve bir eczacı bilirkişiye inceletilerek 2004 yılına ait tüm borçlar (kişisel masrafları ile çocuk için yapılan harcamalar dahil) çıkarıldıktan sonra kalan 2004 yılı net işletme gelirinin bulunması, davalı kadının eczacı olarak çalışması karşılığında edindiği toplam işletme gelirinden yukarıda açıklanan unsurlar dikkate alınarak kişisel harcamalarının;

gelirine göre ne oranda ve ne miktarda olabileceği hususunda bilirkişilerden görüş alınmak suretiyle tespit edilmesi ve belirlenen miktarın toplam işletme gelirinden düşülmesinden sonra bulunacak artık değerin yansı üzerinde da-vacının hak sahibi olduğunun düşünülmesi (TMK m. 231 f.l, 236 f.l) gerekmektedir.

Bundan ayrı; taraflar arasındaki mal rejiminin tasfiyesi hükümle gerçekleştiğine ve Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamaları uyarınca tasfiye tarihine yakın tarih olarak karar tarihi kabul edildiğine, dolayısı ile alacak hükümle muaccel hale geldiğine göre hüküm altına alınan alacağa ilişkin faizin hüküm tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini amir bulunan TMK m. 239 f.III hükmüne aykırı biçimde faizin dava tarihinden başlatılması doğru değildir.

Davacı vekilinin avukatlık ücretine ilişkin hüküm bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davacı yararına tayin ve takdir edilmesi gereken avukatlık ücretinin mahkemece kabul edilen 9580 TL'den daha fazla olması gerekirken az hesaplanmış olması doğru değildir. Yapılan bozma ile buna yönelik hüküm ortadan kalktığından ve yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden sadece eleştirilmekle yetimim iştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazları ile davalı vekilinin belirlenen hususlara ilişkin temyiz itirazlannın açıklanan nedenlerle kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün HUMK'nın 428. maddesi uyarınca (BOZULMASINA) ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya ayrı ayrı iadesine 06.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2010/58, K. 2010/1634, 6 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/58
Karar No
2010/1634
Tarih
6 Nisan 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2010/58 K.2010/82
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/59 K.2010/11239
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/59 K.2010/5032
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/60 K.2010/11227
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/60 K.2010/4655
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/60 K.2010/2091

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.