İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/5904 K.2011/914

... ile ... ve ... aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının reddine dair ...Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 24.06.2010 gün ve 123/308 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya…

Esas2010/5904Karar2011/914Tarih22 Şubat 2011Okuma5 dk · 979 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2010/5904 E., 2011/914 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Şubat 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Elatmanın Önlenmesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

979 kelime·5 dk okuma

... ile ... ve ... aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının reddine dair ...Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 24.06.2010 gün ve 123/308 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 22.02.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat Fatma Duygu Üçüncü geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.04.2008 tarihli “Tapusuz Taşınmaz Satış Sözleşmesiyle” mevki ve sınırlarını açıkladığı taşınmazı 1978 doğumlu Bekir Alparslan’dan satın aldığını, 85.000 TL verdiğini, satın aldığı arsa üzerinde aynı zamanda iki katlı evin bulunduğunu, 01.04.2008 tarihinden beri kullanmaya başladığını, ancak davalılar ... ve ...’in ev ve arsanın vekil edeni tarafından kullanmasına engel olduklarını, arsaya inşaat yapmak istediklerini açıklayarak vekil edenine ait ve haricen satın alınan taşınmaza ve üzerindeki iki katlı eve davalılar tarafından yapılan müdahalenin önlenmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalılar vekili, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdükleri iddiaların doğru olmadığını, dava konusu yerin asli zilyedinin vekil edenleriyle aileleri olduğunu, davacının dava konusu yerle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, elektrik faturasının ...’in eşi adına bulunduğunu, durumun köy halkı tarafından da bilindiğini, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, davacının, satın aldığı tapusuz arsa ve üzerindeki iki katlı eve davalılar tarafından yapılan müdahalenin men’ine karar verilmesini istemiş ise de, sanık Durdu Alparslan hakkında Devlet ormanına ev yapmak suretiyle işgal ve faydalanma suçundan Kozan Sulh Ceza Mahkemesinin 2003/248 Esas ve 2003/583 Karar sayılı kararıyla mahkumiyet kararı verildiğini, yerin Devlet ormanı olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında orman alanı olarak tespit harici bırakıldığını, bu tür yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağını, müsadere kararının kesinleşmesiyle mülkiyetin Devlete geçeceğini,

bu nedenle dava konusu yerin sonradan taraflarca satışının yapılmasının bir hüküm ifade etmeyeceğini gerekçe göstererek davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava; zemin bakımından TMK.nun 981 ilâ 987.maddeleri gereğince çözümlenmesi gereken zilyetliğin korunması, iki katlı bina açısından ise, hakka dayalı müdahalenin önlenmesi isteğine ilişkindir.

Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazı 01.04.2008 tarihinde davacıya satan Bekir Alparslan’ın babası Durdu Alparslan hakkında mahkemenin de gerekçesinde gösterdiği Kozan Sulh Ceza Mahkemesinin 2003/248 Esas sayılı dava dosyasıyla 6831 sayılı Kanunun 93/1.maddesi uyarınca Devlet ormanı içinde ev yapmak suretiyle işgal ve faydalanmadan dolayı ceza davası açılmış, 08.06.2003 tarihinde bu dava mahkumiyetle sonuçlanmıştır. Bu ceza dosyasına göre yerin orman olduğu konusunda bir duraksama söz konusu değildir. Ancak, ceza dosyası yapılan keşifte gözönünde tutulmamış, yüzölçüm, yer ve sınırlar itibariyle aynı yer olup olmadığı konusunda bir araştırma ve inceleme de yapılmamıştır.

Zilyetliğin korunması davaları HUMK.nun 8/II-3.bendi uyarınca bizzat Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gereken davalar ise de, dava bir üst mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmüş olup taraflarca görev yönünden hüküm temyiz edilmediği gibi bu konuda bir itirazları da bulunmamaktadır. HUMK.nun 7/son fıkrası göz önünde tutularak dairece bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.

TMK.nun 981 ve devamı maddelerinde; söz konusu olan kişinin o an için ihlal edilen üstün zilyetliğinin korunmasıdır. Bununla güdülen amaç o an için bozulan kamu düzeninin sağlanması ve eski haline getirilmesidir. Dava konusu yerin orman sınırları içerisinde bulunup bulunmaması gerçek kişiler arasında açılan bu tür davalarda önem taşımamaktadır. Hazine ya da Orman İdaresinin yer aldığı bu ve benzeri davalarda davanın reddine karar verilmesi hiç şüphesiz doğru görülmektedir.

Ancak somut olayda Hazine ve Orman İdaresinin davada yer almadığı bir gerçektir. O halde zemin açısından davacı veya davalılardan hangi tarafın üstün zilyetliği söz konusu ise, o üstün zilyetliğin korunması esastır.

Taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı bina gerçekten yapılacak araştırma ve inceleme sonucu satıcı Bekir tarafından yapılmış ve olduğu haliyle davacıya satılıp devredilmiş ise, davacının bu yöne ilişkin isteği hakka dayalı olduğu ve bir yerde TMK.nun 683.maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıktır. TMK.nun 981.maddesinde; zilyet, her türlü gasp veya saldırıyı kuvvet kullanarak defedebilir, denilmektedir.

Aynı Kanunun 973.maddesinde ise; bir şey üzerinde fiili hakimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir, biçiminde tanımlama getirilmiştir. Yine aynı Kanunun 984.maddesinde de; gasp ve saldırıdan dolayı dava hakkı, zilyedin fiili veya failini öğrenmesinden başlayarak 2 ay ve herhalde fiilin üzerinden 1 yıl geçmekle düşer, hükmüne yer verilmiştir. Sözü edilen maddedeki süreler hak düşürücü süre olup, mahkemece kendiliğinden göz önünde tutulur.

Orman İdaresinin ve Hazinenin taraf olmadığı bu davalarda, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmasının taraf durumunda bulunan gerçek kişiler arasındaki zilyetliğin korunması davasının incelenmesine engel teşkil etmez. Salt bu nedenle davanın reddine de karar verilemez. Davacının taşınmaz üzerinde korunmaya değer üstün hakkının varlığı var ise bunun korunması gerekir.

Şu halde mahkemece yapılacak iş: Yukarıdaki açıklamalar ve kanun maddeleri göz önünde tutularak gerekli araştırma ve incelemenin yapılması, arsa üzerindeki üstün zilyetliğin kimde olduğunun belirlenmesi, iki katlı bina satıcı tarafından davacıya satılmış ve davalılarla bir ilgisinin bulunmadığı ve gerçekten davalılar tarafından bu yere yapılan bir müdahale de var ise, bu müdahalenin önlenmesi gerekmektedir.

Tüm bu hususların yapılacak keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla saptanması, yerel bilirkişi ve tanıkların HUMK.nun 258 ve 259.maddeleri gereğince keşifte dinlenmelerinin sağlanması, Durdu Alparslan’a ait ceza dosyasının keşifte göz önünde tutulması, aynı yer olup olmadığının keşifte dinlenecek uzman bilirkişisi orman mühendisi ile teknik bilirkişi aracılığıyla saptanmasına çalışılması, dava konusu taşınmazın orman niteliğiyle kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılıp bırakılmadığının teknik bilirkişinin rapor ve krokisi de eklenmek suretiyle ilgili Kadastro Müdürlüğünden sorulması,

ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma, inceleme ve hatalı nitelendirme sonucu hüküm kurulmuş bulunması usul ve kanuna aykırıdır.

Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulüyle yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 825 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine ve 17,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 22.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2010/5904, K. 2011/914, 22 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/5904
Karar No
2011/914
Tarih
22 Şubat 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/5907 K.2011/1074
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/5907 K.2011/1797
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/5910 K.2011/635
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/5912 K.2011/613
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/5919 K.2011/1799
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/5919 K.2011/675

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.