İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/6305 K.2011/3426

...ile Hazine, Yukarıhüyük Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Kangal Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 28.07.2010 gün ve 100/118 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine…

Esas2010/6305Karar2011/3426Tarih13 Haziran 2011Okuma6 dk · 1.206 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2010/6305 E., 2011/3426 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Haziran 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu İptali Ve Tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.206 kelime·6 dk okuma

...ile Hazine, Yukarıhüyük Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Kangal Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 28.07.2010 gün ve 100/118 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı, miras ve taksim yolu ile intikal ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedenlerine dayanarak 152 ada 60 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan 52 dönümlük taşınmaz bölümünün Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddini savunmuştur.

Davalı köy tüzel kişiliği temsilcisi takdirin mahkemeye ait olduğunu belirtmiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalı ... tüzel kişiliği aleyhine açılan davanın reddine, 152 ada 60 parsel sayılı taşınmazdan kadastro bilirkişisi İbrahim Özdemir'in 26.07.2010 havale tarihli raporuna ekli krokisinde sınırları yeşil kalemle taralı ve A harfi ile özgülenen 56.238,52 m2 yüzölçümündeki taşınmazın ana parselden ifrazına ve ifraz edilen kısmın davalı Hazine adına olan tapusunun iptali ile aynı ada ve son parsel numarası adı altında davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

Dava konusu 152 ada 60 parsel sayılı taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında “ham toprak” niteliğiyle tesbiti yapılmış ve itirazsız olarak 30.01.2007 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkemece, her ne kadar davacının davasının kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.

Şöyle ki, bir arazinin kullanım süresi ve niteliğini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Bu hava fotoğraflarının tespit tarihinden önceki yıllara ait en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için kadastro tespitlerinin yapıldığı 2006 yılından geriye doğru en az 20 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğrafları ile topoğrafik haritaların dosyada yer almış olması ve bu fotoğrafların stereoskopla incelenmesi gerekir.

Ayrıca, stereoskopik çift hava fotoğrafı, bir stereoskop altında incelendiğinde arazinin üç boyutlu görülmesi, taşınmazın sınırlarının belirlenebilmesi ve bu amaçla ekilemeyen alanların net bir biçimde tespitinin yapılması mümkündür. Mahkemece, uyuşmazlığın net bir biçimde çözüme kavuşturulabilmesi için hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır.

Bundan ayrı, taşınmaz başında yapılan keşif sonucu ziraat bilirkişi Selma Macit tarafından tanzim edilen 27.07.2010 tarihli raporda taşınmazın dört tarafının mera ile çevrili olduğu bildirilmiş olmasına karşılık usulüne uygun olarak kadim ve tahsisli mera araştırması yapılmamıştır. Esasen, uyuşmazlık dava konusu taşınmazın niteliğinin belirlenmesi ile de ilgilidir. Başka bir anlatımla, dava konusu taşınmazın öncesinin mera niteliğindeki yerlerden olup olmadığı hususunun araştırılması zorunludur.

Bir yerin öncesinin veya hâlihazır durumunun tahsisli veya kadim meralardan olup olmadığı ayrı usul ve şekilde araştırılmaya tabidir. Zira tahsisli ve kadim meraların oluşumu itibariyle farklılıkları vardır.

Tahsisli meralar, yetkili merciler tarafından bir ya da birden fazla köyün ya da belde halkının yararlanmasına ayrılmak suretiyle ve tahsis yoluyla oluştuğu halde, kadim meralar, başlangıcı bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel olarak o yer halkının yararlanması suretiyle kamu malı niteliğini kazanırlar.

HGK’nun 30.10.1991 tarih 1991/8-427-544 ve 3.5.1995 tarih ve 1995/17-149-502 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi bir yerin yetkili bir merci tarafından mera olarak tahsis edilmesi, evveliyatı itibariyle o yerin mutlak surette mera olarak kabulüne yeterli olmadığı gibi zilyetlikle iktisap iddiasının dinlenmesine de engel değildir.

Ne var ki, yetkili merci tarafından bir yerin mera olarak tahsisinin yapılmış olması durumunda gerçek kişinin o yerdeki zilyetliği sona ereceğinden mera olarak tahsisin yapıldığı tarih itibariyle kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinme koşullarının saptanması gerekir. Taşınmazın tahsis yoluyla değil de kadim mera olduğunun anlaşılması halinde ise, hiçbir şekilde kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisabı mümkün değildir.

Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; tahsisli veya kadim mera olup olmadığının usulüne uygun şekilde araştırılmasından ibarettir.

Taşınmazın tahsisli meralardan olup olmadığı hususu araştırılırken, öncelikle bu yerde mera tahsisinin bulunup bulunmadığının İl Özel İdaresi ile İl ya da İlçe Tarım Müdürlüklerinden sorulması, varsa mera norm kararı ile tahsis tutanağı ve paftası getirtilerek mahallinde uygulanıp nizalı taşınmazın bu belgeler kapsamında kalıp kalmadığı, mera norm kararına göre tahsis edilen meranın menşei norm kararından araştırılarak tahsisin mevcut kadim meradan mı, yoksa 4342 sayılı Mera Kanununun 5/b. maddesine göre Devletin hüküm ve tasarrufundaki veya Hazinenin mülkiyetinde bulunan yerlerden mi yapıldığı tahkik ve tespit edilmelidir.

Taşınmazın öncesinin kadim mera niteliğinde olup olmadığı hususu araştırılırken yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına göre, meradan yararı bulunmayan komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişi, tanık ifadeleri ve uzman ziraat bilirkişisi aracılığı ile tespiti, toprak tevzi komisyonu veya kadastroca işlem gören yerlerde komşu parsellere ait tutanak ve dayanağı belgeler getirtilerek mahalline uygulanmak suretiyle dava konusu taşınmaz yönünün kim ya da ne gösterildiğinin tespit edilmesi,

nizalı taşınmaz ve çevreleyen komşu taşınmazların mera niteliğinde olup olmadığı araştırılarak belirlenecek niteliğe göre yukarıda açıklanan hususlarda düşünülerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.

Dosya arasında bulunan ziraatçi bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın dört tarafının mera ile çevrili olduğu belirtilmesine rağmen mahkemece yukarıda kapsamlı olarak izah edildiği üzere mera araştırması yapılmadan, taşınmazın meradan elde edilip edilmediği tespit edilmeden hüküm vermeye yeterli olmayan ziraatçi bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır.

Öte yandan, yukarıda açıklanan harita ve belgeler ile komşu parsellere ait varsa tapu ve vergi kayıtlarının bulundukları yerlerden eksiksiz olarak getirtilmesi, HUMK.nun 259. maddesi hükmü uyarınca; dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılması, aynı Kanunun 258. maddesi uyarınca yerel bilirkişi ve tanıkların davetiye ile çağrılması,

mümkün olduğunca akademik ünvanlı ziraat mühendisi ile bir harita veya kadastro (Jeodezi ve fotogrametri) mühendisi ve bir jeologdan oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu marifetiyle tapu kaydının Hazine adına oluştuğu tarihten geriye doğru en az 20 – 25 yıl öncesine ait ve iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının getirtilip stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırılarak, taşınmazın niteliğinin ve kullanım süresinin ne zaman kullanılmaya başlandığının belirlenmesine çalışılması, tanık ve bilirkişi sözlerinin bilimsel esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi,

beyanlar arasında aykırılık çıktığı taktirde, aynı Kanunun 265.maddesi hükmü nazara alınarak giderilmesine çalışılması, taşınmaz üzerinde tarımsal amaçlı zilyetlik başlangıç tarihlerinin ayrı ayrı belirlenmesi, temyiz incelemesi sırasında gözönünde tutulmak üzere HUMK.nun 366.maddesi hükmü uyarınca dava konusu taşınmaz ve çevresinin fotoğraflarının çektirilip mahkeme hakimi tarafından onaylandıktan sonra dosya arasına konulması, Kadastro Kanununun 17. maddesindeki tüm koşulların davacı lehine gerçekleşip gerçekleşmediğinin irdelenmesi ve ondan sonra uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.

Diğer yandan davacı, eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmüne göre; zilyetliğin bu kanunda yazılı belgelerden birisi ile ispatı yoluna gidilmeyen hallerde, zilyedin aynı çalışma alanı içinde kazanabileceği miktar sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümü geçemeyecektir.

Anılan hüküm gözönünde tutularak muris Muhlis Alıcı’ya ait mirasçılık belgesi veya aile nüfus kaydı getirtilerek mirasçılarının kimler olduğu tespit edilmemiş, muris Muhlis ile tüm mirasçılar adına kadastro yolu ile veya açılan dava sonunda tescil edilmiş taşınmaz veya taşınmazlar var ise bunların miktarlarının, çalışma alanlarının, tescil tarihlerinin Tapu Sicil Müdürlüğü ile Kadastro Müdürlüğünden, açılmış zilyetliğe dayalı tescil davası olup olmadığının o yer Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup belirlenmemiştir.

Mahkemece, yukarıda açıklanan araştırma ve incelemeler yapılmadan ve taşınmazın kuru-sulu niteliğinin 5403 sayılı Yasa hükümlerine göre saptanması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.

Kabule göre de; iptal ve tescile karar verirken 827.637 m2 miktarlı ana taşınmazın ada numarası belli olup, bu yerden özgülenen dava konusu taşınmaz için aynı ada numarasıyla o yerdeki en son parsel numarası verilerek sicil oluşturulması 3402 sayılı Yasanın emredici koşulu olup, yeni bu ada numarası verilmesi de doğru değildir.

Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428.maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, 13.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2010/6305, K. 2011/3426, 13 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/6305
Karar No
2011/3426
Tarih
13 Haziran 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/6306 K.2011/7569
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2010/6306 K.2011/3581
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/6306 K.2011/3427
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2010/6307 K.2011/3582
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/6307 K.2011/3754
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/6308 K.2011/4243

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.