Davacı, satın alma ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki nedeniyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur. Öteki davalı köy tüzel kişiliği temsilcisine dava dilekçesi yöntemine uygun biçimde tebliğ edilmesine karşın, oturumlara katılmamış, yanıt vermemiş ve kendisini bir vekille temsil ettirmemiştir.
Mahkemece, zilyetlikle kazanma koşullarının davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişinin 25.02.2010 tarihli rapor ve krokisinde A harfiyle gösterilen 1284,42 m² taşınmaz bölümünün davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taşınmazın batısından geçen yolun asfalt köy yolu olduğu anlaşılmaktadır. Böyle bir yolun ancak köy tüzel kişiliği veya İl Özel İdaresi tarafından yapılması mümkündür. Davanın tarafı olan köy tüzel kişiliğince bu konuda herhangi bir bilgi ve belge sunulmamış ve bu husus temyiz konusu yapılmamıştır. Kaldı ki, kamulaştırıldığı bildirilen yolun altında kalan ve teknik bilirkişinin krokisinde B harfiyle gösterilen kısımla ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğine göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına 24.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.