İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/1541 K.2011/6071

... ile ... ve Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 21.10.2010 gün ve 1093/1328 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde…

Esas2011/1541Karar2011/6071Tarih21 Kasım 2011Okuma5 dk · 982 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2011/1541 E., 2011/6071 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Kasım 2011
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu İptali ve Tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

982 kelime·5 dk okuma

... ile ... ve Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 21.10.2010 gün ve 1093/1328 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili, satın alma ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak davalı ... adına kayıtlı 131 ada 90 parsel ile Hazine adına kayıtlı 147 ada 287 parsel kapsamında kalan taşınmaz bölümlerinin tapu kayıtlarının iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, 21.10.2010 tarihli oturumda 131 ada 90 parsele yönelik davadan feragat ettiğini bildirmiştir.

Davalı Hazine vekili ile davalı ..., davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.

Mahkemece, 131 ada 90 parsele ilişkin davanın reddine,147 ada 287 parsel hakkındaki davanın kabulüne, teknik bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen 6839.32 m2 yüzölçümlü yerin tapu kaydının iptaliyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hükmün kabule ilişkin bölümü, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Ham toprak niteliğindeki dava konusu 147 ada 287 parsel, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup ileride tarım arazisine dönüştürülmesi mümkün bulunduğundan 05.12.2001 tarihinde belgesizden Hazine adına tespit edilmiş, tutanağın 07.04.2003 tarihinde kesinleşmesi üzerine tapu kaydı oluşmuştur.

Dava; TMK.nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi uyarınca iptal ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, yöreye ait 1983 yılında çekilmiş hava fotoğrafı keşif sırasında taşınmaz başında uygulanmış ise de; yapılan araştırma ve inceleme yeterli olmadığı gibi uygulanan hava fotoğrafı çok eski olup taşınmazın niteliğini ve zilyetliğin başlangıç tarihi ile kazanmayı sağlayan zilyetlik olgusunu belirlemekten uzaktır. Ayrıca yöreye ait tespit tarihinden geriye doğru 20 yıl öncesine ilişkin iki ayrı zamanda çekilmiş (1975-1980) hava fotoğraflarının bulunup bulunmadığı açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Komutanlığı’ndan sorulmamıştır.

Dava konusu taşınmaz, kadastro çalışmaları sırasında ham toprak niteliğinde Hazine adına tespit edilmiştir. Böyle bir yerin imar-ihya yoluyla kazanılabilmesi için niteliğinin açıkça belirlenmesi, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesinde belirtilen imar ve ihyaya ilişkin tüm olumlu ve olumsuz koşulların araştırılması, kazanma koşullarının kanıtlanması gerekmektedir.

Az önce de açıklandığı üzere; böyle bir yerin imar-ihya yoluyla kazanılması için emek ve para harcanmak suretiyle tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu olgunun tamamlandığı tarihten tespit tarihine (2001) kadar 20 yıldan fazla süre ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesindeki koşullar altında tasarruf edilmiş olması gerekir. Bir arazinin kullanım süresi, niteliği ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır.

Bu hava fotoğraflarının tespit tarihinden önceki yıllara ait en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için tespit tarihine göre 20–25 yıl öncesine ait (1975-1980 yılları arası) stereoskopik hava fotoğraflarının istenilmesi ve bu fotoğrafların stereoskopla incelenmesi gerekir.

Stereoskopik çift hava fotoğrafı, bir stereoskop altında incelendiğinde arazinin üç boyutlu görülebilmesi, taşınmazın sınırlarının açıkça belirlenebilmesi ve bu amaçla ekilemeyen bakir alanların net bir biçimde tespitinin yapılabilmesi mümkündür.

Mahkemece, ziraat mühendisi, kadastro fen bilirkişisi, jeodezi ve fotoğrametri mühendisinden oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu marifetiyle tespit tarihine göre 20–25 yıl öncesine ait (1975-1980 yılları arası) iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak Harita Genel Komutanlığından sorulması, bu tarihlere ait hava fotoğraflarının varlığının belirlenmesi halinde getirtilmesi, stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırılarak taşınmazın niteliğinin, kullanım süresinin, ne zaman kullanılmaya başlandığının belirlenmesine çalışılması,

tanık ve yerel bilirkişi sözlerinin, bilimsel esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi, taşınmaz üzerinde imar-ihya işlemlerine başlandığı ve tamamlandığı tarih ile tarımsal amaçlı zilyetlik başlangıç tarihinin ayrı ayrı tespiti, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca ulaşılması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Dava konusu taşınmaz bölümü 147 ada 287 parsel kapsamında kalan bir yerdir. Mahkemece, A harfiyle gösterilen bölüm yönünden iptal ve tescile karar verilmiş, teknik bilirkişi raporunda C, D ve E harfleriyle gösterilen bölümler 287 parselden ayrılmış olmasına karşılık bu bölümler ayrı bir parsel olarak belirlenmemiştir. Başka bir anlatımla, C, D ve E harfleriyle gösterilen bölümler boşta bırakılmıştır.

Yani (A)'nın iptali ile aynı ada son parsel numarası ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilirken, C, D ve E'den biride aynı ada ve aynı parsel ile kayıt maliki üzerinde bırakılmasına, diğer iki bölümünde yine aynı ada son parsel numaralarıyla kayıt maliki adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmelidir. Çünkü A'nın iptali ile taşınmaz birbirinden bağımsız dört parçaya bölünmüştür.

Kazanma koşulları oluştuğu takdirde iptal ve tescile karar verilebilmesi için dava konusu taşınmaz bölümünün ana parselden ayrılmasının mümkün olması gerekir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 15.maddesinin son fıkrası hükmüne göre, ayırmayı gerektiren taksimlerde ayırma tarihindeki imar mevzuatı dikkate alınır. İmara ilişkin anılan kanunun hükümleri emredici nitelikte olup gözönünde tutulması gerekmektedir.

Bu durumda, 3194 sayılı İmar Kanununun 15.maddesi uyarınca dava konusu taşınmaz bölümünün ifrazının mümkün olup olmadığı köylerde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, belediye sınırları içerisinde ise ilgili Belediye Başkanlığından sorularak belirlenmesi ve 3402 sayılı Kanunun 15/2.maddesi hükmünün göz önünde tutulması gerekmektedir.

Bundan ayrı, davacı vekili eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanmış olup tespit tarihine kadar davacının bağımsız zilyetliği 20 yılı bulmamaktadır. Mahkemece, davacı hakkında araştırma yapılmış ise de, satıcı Osman Yanar yönünden miktar araştırması yapılmamıştır.

3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmüne göre; zilyetliğin bu kanunda yazılı belgelerden birisi ile ispatı yoluna gidilmeyen hallerde, zilyedin aynı çalışma alanı içinde kazanabileceği miktar sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümü geçmeyecektir.

Anılan hüküm gözönünde tutularak 26.07.1972 tarihinden sonra davacı ve satıcı adına kadastro yolu ile veya açılan dava sonunda tescil edilmiş taşınmaz veya taşınmazlar var ise, bunların miktarlarının, çalışma alanlarının, tescil tarihlerinin Tapu Sicil Müdürlüğü ile Kadastro Müdürlüğünden, açılmış zilyetliğe dayalı tescil davası olup olmadığının o yer Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup belirlenmesi,

belgesizden edinilen taşınmazlara ait kadastro tutanakları ile tapu kayıtlarının Tapu Sicil Müdürlüğünden, tecil davalarına ilişkin dosyaların ise ait oldukları mahkemelerden getirtilerek 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi uyarınca miktar sınırlamaları yönünden gözönünde tutulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu husus araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2011/1541, K. 2011/6071, 21 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/1541
Karar No
2011/6071
Tarih
21 Kasım 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/1544 K.2011/5805
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/1549 K.2011/6075
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2011/1551 K.2011/5583
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/1553 K.2011/6034
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2011/1557 K.2011/5584
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2011/1558 K.2011/5585

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.