İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/1560 K.2011/5916

... ve müşterekleri ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ...2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 21.12.2010 gün ve 587/603 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya…

Esas2011/1560Karar2011/5916Tarih17 Kasım 2011Okuma6 dk · 1.135 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2011/1560 E., 2011/5916 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Kasım 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu iptali ve tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.135 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

... ve müşterekleri ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ...2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 21.12.2010 gün ve 587/603 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacılar vekili, vekil edenlerinin ...... ve ... mirasçılarından olduklarını, adı geçen murislerin çocukları olmadığı halde, davalının çocukları gibi nüfuslarına kaydedilmiş olması nedeniyle miras bırakanlardan kalan dava dilekçesinde cilt ve sayfa numaraları belirtilen taşınmazların kadastro çalışmalarında tek mirasçı sıfatıyla davalı adına tespit edildiğini, halen davalının gerçek anne ve babasının hükmen belirlendiğini açıklayarak, Vekil edenlerinin miras bırakanlarından intikalen davalı üzerine tespit ve tescil edilen tapu kayıtlarının iptali ile ...... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, vekil edeninin miras bırakanlarının kadastro tespit tarihinden önce öldüklerini, hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacıların dayandığı kayıt tashihine ilişkin ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/549 E.1976/418 K. sayılı dosyanın dahi 1977 yılında kesinleştiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, davacıların durumu öğrenme tarihleri de gözönüne alındığında süresi içinde açılmayan davanın TMK.nun 2 ve 3. maddelerinde belirtilen dürüstlük ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gibi, hak düşürücü sürenin de geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava konusu 15, 40, 42, 52, 225, 227, 234, 478, 680 ve 732 parseller senetsizden ......’nun zilyetliğinde iken ölümü üzerine oğlu ... adına 1972 yılı Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında yapılan kadastro çalışmalarında tespitle, kısmen itirazsız 15.11.1972, kısmen komisyon kararı ile 6.5.1974 tarihlerinde kesinleşmiştir. Uyuşmazlığa konu 18, 153, 216, 392, 431, 645, 672, 679 sayılı parseller ise tapu kayıtlarına istinaden ...... ve ... tasarrufunda iken ölümleri nedeniyle yine 1972 yılının Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında muhtelif tarihlerde yapılan kadastro çalışmalarında tek mirasçıları-oğulları olduğu bildirilerek davalı ... adına

tespit edilmiş ve tümü 15.11.1972 tarihinde kesinleşmiştir. Dosya arasında mevcut tapu kayıtlarına göre, davalı halen uyuşmazlık konusu 216 ve 732 sayılı parsellerde paylı mülkiyet şeklinde paydaş, diğer parsellerin ise tamamı üzerinde mülkiyet hakkına sahip bulunmaktadır.

Dosyaya eklenen ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/549 Esas, 1976/418 Karar sayılı dosyası incelendiğinde; ... ve müştereklerinin temyiz incelemesine konu davanın davalısı da olan ... ve müşterekleri ile Nüfus Müdürlüğüne yönelttikleri davada miras bırakanları ...ve ...’nun çocuğu olmadığı halde nüfus kayıtlarına oğulları olarak kayıtlı bulunan ve aslen yeğenleri olan ...’in gerçek hanesine aktarılarak nüfus kayıtlarının tashihine karar verilmesinin talep ve dava edildiği, yargılama süreci sonunda ...’nun mevcut nüfus kaydının iptali ile gerçek anne ve babası olan ... ve ... ...’nun hanesine kaydına karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 14.4.1977 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

Davacılar tarafından ibraz edilen ...Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/ 429 Esas ve 2010/937 Karar sayılı mirasçılık belgesinin incelenmesinde; ......’nun 9.11.1967, eşi ...’nun ise 10.4.1972 tarihinde ölümü üzerine temyiz incelemesine konu dosyanın davacıları, davalı ... ve dava dışı mirasçılarının kaldığı görülmüştür.

Kural olarak, hukuk sistemimizde ayni hakların kullanımı süreye tabi bulunmamaktadır. Buna karşılık birer tasfiye kanunu olan Tapulama/Kadastro Kanunlarında tapulama ve kadastro yoluyla oluşan kayıtlara karşı açılacak tapu iptali ve tescil davaları için dava açma süresi öngörülmüştür.

Yürürlükten kaldırılan 766 sayılı Tapulama Kanununun 31/2 maddesi ve bu maddenin karşılığı olan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde “ Tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki sebeplere dayanılarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” denilmiştir.

Böylece kadastro işlemlerinin eski olaylara dayanılarak süresiz askıda bırakılmasının kamu düzenini ters yönde etkileyeceği ve kamu zararı doğuracağından hareketle kısıtlama getirilmiştir. Esasen bu maddeler ile getirilen düzenleme, doğrudan doğruya hakka yönelik olmayıp, büyük emekle meydana getirilen tapu sicilinde kararlılık sağlanması ve sicillerin sık sık bozulmaması hedeflenmiştir.

Başka bir anlatımla, getirilen hak düşürücü sürelere bağlı olarak öngörülen sürenin geçmesiyle tutanaklarda belirtilen ve tapu sicillerine yansıyan kayda karşı hak arama yolunun kapatılmasıyla tapu sicilinin kesinlik kazanması ve kadastroyla ilgili uyuşmazlıkların bir an önce sonuçlandırılması amaçlanmıştır.

Somut olaya gelince; taraflar miras bırakanları ...... ve ... yukarıda da açıklandığı üzere kadastro tespit tarihlerinden önce vefat etmiştir. Davacılar, davalının miras bırakanlarının çocuğu-tek mirasçısı olmadığını ileri sürerek, kadastro çalışmalarında belirlenen tespite ve davalı adına oluşan sicile karşı çıkmaktadır. Dava, kadastro tespiti ile oluşan sicillere ilişkin olarak miras bırakanların ölüm tarihleri itibariyle oluşan davacıların mirasçılık sıfatı iddiası - tespit öncesi nedene dayalı olarak 15.10.2010 tarihinde açıldığına göre davanın hak düşürücü süreden reddine ilişkin hükümde isabetsizlik bulunmamıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 17.11.2011 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davacılar vekili, dava konusu taşınmazların ...ve ...'nun tek mirasçısı olduğu belirtilerek davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini, halbuki, kadastro tespit tutanaklarının kesinleşmesinden sonra açılan nüfus kayıt düzeltim davasında davalının adı geçen murislerin çocuğu olmayıp yeğeni olduğunun tespit edildiği, daha sonra açılan davada ise vekil edenlerinin de mirasçı olduğunun saptandığını ileri sürerek, davalı adına olan tapu kayıtlarının iptaliyle ...ve ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, süresi içinde açılmayan davanın TMK.nun 2 ve 3. maddelerinde belirtilen dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gibi hak düşürücü sürenin de geçtiği gerekçeleriyle reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosya arasındaki tapulama tutanakları ve tapu kayıtlarına göre, 1972 yılında yapılan tapulama tespiti bir kısım parseller yönünden 1972 yılında, diğer bir kısım parseller yönünden ise 1974 yılında kesinleşmiştir. ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/549 Esas, 1976/418 Karar sayılı hükmüyle davalı ...'nun ...ve ...'nun çocuğu olmadığının tespitiyle nüfus kayıtlarının düzeltilmesine karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 14.4.1977 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Daha sonra alınan ...Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/429 Esas, 2010/937 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre de, davalı ...’nun tek mirasçı olmadığı, ...ve ...’nun mirasçı olarak gerçekte yeğenleri olan davalıyla birlikte, davacıları ve dava dışı başka kişileri bıraktıkları anlaşılmıştır.

Dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanları ... ve ...'dan miras yoluyla kaldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Tapulama Kanunu ile Kadastro Kanunlarının tasfiye niteliğindeki kanunlar olup ülke sınırlarında bulunan taşınmazların biran önce sicile ve çapa bağlanmalarının amaçlandığı, bu nedenle bir kısım davalar için hak düşürücü sürelerin konulduğu bizimde kabulümüzdedir.

Bu amaç doğrultusunda, 766 sayılı TK.nun 31/2. maddesinin karşılığı olan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde, kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırmalara ve tespitlere, söz konusu tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı düzenlemesi getirilmiştir.

Somut olayda, öncesinin adı geçen miras bırakanlara aidiyetinde uyuşmazlık bulunmayan dava konusu taşınmazların, kadastro tespitinden sonra açılmış ve kesinleşmiş hükümlerle belirlenmiş olan nüfus kayıtlarına ve buna dayanılarak alınmış mirasçılık belgesine göre, iptal ve tescil isteğinde bulunulmuştur. Davacıların mirasçı oldukları kadastro tespitinden önce bilinmemekteydi. Bu husus kadastro tespitlerinin kesinleşmelerinden sonra kesinleşen mahkeme hükümleriyle anlaşılmıştır. Davacılar tarafından, kadastro tespiti öncesi nedene dayanılmadığından 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde düzenlemesini bulan ve tespit öncesi nedenlere dayanılarak açılan iptal ve tescil davalarına uygulanması gereken 10 yıllık hak düşürücü sürenin eldeki davada uygulanma olanağı bulunmamaktadır.

Mahkemece, iddia ve savunma çerçevesinde taraf delilleri toplanarak buna göre, uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı düşüncesindeyim. Yerel mahkeme hükmünün açıklanan bu gerekçelerle bozulması yerine onanması şeklindeki Sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım. 17.11.2011

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2011/1560, K. 2011/5916, 17 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/1560
Karar No
2011/5916
Tarih
17 Kasım 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2011/1561 K.2011/1884
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/1561 K.2011/6054
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/1563 K.2011/7205
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2011/1563 K.2011/1886
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/1565 K.2011/5806
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/1578 K.2011/5816

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.