İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/1746 K.2011/5947

... ve müşterekleri ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair .. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 28.10.2010 gün ve 340/338 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya…

Esas2011/1746Karar2011/5947Tarih17 Kasım 2011Okuma5 dk · 975 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2011/1746 E., 2011/5947 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Kasım 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu İptali ve Tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

975 kelime·5 dk okuma

... ve müşterekleri ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair .. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 28.10.2010 gün ve 340/338 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacılar vekili dava dilekçesinde; vekil edenlerinin 102 ada 6 nolu parselin maliki olduklarını, taşınmazın vekil edenlerinin annelerinden kendilerine intikal ettiğini, üzerinde 40 – 50 yaşlarında fındık ağaçlarının bulunduğunu, davalı adına tapuda kayıtlı bulunan 102 ada 7 parselinde 4 – 5 yıl önce bahçe haline getirildiğini, tarıma açıldığını, hudutları üzerindeki bitki örtüsünün rahatlıkla bilinebilecek durumda olduğunu, 102 ada 6 nolu parselle birlikte kullanılan taşınmazın bir kısmının 102 ada 7 parsel içerisinde ve onunla birlikte tespit ve tescil edildiğini açıklayarak 7 sayılı parsel içinde kalan kısım bakımından davalının tapu kaydının iptali ile vekil edenlerine ait 102 ada 6 parsele ilavesi suretiyle tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; 102 ada 6 ve 7 nolu parsellerin arasındaki sınırın sabit olduğunu, 30 yılı aşkın süreden beri vekil edeninin zilyet ve tasarrufunda olduğunu, Kadastro Mahkemesinde açılan davada sınıra itiraz etmediklerini belirterek yerinde bulunmayan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, “…102 ada 7 nolu parsele ait tapunun teknik bilirkişiler .. ile ...’in 2.8.2010 tarihli rapor ve krokisinde mavi çizgiler ile taranmış ve yeni fındıklık olarak gösterilen yer dışında kalan kısmın iptaline, iptal edilen kısmın 102 ada 7 nolu parselden ayrılmasına ve ayrılan bu kısmın 102 ada 6 nolu parsele ilave edilmesine…” karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava; kazanmayı sağlayan zilyetlik, muristen intikal ve paylaşım hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi kurulan hüküm ve hükme esas alınan teknik bilirkişilerin krokisi infazda duraksama yaratmaktadır.

Davacılar vekili, dava konusu 102 ada 6 nolu parselin vekil edenlerinin annesi ...’dan kaldığını, davacının mirasçılarına intikal ettiğini, bu parselle birlikte kullanılan taşınmazın bir bölümünün davalıya ait 102 ada 7 sayılı parselle birlikte davalı adına tespit ve tescil edildiğini belirterek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı vekili ise, Kadastro Mahkemesinde görülen davada davacılar ile murislerinin sınırın tespitine bir itirazda bulunmadıklarını, bu hususu şimdi ileri sürdüklerini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.

Görüldüğü gibi taraflar arasındaki uyuşmazlık ortak sınırdan kaynaklanmaktadır.

Her iki ada ve parselin kadastro tutanakları 1998 tarihinde düzenlenmiş, ancak aynı köyde bulunan bazı şahıslar tarafından dava konusu parsellerle birlikte diğer bir çok parselin köyün merası oldukları gerekçesiyle Kadastro Mahkemesinde tespite itiraz davasını açmışlar, daha sonrada tespite itiraz davasını açanların davadan feragat etmeleri nedeniyle dava konusu yapılan ada ve parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiştir.

Anılan Kadastro Mahkemesinin 10.10.2002 tarih ve 1999/9 Esas, 2002/10 Karar sayılı kararı temyiz edilmeksizin 29.11.2002 tarihinde kesinleşmiştir. Davacıların miras bırakanı ... ile 102 ada 7 sayılı parselin maliki Kadastro Mahkemesinde davalı tarafta yer almışlardır. Bu nedenle aralarında hukuki yarar çatışması bulunmadığından kendileri açısından Kadastro Mahkemesinin kesinleşmiş kararı kesin hüküm oluşturmaz.

Dava konusu 102 ada 6 ve 7 sayılı parseller belgesizden tespit malikleri adına tespit ve tescil edilmişlerdir.

29.6.2010 tarihinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ile tanıklar; taşınmazlar arasındaki ortak sınırı bilmediklerini, ancak teknik bilirkişi Selim Dirik ve arkadaşının raporunda yeni fındıklık olarak belirtilen alanın davalıya ait olduğunu, eski fındıklık yeri olarak işaretlenen alanın ise davacıların babası Mehmet Nur tarafından 40 yıl önce fındık ağaçlarının dikildiğini bildirmişlerdir.

Teknik bilirkişiler uyuşmazlık konusu olan alanları B, F, G ile işaretlemişler ve bir bölümünü ise işaretsiz bırakmışlardır. Mahkemece de, sadece “…2.8.2010 tarihli rapor ve krokide mavi çizgiler ile taranmış ve yeni fındıklık olarak gösterilen yer dışında kalan kısmın iptaline…” denilmek suretiyle hüküm kurulmuştur.

Açıklandığı gibi iptal edilen kısmın neresi olduğu, harflerle işaretlenen yerler mi, yoksa bunlarla birlikte harfsiz görünen yer mi olduğu konusunda duraksama söz konusudur. Hükmün bu haliyle Tapu Sicil Müdürlüğünde infazı güçtür.

TMK. nun 713/7. fıkrasında “Kararda, tescili istenilen taşınmazın niteliği, yeri, sınırları ve yüzölçümü belirtilir ve karara uzmanlarca düzenlenen teknik bilgileri içeren krokileri eklenir” denilmektedir. Şu halde, teknik bilirkişilerce hazırlanacak ölçekli krokinin anılan fıkrada belirtilen hususları içermesi ve hüküm fıkrasının da anılan fıkraya uygun olarak kurulması zorunludur. Her ne kadar davalı vekili, davacı tarafından tanık olarak gösterilen isimlerin keşif yerinde yerel bilirkişi olarak dinlendiklerini ve bunların bu şekilde dinlenmesinin usule aykırı olduğunu bildirmiş ise de, aynı bilirkişiler mahkemece, idari makamdan istenen listede isimleri bulunan kişiler olduğundan bu kişilerin yerel bilirkişi olarak dinlenmelerinde bir sakınca bulunmamaktadır.

Taşınmazlar arasındaki ortak sınır kayıt ve belgelerin uygulanmasıyla ya da dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların beyanlarıyla saptanamadığı taktirde iki taşınmaz arasında uyuşmazlık konusu olan bölümün miktarının saptanması ve davacılar ile davalı tarafa ait tapu kayıtlarındaki miktarlara oranlanması ve bu şekilde bölünmesi suretiyle sorunun çözümlenmesi yoluna gidilmelidir. Daire ve Yargıtay uygulaması da bu tür olaylarda bu yöndedir. Yani uyuşmazlık konusu alan; tarafların sahip oldukları tapu kayıtlarındaki miktar esas alınarak oranlama suretiyle bölüştürülür. Somut olayda da, dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar ortak sınırı bilmediklerini bildirmiştir. Bu durum karşısında yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda sorunun çözüme kavuşturulması düşünülmelidir.

Bundan ayrı, her ne kadar dosya arasında bulunan 102 ada 6 sayılı parselin tapu kaydı ile resmi akit tablosuna göre, davacıların taşınmazı 17.11.2009 tarihinde satın aldıkları görülmekte ise de, esasen dava konusu parselin anneleri ...’dan kaldığı, malik tarafından çocuklarına tapuda intikal yapılırken satış gibi gösterildiği, anneye ait tüm hakların halefiyet kuralı gereğince davacı çocuklarına geçtiği gözetildiğinde somut olayda, TMK. nun 719. maddesinin uygulama yeri olamaz. Yani davacıların şahsi hakkı satın alınan tapu kaydının miktarıyla geçerlidir, ilkesi açıklanan durum karşısında somut olayda uygulama yeri bulamaz.

Saptanan bu somut olgular karşısında yerel mahkemenin hükmü eksik araştırma ve incelemeye dayalı olup, usul ve yasaya aykırıdır.

Davalı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK.nun Geçici madde 3’ün yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 134,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 400,60 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına 17.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2011/1746, K. 2011/5947, 17 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/1746
Karar No
2011/5947
Tarih
17 Kasım 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2011/1747 K.2011/5003
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2011/1748 K.2011/5004
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/1748 K.2011/6036
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2011/1749 K.2011/5005
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/1749 K.2011/5964
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2011/1751 K.2011/5007

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.