İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/1920 K.2011/6464

... ile davalı-birleşen dosya davacısı Hazine ve davalı ... Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ...Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 10.12.2010 gün ve 485/713 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi…

Esas2011/1920Karar2011/6464Tarih1 Aralık 2011Okuma5 dk · 1.060 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2011/1920 E., 2011/6464 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Aralık 2011
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.060 kelime·5 dk okuma

... ile davalı-birleşen dosya davacısı Hazine ve davalı ... Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ...Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 10.12.2010 gün ve 485/713 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı-birleşen dosya davacısı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı ...; mevki ve sınırları dava dilekçesinde gösterilen 3000 m2'lik taşınmazı 23-25 yıldan beri zilyetliği altında olması nedeniyle bu yerin adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Hazine vekili, davacı lehine zilyetlikle kazanma şartlarının gerçekleşmediğinden davanın reddine ve bu yerin 4721 sayılı TMK.nun 713/6. maddesi uyarınca Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Ayrıca, karşı dava açarak, bu yerin Hazine adına tesciline ve davalı ...'ın müdahalesinin önlenmesini talep ve dava etmiştir. Bu dava, eldeki dava ile birleştirilmiştir.

Davalı ... Tüzel Kişiliğine dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup, yanıt vermemiş ve oturumlara katılmamıştır.

Mahkemece, ilk davacı ... lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanma koşullarının oluştuğundan davanın kabulü ile teknik bilirkişi raporunda gösterilen 3.000 m2'lik taşınmazın davacı adına tapu siciline tesciline, davalı-karşı davacı Hazinenin tescil ve elatmanın önlenmesi davasının reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı-karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tescile konu taşınmaz, tapulama çalışmasında "...tapusuz yerlerden olup fiili durumu olarak ziraat yapılmasına uygun olmadığı ve herhangi birisi tarafından kullanılmadığından...” söz edilerek tescil harici bırakılmıştır. Mahkemece, 10.10.2005 tarihinde mahalinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar.

1976 yılında yapılan tapulama çalışmalarından önce dava konusu taşınmazda köylülerin hayvan otlattığını, 1976 yılından sonra davacının babasının ekin ekmek suretiyle taşınmazı kullandığını ve yaklaşık 10 yıl önce yaşlanması nedeniyle oğlu davacı ...'e devrettiğini söylemişlerdir. Ne var ki, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.

Şöyle ki, mahalli bilirkişi ve davacı tanıkları öncesinde köy halkının hayvanlarını bu taşınmazda otlattığını beyan etmekle; hayvanların otlatıldığı her yer mera sayılmaz ise de mahkemece yöntemine uygun biçimde mera araştırması yapılmalıdır. 4342 sayılı Mera Kanununun 3/b maddesinde, meralar, hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerler olarak tanımlanmıştır.

Aynı kanunun 4. maddesi meraların amaçları dışında kullanılamayacağını, kazandırıcı zamanaşımının uygulanamayacağını düzenlemiştir. Böyle yerlerin mera niteliği kanunlarda belirtilen yetkili organlarca değiştirilmedikçe zilyetlikle kazanılamaz ve tapu siciline tescil edilemez.

Mera iddiası olan bir yerin tapu siciline tescil edilebilmesi için mera niteliğinde olmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması gerekir. Bir yerin öncesinin veya şimdiki durumunun tahsisli ve kadim meralardan olup olmadığı ayrı usul ve şekilde araştırılmaya tabidir. Tahsisli ve kadim meraların oluşumu birbirlerinden farklıdır.

Tahsisli meralar yetkili merciler tarafından kamunun yararlanılmasına ayrılmak suretiyle ve tahsis yoluyla oluştuğu halde kadim meralar başlangıcı bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel olarak o yer halkının yararlanması suretiyle kamu malı niteliğini kazanırlar.

HGK’nun 30.10.1991 gün 1991/8-427-544 ve 3.5.1995 gün ve 1995/17-149-502 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi bir yerin yetkili bir merci tarafından mera olarak tahsis edilmesi, evveliyatı itibariyle o yerin mutlak surette mera olarak kabulüne yeterli olmadığı gibi zilyetlikle iktisap iddiasının dinlenilmesine de engel değildir.

Bir yerin yetkili merci tarafından mera olarak tahsisinin yapılmış olması durumunda gerçek kişinin o yerdeki zilyetliği sona ereceğinden mera olarak tahsisin yapıldığı tarih itibariyle kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinme koşullarının saptanması gerekir. Taşınmazın tahsis yoluyla değil de kadim mera olduğunun anlaşılması halinde ise hiçbir şekilde kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisabı mümkün değildir.

Taşınmazın tahsisli meralardan olup olmadığı hususu araştırılırken, öncelikle bu yerde mera tahsisinin bulunup bulunmadığının İlçe ve İl Özel İdare Müdürlüğü ile Tarım Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğü'nden ayrı ayrı sorulması, varsa mera tahsis tutanağı ve paftası getirtilerek mahallinde uzman bilirkişi aracılığıyla uygulanması, nizalı taşınmazın tahsisli mera haritası kapsamında kalıp kalmadığı, mera norm kararına göre tahsis edilen meranın menşei norm kararından araştırılarak tahsisin mevcut meradan mı, yoksa bakanlık emrine geçen yerlerden mi yapıldığı tahkik ve tespit edilmelidir.

Ne var ki, mahkemece Mersin İl Tarım Müdürlüğü'nün 23.11.2004 tarihli yazısında mera olarak belirlenen parsel numaraları bildirildiği halde bu meralara ait kroki ve mera tahsis kararına ilişkin belgeler dosya içerisine getirtilmemiştir.

Bu nedenle, ayrıca İl Özel İdare Müdürlüğüne yazılacak yazıyla dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde yetkili komisyonlarca mera tahsisinin yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa tahsise ilişkin norm kararı ile eklerinin gönderilmesinin istenilmesi, bundan sonra yeniden taşınmazın bulunduğu yerde yerel, teknik ve uzman ziraat mühendisi aracılığıyla keşif yapılarak zemine uygulanması, çekişme konusu taşınmazın tahsisli mera içinde kalıp kalmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir.

Ayrıca, bir arazinin kullanım süresi ve niteliği ile üzerinde imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihin en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Bu hava fotoğraflarının en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Sağlıklı bir yargıya ulaşmak için tespit dışı bırakma tarihinden sonra olmak üzere, dava tarihine göre 20-30 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğraflarının dosyada yer almış olması ve bu fotoğrafların stereoskopla incelenmesi gerekir.

Stereoskopik çift hava fotoğrafı bir stereoskop altında incelendiğinde arazinin üç boyutlu görünmesi, taşınmazın çekim tarihindeki sınırlarının ve niteliğinin belirlenebilmesi, bu yolla ekilemeyen alanların net bir biçimde tespitinin yapılabilmesi mümkündür. Mahkemece uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için gerekli bulunan hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır.

Hal böyle olunca, mahkemece yapılacak iş; yukarıda belirtilen bilirkişiler ile birlikte jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisinden oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının mercinden getirtilip stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yapılarak;

öncelikle çekişme konusu taşınmaz hava fotoğrafında gösterilmeli, daha sonra bu yerin önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise imar ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarımsal amaçlı zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenebilmesine çalışılması gerekir. Tanık ve yerel bilirkişi beyanları bilimsel esaslara göre hazırlanan bu uzman bilirkişi raporuyla denetlenmelidir.

Bundan ayrı, tapusuz taşınmazın zilyetlik yoluyla tapu siciline tescil edilebilmesi için çifte tapu oluşturmamak bakımından öncesinin tapusuz olması gerekir. Mahkemenin bu yöndeki araştırması dahi yetersizdir. Dava konusu taşınmaza ilişkin kroki de eklenmek suretiyle Anamur Tapu Sicil Müdürlüğü'ne yazılacak müzekkere ile taşınmazın tapulu yerlerden olup olmadığı sorulmalı, yine taşınmazın hangi tarihte tespit harici bırakıldığı da aynı şekilde taşınmaza ilişkin kroki eklenerek kadastro müdürlüğünden sorulmalı verilecek cevaplar dosya arasına konularak hüküm kurulurken göz önünde bulundurulmalı ve bu eksiklikler giderildikten sonra toplanacak taraf delillerine göre dava hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Kabule göre de; krokiye atıfta bulunulmadan ve tesciline karar verilen yerin zeminde kapladığı alan belirlenmeden infazı kabil olmayacak şekilde hüküm tesisi ve davanın niteliği gereği yasal hasım olan Hazinenin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmuş olması da doğru değildir.

Davalı ve davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı görülen mahkeme hükmünün 6100 sayılı ...nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2011/1920, K. 2011/6464, 1 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/1920
Karar No
2011/6464
Tarih
1 Aralık 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/1921 K.2011/6221
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2011/1922 K.2011/8251
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2011/1922 K.2011/11311
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/1923 K.2011/4452
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/1923 K.2011/6214
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/1924 K.2011/6305

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.