İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/212 K.2011/4228

...ile ... ve Arıklı Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 09.06.2010 gün ve 220/460 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla…

Esas2011/212Karar2011/4228Tarih14 Temmuz 2011Okuma5 dk · 980 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2011/212 E., 2011/4228 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Temmuz 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

980 kelime·5 dk okuma

...ile ... ve Arıklı Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 09.06.2010 gün ve 220/460 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukusal nedenlerine tutunarak kadastro çalışmalarında “taşlık” niteliğiyle tespit dışı bırakılan; dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı iki parçadan oluşan 100 dönüm miktarlı taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili, uyuşmazlık konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşlık ve kayalık yerlerden olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur.

Davalı Arıklı köyü tüzel kişiliği temsilcisi yargılama oturumlarına katılmamıştır.

Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince zilyetlikle kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiğinden bahisle davanın kabulüne, teknik bilirkişinin 19.4.2010 tarihli rapor ve krokisinde A harfi ile gösterilen 51.812,15 m2 ve B harfiyle gösterilen 48.187,85 m2 taşınmaz bölümünün davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

Toplanan kanıtlar, tüm dosya kapsamından: özellikle Dairenin 23.11.2006 tarih ve 2006/6713 E. – 7238 K. sayılı bozma ilamında, özetle, hava fotoğraflarının mahalline yöntemine uygun biçimde uygulanması, bilirkişilerden bilimsel verilere uygun rapor alınması gibi konulara işaret edilmiştir. Bilindiği üzere ve kural olarak Yargıtay bozma ilamına uyulmakla davanın yanları için lehte ve aleyhte kazanılmış hak oluşacağı kuşkusuzdur. Ancak, TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerine dayalı olarak açılan tescil davalarının kamusal yönü ve re'sen araştırma bakımından yerel mahkemelerin takdir hakları önem arzetmekdedir.

Bundan ayrı, TMK.nun 713/3 maddesi hükmüne göre tescil davaları Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişiliğine yöneltilir. ... taşınmaz bölümlerinin dava tarihi itibariyle

Arıklı köyü hudutları dahilinde bulunduğu bildirildiği halde, davacı vekili bozma sonrası 26.12.2006 tarihli dilekçesinde dava konusu taşınmaz bölümlerinin yeni kurulan Yumrutaş köyü tüzel kişiliğine bağlandığını bildirmiş, ilgili köyün 3.8.2006 tarihinde tüzel kişilik kazandığına ilişkin belge dosya arasına getirtildiği halde, nizalı taşınmazın yeni kurulan köy hudutlarına alınıp alınmadığı hususu üzerinde durulmamış; yeni köy hudutlarında bulunuyor ise taraf teşkili tamamlanmamıştır.

Öte yandan bozmaya uyulmakla, bozma ilamı uyarınca araştırma ve inceleme yapmak yükümlülüğü doğar. Yukarıda tarihi ve sayısı yazılı Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere, imar-ihya işlemlerinin başladığı ve tamamlandığı tarihlerin, taşınmazın niteliğinin ve zilyetlik süresinin belirlenmesi bakımından yapılan inceleme yeterli bulunmamaktadır.

Her ne kadar mahallinde keşif icrasıyla harita mühendisi bilirkişinin tarihsiz raporu ile ziraat mühendisi ve jeolog bilirkişilerin raporları dosya arasına konulmuş ise de, belirtilen rapor ve krokiler kapsamları itibariyle taşınmazların niteliğini belirtir, bilimsel verilere uygun ve yeterli incelemeyi içerir nitelikte bulunmamaktadır.

Mahkemece yapılacak iş; öncelikle nizalı taşınmaz bölümlerinin yeni kurulan Yumrutaş köyü sınırları dahilinde bulunduğunun tespiti halinde ilgili köy tüzel kişiliğine davanın yöneltilerek, katıldığı takdirde varsa delillerinin sorulması, bundan sonra yerel bilirkişi ve tanıklara HUMK.nun 258. maddesi gereğince davetiye tebliği ile mahallinde keşif yapılarak uyuşmazlık konusu taşınmazlar üzerinde imar-ihya çalışmalarının ne zaman başladığı, ne şekilde sürdürüldüğü ve ne zaman tamamlandığı, dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde tasarrufun nasıl sürdürüldüğü hususlarının sorulup belirlenmesi;

bir arazinin kullanım süresi ve niteliği ile üzerinde imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihin en iyi belirlenme yöntemi olan hava fotoğraflarından yararlanılması amacıyla bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için tespit dışı bırakılma tarihi olan 1967 yılından sonra dava tarihine göre 20 – 25 yıl öncesine ait (dosyada mevcut 1984 tarihli hava fotoğrafından başka) varsa diğer hava fotoğraflarının da getirtilerek, gerek mevcut 1984 tarihli gerekse getirtilecek hava fotoğraflarının mahallinde yapılacak keşifde daha önceki keşiflerde bulunanlar haricinde uzman jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi tarafından zemine uygulanarak,

stereoskopla incelenmesi, stereoskopik çift hava fotoğrafı bir stereoskop altında incelendiğinde arazinin üç boyutlu görüleceği, taşınmazın sınırlarının belirlenebileceği ve bu amaçla ekilemeyen bakir alanların net bir biçimde tespitinin yapılması mümkündür.

Bilimsel verilere dayalı rapor tanzimi ile taşınmaz bölümlerinin hava fotoğrafları üzerindeki konumumun denetime uygun şekilde gösterilmesi, ziraatçı uzman bilirkişiden dava konusu taşınmaz bölümlerinin yüzölçümleri de dikkate alınarak gerekirse nitelikleri bakımından ayrı ayrı bölümlere ayrılmak suretiyle bilimsel verilere dayalı, çevre taşınmazlarla mukayeseli ve ayrıntılı rapor alınması,

dava konusu taşınmaz bölümlerine komşu ve itirazlı olduğu bildirilen 791 ve 792 parsellere ilişkin kadastro tutanaklarının tüm sayfalarının onaylı ve okunaklı suret ya da fotokopileriyle, varsa dayanak tapu ve vergi kayıtlarının onaylı örneklerinin getirtilerek nizalı taşınmaz yönlerinin ne ve kim olarak gösterildiğinin belirlenmesi, yine komşu parsellere ait varsa hüküm dosyalarında yapılan keşif tutanaklarıyla bilirkişi raporlarının ve krokilerinin onaylı birer örneğinin dosyaya alınarak nizalı taşınmaz bölümlerinin niteliklerine ilişkin saptamaların değerlendirilmesi,

ondan sonra toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı gözönüne alınarak sonucuna göre hüküm kurulmasıdır.

Ayrıca, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre zilyetliğin bu maddede belirtilen belgelerden biriyle ispatı yoluna gidilemeyen hallerde zilyedin aynı çalışma alanında kazanabileceği miktar suluda 40, kuru toprakta 100 dönümü geçemez.

Anılan maddenin kabul edilen ilk şekline göre sulu veya kuru toprak ayrımının 3083 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılacağı kabul edilmişken, 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinin 2.fıkrasının değişik son metnine göre “Sulu veya kuru arazi ayrımı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümlerine göre yapılır” denilmiştir.

Sulu ve kuru toprak ayırımını düzenleyen 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun tanımlar başlığını taşıyan 3. maddesi j bendinde sulu tarım arazisi “Tarımı yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, su kaynağından alınarak yeterli miktarda ve kontrollü bir şekilde karşılandığı araziler” şeklinde tanımlanmıştır.

Somut olayda; uyuşmazlık konusu taşınmaz bölümlerinin “ …Devlet imkanlarıyla sulanma imkanı bulunmadığı, ne var ki çiftçinin kendi imkanlarıyla sulanabilir arazi olduğu….” Tarım İlçe Müdürlüğünün 2.3.2006 tarihli cevapları ekinde gönderilen inceleme tutanağı ile bildirildiği halde, ziraatçı bilirkişinin 25.5.2010 tarihli raporunda açıklanan kuru tarım arazisi niteliğinde bulunduğu tespitine itibarla hüküm kurulmuştur.

Öncelikle belirtilen inceleme tutanağı ve bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi, yukarıda anılan kanun hükmüne göre taşınmazın sulu arazi olarak tanımlanabilmesi için sulanabilir nitelikte olmasının yeterli bulunduğu gözetilerek, taşınmazın sulu ya da kuru vasfının kesin olarak tespiti, sulu nitelikte olduğunun ve kazanma şartlarının oluştuğunun belirlenmesi halinde davacının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesine göre kazanabileceği miktarın 40 dönümü aşamayacağının düşünülmesi gerekir.

Davalı ... temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile usul ve yasa hükümleri ile bozma gereklerine uygun bulunmayan hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2011/212, K. 2011/4228, 14 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/212
Karar No
2011/4228
Tarih
14 Temmuz 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2011/212 K.2011/157
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2011/212 K.2011/15522
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/213 K.2011/9929
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/213 K.2011/14910
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/213 K.2011/35781
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/213 K.2011/146

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.