Davacı, davalı Hazine adına tapuda kayıtlı 158 ada 75 numaralı parselin tapu kaydının iptali ile zilyetlik hukuki sebebine istinaden adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının dava konusu taşınmaz üzerinde babasından kalan miras hakkına ve mirasçılar arasında usulüne uygun olarak yapılan taksime dayandığına ve taşınmazın önceki malikle birlikte 20 yılı aşkın bir süre zilyetliğinde bulunduğunun anlaşılmasına ve nitelik itibariyle iktisaba engel bir halin bulunmamış olmasına göre mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı Hazine vekilinin aşağıdaki hususlar dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dava, zilyetlik hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğuna göre davacı 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesine istinaden aynı çalışma alanında sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar yeri zilyetlik yoluyla iktisap edebilir. Davacının ve murisinin bu kapsamda zilyetlik yoluyla iktisap ettiği taşınmaz bulunup bulunmadığının Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüğünden; ayrıca davacı tarafından açılmış zilyetlik hukuki sebebine dayalı başka dava olup olmadığının da Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulması gerekir. Mahkemece bu norm kuralı araştırılıp yerine getirilmeden hüküm verilmiş olması isabetli değildir.
Bundan ayrı yargılama masrafı ve vekalet ücretinin davalıdan alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/J maddesine göre Hazine harçtan muaf olduğu halde yargılama masrafları arasında dava değeri üzerinden hesaplanan harcın tamamının davalı Hazineden alınmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle usul ve kanuna aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi gereği BOZULMASINA, 25.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.