İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/2605 K.2012/2065

... ve müşterekleri asli müdahiller ... ve müşterekleri ile Hazine ve Özmüş Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 23.12.2010 gün ve 194/271 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi…

Esas2011/2605Karar2012/2065Tarih22 Mart 2012Okuma7 dk · 1.311 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2011/2605 E., 2012/2065 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Mart 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.311 kelime·7 dk okuma

... ve müşterekleri asli müdahiller ... ve müşterekleri ile Hazine ve Özmüş Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 23.12.2010 gün ve 194/271 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Hazine vekili ile asli müdahillerden ... vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili, dava dilekçesinde mevki ve sınırlarını bildirdiği bir parça taşınmazın vekil edenleri tarafından imar-ihya edilip tarıma uygun hale getirildiğini ve 26 yıldan beri müvekkillerinin nizasız fasılasız zilyetliğinde bulunduğunu açıklayarak, dava konusu yerin eşit olarak davacılar adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asli müdahil ..., davacılar tarafından tescili istenen yerin babasından kalmış olup 1974 yılından beri kendisi tarafından ekilip biçilmek suretiyle kullanıldığını açıklayarak dava konusu taşınmazın kendi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Asli müdahiller vekili, taşınmazın vekil edenlerinin de miras bırakanı olan Bedevi Öcalan mirasçılarının zilyetliğinde bulunduğunu, davacılardan ... ve ...'ün asli müdahillerin kardeşi olduğunu açıklayarak asli müdahiller adına tesciline karar verilmesini istemiş iken yargılama sırasında davalarından feragat etmişlerdir.

Davalı Hazine vekili, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve davacılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşmediğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... tüzel kişiliği temsilcisi yargılamaya katılmış, açılan davaya karşı bir diyeceğinin olmadığını bildirmiştir.

Mahkemece, davanın kabulüne 15.12.2010 tarihli teknik bilirkişi raporunda A harfi ile belirtilen 100 dönümün ..., B harfi ile belirtilen 100 dönümün ..., C harfi ile belirtilen 100 dönümün ..., D harfi ile belirtilen 100 dönümün ... adına tapuya kayıt ve tesciline, asli müdahil ...'ün davasının reddine, diğer asli müdahillerin davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili ve asli müdahil ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. .//..

Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; dava konusu taşınmazın 21.08.1975 tarihinde yapılan tapulama çalışmalarında 766 sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince tespit harici bırakıldığı anlaşılmıştır. Keşifte dinlenen yerel bilirkişiler; dava konusu yerin taşlık vasfında olduğunu bildirmişlerdir.

Bilindiği üzere ve kural olarak, böyle bir yerin emek ve masraf sarf edilerek, imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesine müteakip, kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesiyle TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre kazanılması mümkündür.

İmar-İhya 3402 sayılı Yasanın 17. maddesinde; orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen arazilerin masraf ve emek sarfıyla tarıma elverişli hale getirilmesi şeklinde tanımlanmıştır. Bu halde, somut olayda, tarıma elverişli bulunmayan taşlık vasfındaki taşınmazın imar-ihya edilip edilmediği, edilmiş ise imar ihyanın hangi tarihte tamamlandığı üzerinde durulmalıdır.

Mahallinde 28.09.2007 tarihinde yapılan keşifte yerel bilirkişi ve davacı tanıkları taşınmazın "taşlık" vasfında iken davacılar tarafından bizzat taşların toplanması suretiyle bir yıl içinde imar-ihya edilip tarım arazisi haline getirildiğini ve 1980 yılından beri tarım arazisi vasfında olduğunu bildirmişlerdir.

Buna karşılık, asli müdahil ... tanıkları taşınmazın ... tarafından 1980 yılında imar-ihyasına başlanıp, 5-6 yıl öncesine kadar asli müdahilin taşları toplamaya devam ettiğini açıklamışlardır. Saptanan bu beyanlar karşısında, asli müdahil ... yönünden imar ihya ve zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiğinden bahsedilemez.

Kaldı ki, taşınmazın davacının zilyetliğinde olduğunun kabulü halinde dahi kazanmayı sağlayacak 20 yıllık zilyetliği bulunmadığından, dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre asli müdahil ... vekilinin yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün asli müdahilin davasının reddi yönünden ONANMASINA,

Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava konusu taşınmaz yukarıda açıklandığı üzere tapulama çalışmaları sırasında taşlık vasfı ile tespit harici bırakılmıştır.

Taşınmaz başında yapılan 28.09.2007 tarihli keşifte dinlenen ziraat bilirkişi 18.01.2008 tarihli raporunda, A ve B harfleri ile belirtilen yerlerin taşlardan temizlenmiş, tarım için gerekli ıslah çalışması yapılmış killi-tınlı ve derin bir profile sahip tarım arazisi vasfında olduğunu bildirmiş iken, C ve D harfleri ile belirtilen yerlerin 'yüzeysel bir profilde olup üzerindeki taşların temizlenmesine çalışılmış ise de, zeminin sert konumda olduğunu, hububat ekimi yapılmış ise de taşınmazların iyi bir tarım arazisi olmadığını ve imar ıslahına devam edilirse hububat ekimi için uygun bir hale getirilebileceğini' bildirmiştir.

Mahkeme yapmış olduğu gözlemde; teknik bilirkişinin bu beyanlarını doğrular nitelikte taşınmazın bir kısmının imar-ihya edilmediği, bir kısmının ise imar-ihyasının tamamlanmadığı, taşların yeni yeni toplanmaya başlandığı şeklinde tespitte bulunmuştur.

Teknik bilirkişinin bilimsel nitelikli raporu ve mahkemenin bu raporu destekleyen somut verilere dayanan gözlemi karşısında takdiri delil niteliğinde bulunan yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına itibar edilerek C ve D harfleri ile belirtilen yerler yönünden imar-ihya ve zilyetlikle kazanma şartlarının gerçekleşmediği dikkate alınmadan davanın reddi yerine kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.

Öte yandan, bir arazinin kullanım süresi ve niteliğini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Bu hava fotoğraflarının tespit tarihinden sonra dava tarihinden önceki yıllara ait en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir.

Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için dava tarihinden geriye doğru 20-30 yıl öncesine ait (1970-1980 yılları arası stereoskopik hava fotoğraflarının dosyada yer almış olması ve bu fotoğrafların uzman bilirkişi aracılığı ile usulüne uygun olarak stereoskopla incelenmesi gerekir.

Ayrıca, stereoskopik çift hava fotoğrafı, bir stereoskop altında incelendiğinde arazinin üç boyutlu görülmesi, taşınmaz sınırlarının belirlenmesi, bu amaçla ekilemeyen bakir alanların net bir biçimde tespitinin yapılabilmesi mümkündür. Mahkemece uyuşmazlığın net bir biçimde çözüme kavuşturulabilmesi için gerekli bulunan hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır.

O halde, 15.12.2010 tarihli krokide A ve B harfleriyle belirlenen yerler için mahkemece, yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıklar HMK. nun 243 ve 244. maddeleri gereğince keşif yerine davetiyeyle çağırılmalı, aynı Kanunun 259 ve 290/2. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıklar keşif yerinde dinlenmeli, dava konusu taşınmazların kim tarafından hangi tarihte imar ve ihyasına başlandığı, imar ve ihyanın ne şekilde sürdürüldüğü, hangi tarihte tamamlandığı ve tarımsal amaçlı zilyetliğin hangi tarihte başladığı hususları ile kazanmayı sağlayan zilyetlik koşulları yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulmalıdır. Beyanlar arasındaki çelişkinin ...nun 261. maddesi gereğince giderilmesine çalışılmalıdır.

Aynı keşifte ziraat mühendisi, kadastro fen elemanı, jeodezi ve fotoğrametri mühendisinden oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu marifetiyle dava tarihine göre 20 – 30 yıl öncesine ait ve iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının getirtilip stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırılarak taşınmazın niteliği ve ne zaman kullanılmaya başlandığının belirlenmesine çalışılmalı, tanık ve bilirkişi sözleri ilmi esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli,

taşınmaz üzerinde imar-ihya işlemlerinin başlandığı ve tamamlandığı tarih ile tarımsal amaçlı zilyetlik başlangıç tarihi ayrı ayrı belirlenmeye çalışılmalı, ziraat mühendisi tarafından ayrıca, taşınmazın muhtelif yerlerinden sondaj usulü örnekler alınarak bu örnekler üzerinde laboratuvar ortamında yapılacak inceleme sonucu önceki yıllarda tarımsal faaliyette bulunup bulunmadığı hususu araştırılarak iddia ve savunma çerçevesinde yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

Öte yandan, gerek davacılar gerekse de mahalli bilirkişi ve tanıklar, herbiri 100 dönüm olan taşlık vasfındaki tespit harici yerin davacılar tarafından bizzat taşların toplanması suretiyle temizlenerek tarıma elverişli hale getirildiğini bildirmiş iseler de, 100 dönüm miktarındaki bir yerin insan emeği ile imar-ihyasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunun dikkate alınmamış olması doğru olmadığı gibi, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre;

zilyetliğin bu kanunda yazılı belgelerden birisi ile ispatı yoluna gidilmeyen hallerde, zilyedin aynı çalışma alanı içinde kazanabileceği miktar sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümü geçmeyecektir.

Anılan hüküm gözönünde tutularak 26.07.1972 tarihinden sonra davacılar adına kadastro yolu ile veya açılan dava sonunda belgesizden tescil edilen taşınmaz veya taşınmazlar var ise bunların miktarlarının, çalışma alanlarının, tescil tarihlerinin Tapu Sicil Müdürlüğü ile Kadastro Müdürlüğünden, açılmış

Zilyetliğe dayalı tescil davası olup olmadığının o yer Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup belirlenmesi gerekirken mahkemece Yazı İşleri Müdürlüğünden araştırma yapılmamıştır. Davacılar tarafından zilyetliğe dayalı olarak açılan dava bulunup bullunmadığı Halfeti Hukuk Mahkemeleri Yazı işleri Müdürlüğünden sorularak, bulunduğu takdirde ilgili dava dosyasının getirtilip dosya arasına konulması ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 3. maddesindeki kuru- sulu arazi ayırımı dikkate alınarak limitlerin aşılıp aşılmadığı üzerinde durulması gerekirken, noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.

Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları tüm bu nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün 6100 sayılı ...nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2,75 TL'nin temyiz eden ...'ten alınmasına 22.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2011/2605, K. 2012/2065, 22 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/2605
Karar No
2012/2065
Tarih
22 Mart 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/2606 K.2012/4846
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/2607 K.2012/10286
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/2607 K.2012/4638
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/2607 K.2012/1947
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/2608 K.2012/4847
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/2609 K.2012/5498

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.