Davacı dilekçesinde, dava konusu taşınmazın değeri 100.000.000 TL (100 TL) olarak gösterilmiş, mahallinde yapılan keşifte ise taşınmazın değerinin 2.0000.000.000 TL (2000 TL) olduğu belirlenmiştir. Davanın kabulüne ilişkin hüküm, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Dairece, 21.10.2010 tarihinde bozulmuştur. Davacılar vekili, süresinde karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.
HUMK.nun 440/III-1.maddesindeki karar düzeltme sınırı 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunla 6.000.000.000 TL'ye çıkarılmıştır. 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5236 sayılı Kanunun ek 4.maddesi gereğince karar düzeltme sınırı, yeniden değerleme oranında artırılması sonucu 8690 TL'ye yükselmiştir. Anılan kanunlarla getirilen parasal sınırlamaların hangi tarihten itibaren uygulanacağına ilişkin açıklama veya geçiçi bir hüküm bulunmamaktadır.
Bu düzenlemeler karşısında HGK.ca verilen 23.02.2005 gün, 2005/13-32 Esas, 2005/85 Karar sayılı kararıyla "Yargıtay Daireleri ya da HGK.ca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesinin mümkün olup olmadığı belirlenirken temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmü esas alınmalıdır..." denilmiştir.
Dairemizin bozma karar tarihi 21.10.2010 ve dava değeri de 2.000 TL olduğuna ve HUMK.nun 440/II-1 maddesinde belirlenen 8690 TL'lik karar düzeltme sınırının altında bulunduğunun anlaşılmasına göre davacılar vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE ve 38,20 TL peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyen davacılara iadesine 12.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.