KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2011/3514 E., 2012/140 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu iptali ve tescil
Karar Metni
1.052 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
... ile Hazine ve ... aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Çankırı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 08.12.2010 gün ve 375/637 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili ve davalı köy tüzel kişiliği vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir. Davanın kabulüne ilişkin yerel mahkeme hükmünün Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yüksek Daire çoğunluğunca hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde; 114 ada 8 ve 187 ada 1 sayılı parseller arasında kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak bırakılan ve mahkemece kabulüne karar verilen 288,81 m2’lik yerin vekil edeni adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
Yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, paftasında yol olarak bırakılan taşınmaz bölümünün esasen yol olmadığını, davacıya ait ve onun zilyetliğinde bulunan yer olduğunu, dere üzerinde köprü inşaatının yapılması nedeniyle geçici olarak kullanılmak üzere köprüyü yapan şirket tarafından açılan yol olduğunu, kadim yol niteliğinde bulunmadığını, ancak bu yolun da köy yoluna çıktığını 3-4 yıl önce sel nedeniyle köprünün yıkılması sonucu köy halkının bu yolu kullandıklarını, köprünün öbür ayağından sonra başlayan kadim yolun kullanıldığını, köylülerin arazi sahibi M.Ali Akay’ın izni dahilinde buradan geçtiklerini,
taşınmazın Hazine ve Köy Tüzel kişiliğiyle bir ilgisinin bulunmadığını açıklamışlardır. Tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları, alınan raporlar, arazinin kroki üzerindeki durumu göz önünde bulundurulduğunda ve birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu tescili istenen taşınmaz bölümünün davacıya ait olduğu, onun zilyet ve tasarrufunda bulunduğu konusunda bir duraksama söz konusu değildir.
Hükmün esası bakımından herhangi bir eksiklik ve kanuna aykırılık bulunmamaktadır. Davalı Hazine ve köy tüzel kişiliği vekillerinin açıklanan nedenlerle esasa ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Yerel mahkemenin esasa yönelik kabul kararı usul ve kanuna uygun bulunmaktadır.
Köy tüzel kişiliği vekilinin yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince: dava TMK.nun 713/1. maddesi gereğince açılan tescil davası olup, Hazine ve ilgili kamu tüzel kişisi durumunda bulunan davalı köy tüzel kişiliği aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca kanuni hasım durumunda bulunduklarından her türlü yargılama giderleriyle sorumlu tutulamazlar.
Bu tür davalarda eksik harcın davacı taraftan alınmasına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına karar verilir. Davanın davacı yararına olumlu veya olumsuz sonuçlanmış olup olmaması açıklanan ilkeye ve sapma göstermeyen uygulamaya etkili bulunmamaktadır. Bu nedenle eksik harcın, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı Köy Tüzel kişiliğine yükletilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Sapma göstermeyen Yüksek Yargıtay ve Daire uygulaması da bu yöndedir. Her ne kadar mahkemece hüküm fıkrasında, “...tapu kaydının iptaline...” ibaresi kullanılmış ise de, bu maddi hata niteliğinde olup HUMK.nun 459.maddesi gereğince mahkemesince her zaman düzeltilmesi mümkün olduğundan sonuca etkili değildir. Çünkü aynı hüküm fıkrasında; “...A harfiyle gösterilen...” yerin davacı adına tesciline denilmiştir.
Ne var ki, bu hususlar HUMK.nun 438/7. (HMK.m.370/2) maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının "2 nolu bendinde, yer alan 225,40 TL eksik harç, 3 nolu bendinde davacı yararına taktir edilen 1100 TL vekalet ücreti ile 4 nolu bendinde, bulunan 577,50 TL yargılama giderine ilişkin" ibarelerin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, bunun yerine "225,40 TL eksik harcın davacı tarafından tahsiline, Hazineye gelir yazılmasına, davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına ve 577,50 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına" tümcelerinin yazılmasına, yerel mahkeme hükmünün HUMK.nun 438/7. (HMK.nun m.370/2) maddesi gereğince hükmün düzeltilmiş bu haliyle onanmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Davalı Hazine ve köy vekillerinin esasa yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak davalı Köy Tüzel kişiliği vekilinin yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazları yukarıda belirtilen nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA karar verilmesi gerekirken, değerli Daire çoğunluğunca bozulması yönünde gerçekleşen görüşlerine açıklanan nedenlerle katılmıyorum. 19.1.2012
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2011/3514, K. 2012/140, 19 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama