İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/4636 K.2012/898

... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 20.04.2011 gün ve 238/113 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi…

Esas2011/4636Karar2012/898Tarih16 Şubat 2012Okuma5 dk · 1.030 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2011/4636 E., 2012/898 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Şubat 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu iptali ve tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.030 kelime·5 dk okuma

... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 20.04.2011 gün ve 238/113 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu yerin vekil edenin babası ...tarafından 25.12.1953 tarihinde haricen satın alındığını, vekil edeni ile kardeşi harman yeri olarak kullandığını, ...’nin dava konusu taşınmazı kardeşi Mustafa Karatepe ile köy içindeki taşınmazla takas ettiğini, kadastro çalışmaları sırasında harman yeri olarak kullanılan taşınmaz bölümlerinin bir bütün olarak 101 ada 1041 sayılı parsel ile Hazine adına ham toprak niteliğiyle 3372,76 m2 yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edildiğini açıklayarak dava konusu parselin tapu kaydının iptaliyle vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, dava konusu yerin 14.9.2010 tarihli dilekçeyle satışının istenilmesi üzerine 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 45.maddesi gereğince açık teklif usulüyle yapılan ihale sonunda Mehmet Karatepe’ye satıldığını açıklamıştır.

Mahkemece, dava konusu taşınmazın 10 yıldan beri kullanılmadığını, sadece yılın belirli bir mevsiminde harman dökülmek suretiyle 1-1,5 ay gibi bir süre için kullanıldığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, 25.12.1953 tarihli harici satın alma senedi, eklemeli zilyetlik, muristen intikal ve paylaşım hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.

Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmadığı gibi yapılan araştırma ve inceleme de hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu taşınmaz 3.7.2007 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında ham toprak niteliğiyle 3372,76 m2 yüzölçümlü olarak 3402 sayılı Kadastro Kanununun 18.maddesi gereğince Hazine adına tespit edildiği anlaşılmıştır.

Kadastro tutanağı 11.10.2007 tarihinde kesinleşmiştir.

Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar dava konusu taşınmazın davacının babası ...’den kaldığını, ölümü ile mirasçıları arasında yapılan taksim sonucu 101 ada 1041 sayılı parselin teknik bilirkişinin krokisi üzerinde C harfi ile işaretlenen bölümün murisin mirasçısı Ali’ye, B ile belirlenen bölümün davacıya, bitişikte bulunan 1038 sayılı parselin yeri ise kardeşleri Hafize’ye düştüğünü, Hafize tarafından oğlu Kazım’a verildiğini, dava konusu yerin harman olarak daha önceleri kullanıldığını ve harici satış senedinin açıklanan bölümleri kapsadığını bildirmişlerdir.

Davacı tarafın dayandığı 25.12.1953 tarihli harici satış senedi üzerinde yapılan incelemede 4 dönümlük harman yerinin Mustafa Akyıldız tarafından davacının babası ...’ye bedeli karşılığında satıldığı belirlenmiştir. Bu senedin dava konusu 1041 sayılı parsel içerisinde B, C ve bunun dışında 1038 sayılı parseli kapsadığı keşifte dinlenen yerel bilirkişi tarafından doğrulanmıştır.

Dosya içerisinde bulunan orijinal paftaya göre harici satış senedi kapsamında kalan ve kadastro çalışmaları sırasında 101 ada 1041 ve 1038 sayılı parsellerle belirlenen taşınmazların köy yerleşim alanı içerisinde kaldığı anlaşıldığına göre arsa olarak kullanıldığının kabulü gerekir. Daire uygulaması uyarınca kural olarak arsaya dönüşen yerler üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlik aranmaz.

Genel harman yeri niteliğinde bulunmayan özel harman yerleri yılın belirli bir mevsiminde ve belirli süreler içinde kullanılmış olması özel mülkiyete konu yapılmasına ve zilyetlikle edinilmesine engel oluşturmaz.

Taşınmazın gerçek kişiden satın alındığı bu nedenle Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan, kamu hizmetine tahsis edilen ya da orta malı niteliğinde bulunan yerlerden olmadığı da dosya kapsamıyla sabittir. Muris ...’nin üç mirasçısı olup taşınmazın murisin ölümünden sonra üç kardeş arasında paylaşıldığı da bir gerçektir.

Ne var ki, dava konusu taşınmaza komşu parsellere ait kadastro tutanakları ile kadastro sırasında komşu parsellere revizyon gören tapu ve vergi kayıtları getirtilip taşınmazın niteliği açısından denetlenmediği gibi Hazinenin savunmasında açıkladığı üzere ihale sonucu taşınmazın üçüncü kişiye geçip geçmediği, tapu malikinin değişip değişmediği konuları üzerinde de durulmamış, gerçeklik derecesi saptanamamıştır.

Tescili istenen taşınmazın belirtilen eksik araştırma nedeniyle niteliği konusunda duraksama söz konusu olup, bu yönde gerekli araştırma ve inceleme yapılması gerekir.

Bu nedenle dava konusu 101 ada 1041 sayılı parsele komşu 1037, 1038, 1039, 1040, 1042 ve 1043 sayılı parsellere ait kadastro tutanak ve ekleriyle kadastro sırasında bu parsellere revizyon gören tapu ve vergi kayıtları bulundukları yerlerden getirtilerek dosyaya eklenmesi, teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla komşu kayıt ve belgelerin keşifte zemine uygulanması, taşınmaz yönünü ne gösterdikleri üzerinde durulması, taşınmazın gerçek niteliğinin belirlenmesi,

yerel bilirkişi ve tanıkların ne biçimde dinlenecekleri konusunda ...nun 243, 244, 259 ve 290/2.maddelerinin göz önünde tutulması Hazinenin savunması ve 2886 sayılı Kanun hükümleri uyarınca 1041 sayılı parselin açık artırma usulüyle satıldığı gözetilerek 101 ada 1041 sayılı parselin oluşan bu durum karşısında yeni tapu kaydının getirtilerek uyuşmazlığın çözümünde değerlendirilmesi, taşınmaz el değiştirmiş ise, ...nun 125.(HUMK. m.186) maddesi gereğince davacıdan seçimlik hakkının sorulması, yeni malike karşı mülkiyet hakkı bakımından davanın devamını istediği taktirde yeni malike davanın yöneltilmesi,

davaya katıldığı taktirde delillerini sunması konusunda kendisine süre ve imkan tanınması, açık teklif usulü ile taşınmazı alan Mehmet Karatepe’nin somut olayda iyi veya kötü niyetli olup olmadığının TMK.nun 1023 ve 1024.maddelerinin kapsamı karşısında değerlendirilmesi, davacı ile Mehmet Karatepe arasındaki yakın ilişki ve akrabalık derecesinin belirlenmesi,

davacı ile Mehmet Karatepe’nin yakın akraba olmaları ya da aynı köyde oturmaları halinde dava konusu taşınmazın kime ait olduğunu bilmesi gereken ya da bilebilecek durumda olan kişilerden olduğu kabul edilerek 14.2.1951 tarih ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca alımda kötü niyetli olduğunun kabulü, bu konuda aynı zamanda 8.11.1991 tarih ve 4/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararının kapsamının göz önünde bulundurulması (14.02.1951 tarih ve 17/1 sayılı YİBK kararında; “... iyi veya kötü niyeti belirmiş olan bir kişinin kötü niyetli bulunduğunun ayrıca ispatlandırılması gerekmez.

Vakıa ve karinelerden hareketle olayda kanunen iyi niyet iddiasında bulunamayacak durumu belirmiş olan kimsenin kötü niyetinin diğer tarafa ispat ettirilmesine sebep ve vecih kalmayacağından dava hakkının doğumunu sağlayan veya bertaraf eden iyi veya kötü niyetin bu durumda mahkemece re'sen nazara alınabileceğine...”), Mehmet Karatepe’nin iyi niyetli olduğunun saptanması durumunda ise, krokide B harfi ile gösterilen 1199 m2’lik yer için zilyetlikle kazanma koşullarının da davacı yararına oluştuğunun saptanması durumunda mülkiyetin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesinin düşünülmesi gerekirken, hatalı nitelendirme,

eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş bulunması usul ve yasaya aykırıdır. Bundan ayrı, ihale ile taşınmaz karardan önce Mehmet Karatepe’ye geçtiyse Hazine bakımından iptal ve tescile karar verilmesi de yerinde değildir.

Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK. nun Geçici 3.maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 16.2.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2011/4636, K. 2012/898, 16 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/4636
Karar No
2012/898
Tarih
16 Şubat 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/4637 K.2012/688
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/4639 K.2012/1549
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2011/4640 K.2012/1082
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2011/4641 K.2012/1091
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2011/4641 K.2012/684
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2011/4642 K.2012/1090

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.