KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2011/4721 E., 2012/752 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Katılma alacağı
Karar Metni
959 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
... ile ... aralarındaki katılma alacağı davasının reddine dair Antalya 2. Aile Mahkemesinden verilen 21.01.2011 gün ve 1186/70 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Dava, 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı TMK. nun 202, 218, 225, 231, 235 ve 236. maddeleri gereğince yasal mal rejimi olarak kabul edilen edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan katılma payı alacağına ilişkindir. Yerel mahkemece verilen davanın reddine ilişkin hükmün esasının davacı vekili, vekalet ücretine yönelik bölümünün ise, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, sayın Daire çoğunluğunca esasın onanmasına, vekalet ücreti bakımından hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Azınlık ile çoğunluk arasındaki görüş ayrılığı, Kemer Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2007/297 Esas ve 2007/267 Karar sayılı boşanma dosyasının 8.5.2007 tarihli yargılama oturumu tutanağına geçen taraf beyanlarının mal rejiminden kaynaklanan alacak davası bakımından bağlayıcı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı vekili, sözü edilen yargılama oturumundaki beyanında; “..dava dilekçemizi tekrar ediyoruz, tarafların birbirlerinden maddi ve manevi tazminat, alacak, nafaka, eşya, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmamaktadır.. boşanmalarına karar verilmesini isteriz” Aynı yargılama oturumunda davalı asil ise, “davayı kabul ediyorum, davacı ile her konuda anlaştık, davacı eşim ile aramızda şiddetli geçimsizlik vardır, maddi ve manevi tazminat, alacak, nafaka ve eşya talebim yoktur, boşanmamıza karar verilsin” açıklamasında bulunmuştur.
Tarafların açıklanan beyanları her şeyden önce protokol niteliğinde olmayıp tutanağa geçen imzalı beyanlardır. Bu beyanlar 08.05.2007 tarihinde kesinleşen Kemer Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 3.5.2007 tarih ve 2007/297 Esas, 2007/267 Karar sayılı kararına aktarılmadığı gibi hüküm fıkrasında da, bu beyanlara yer verilmemiştir. Sözü edilen beyanların bu haliyle boşanma kararının eki haline gelmediği ve mahkemece onaylanmadığı bir gerçektir.
Sadece birer beyan olarak tutanakda yer almıştır. 4721 sayılı TMK. nun 174. maddesinde; boşanmanın eki niteliğinde bulunan maddi ve manevi tazminat, 175. maddesinde yoksulluk nafakası, 182. maddesinde ise, iştirak nafakası düzenlenmiş olup, beyanlarda açıklanan maddi ve manevi tazminatın boşanmanın eki niteliğinde bulunan alacaklar olduğu konusunda duraksamamak gerekir.
Bunların dışında beyanlarda yer alan alacak ve eşya ile neyin kastedildiği, hangi tür eşyalardan ve alacaklardan söz edildiği açıklanmamıştır. Eşya ibaresiyle ziynet, çeyiz, ev eşyaları ya da bunların dışında taşınır - taşınmaz eşyaların kastedilip kastedilmediği açıklanamamıştır. Sadece “eşya” tabirinin içine taşınmazlar ile araç ve benzeri eşyaların girip girmeyeceği konusu duraksama yaratacak biçimdedir. Çoğul tabiri kullanılmamıştır.
Bu nedenle eşya tabirinin içine her türlü taşınır – taşınmaz eşyanın girdiğinin kabulü oldukça güçtür. Alacak tabiri de, hangi tür eşyanın karşılığı olarak ifade edildiği aynı biçimde geniş tutmak olanaksızdır. Mal rejimini ilgilendiren bir anlaşma protokolü veya beyan; açıkça mal rejimi konusunda da, ne tür mallar varsa tek tek isim ya da nitelendirme yapılmak suretiyle belirtilmesi gerekmektedir.
Beyanlarda geçen ve tekil olarak kullanılan alacak ve eşya tabirinin içine mal rejiminden kaynaklanan eşya ve alacağın da yerleştirilmesinin hak kaybına yol açacağı bir gerçektir.
Şu halde, beyanlarda geçen “alacak” ve “eşya” tabirinin geniş bir yoruma tabi tutularak tüm taşınır ve taşınmaz malları yani mal rejiminden kaynaklanan mallar ile alacakları kapsadığının kabulüne olanak bulunmadığından iddia ve savunma çerçevesinde taraf delilleri toplanarak, davacının edinilmiş mallara katılma alacağı konusunda bir hüküm kurulması için hükmün bozulması gerekirken, alacak ve eşya tabirinin mal rejiminden kaynaklanan malları ve alacağı da kapsadığı gerekçesiyle hükmün esasının onanmasına karar verilmesi yönündeki değerli çoğunluğun görüşlerine katılmıyoruz. Ancak, kabul şekline göre, vekalet ücreti bakımından yapılan bozmaya aynen katılıyoruz. 13.02.2012
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2011/4721, K. 2012/752, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama