Davacı ... vekili, evlilik birliği içerisinde edinilen 400 ada 486 parsel üzerindeki 9 nolu bağımsız bölümün bedeli ve kredi taksitlerinin vekil edeni tarafından ödendiği halde davalı adına satın alma yoluyla tapuya kayıt ve tescil olunduğunu, yine vekil edeni tarafından evlilikten önce satın alınıp aile konutuna getirilen ve birlikte kullanılan dava dilekçesinde liste halinde bildirilen ev eşyalarının boşanma davasından sonra davalıda kaldığından, evlilik birliği içinde edinilmiş malların tasfiyesini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 35.000 TL alacağın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu 400 ada 486 parsel üzerindeki 9 nolu bağımsız bölüme (meskene) davacının katkıda bulunduğunu herhangi bir belgeyle kanıtlayamadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine, davalı tarafın yargılama sırasındaki kabulü dikkate alınarak iki üçlü, iki tekli çek yat takımı, bir adet saba marka 37 ekran TV., Arçelik 3500 model çamaşır makinesi, Profilo BD. 240 turbo buzdolabı hakkındaki davanın kabulüyle bu eşyaların davacıya verilmesine, dava dilekçesinde belirtilen diğer eşyalar hakkındaki davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Hüküm 400 ada 486 parsel üzerindeki 9 nolu bağımsız bölüme (meskene) davacının katkıda bulunmadığından reddine ilişkin bölümü, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 24.02.1997 tarihinde evlenmişlerdir. 22.02.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmü 19.01.2009 tarihinde kesinleşmekle mal rejimi sona ermiştir (TMK. nun 225/2).
Yanlar arasında sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden 1.1.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM. nin 170. m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK. nun 202 m).
Dava konusu 400 ada 486 parsel üzerindeki 9 nolu bağımsız bölüm (mesken)
23.05.2000 tarihinde satın alma yoluyla davalı adına tapuda kayıtlı bulunmaktadır.
TMK.nun 6 ve 222. maddeleri gereğince herkes kendi iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.
Dava, 01.01.2002 tarihinden önce edinilen mal varlığına yönelik katkı payı alacağı isteğine ilişkindir. Dava konusu taşınmaz 743 sayılı TKM’nin 170. maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinildiğine göre; taraflar arasındaki uyuşmazlığın Borçlar Kanununun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulması gerekmektedir. 743 sayılı TKM.nin yürürlükte olduğu; 1.1.2002 tarihinden önce eşler arasında yasal mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde, karı ve kocanın diğerinden katkı payı karşılığında bir tazminat isteyebilmesi için mutlaka parasal veya para ile ölçülebilen maddi bir değer koymak suretiyle katkısının bulunması gerekir. Eşlerden birinin edindiği mala diğer eşin doğrudan maddi bir katkısı yoksa, bu talep kabul edilemez.
Somut olayda, her iki tarafın SSK'na bağlı olarak çalışarak düzenli gelir elde ettikleri taraf ve tanık beyanları ile zabıta araştırmasından belirlenmiş olup, davacının dava konusu meskenin alımında katkıda bulunmadığının kabulü doğru olmadığı gibi meskenin mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde alınmış olması, o malın adına tescil edilen kişinin kişisel malı sayılmasını gerektirmez.
İki tarafda çalıştıklarına ve belirli bir gelir elde ettiklerine göre davacının da davalı adına tapuda kayıtlı bulunan meskene katkıda bulunduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda, öncelikle dava konusu meskenin satın alınması sırasında çekildiği iddia edilen krediye ait belgelerin getirtilmesi, meskenin ne kadar miktarla satın alındığının etraflıca araştırılması, daha sonra tarafların çalışmalarına ve gelirlerine ilişkin maaş bordrolar ile getirtilecek diğer belgeler gözetilerek evlenme tarihinden meskenin davalı adına tescil edildiği tarihe kadar tüm gelirlerinin ayrı ayrı toplanması, her birinin sosyal statüleri, konumları ve mesleki kariyerleri gözetilerek yapabilecekleri kişisel masraflarının ayrı ayrı hesaplanması,
davacının ayrıca, 743 sayılı TKM.nin 152.maddesi gereğince evi geçindirme yükümlülüğü gözetilerek yapabileceği evi geçindirme gideriyle kişisel giderinden olabilecek fazla harcama var ise, oran belirtilmek suretiyle hesaplanacak miktarının, davalı yönünden ise kişisel harcamalarının hesaplanıp toplam gelirlerinden ayrı ayrı düşülmesi, her birinin bu durum karşısında yapabilecekleri tasarruf miktarlarının ayrı ayrı saptanması, tarafların toplam tasarruf miktarı içerisindeki katkı oranlarının belirlenmesi,
bu katkı oranının uzman Emlakçı ve Mimar bilirkişi raporu ile belirlenen dava konusu meskenin dava tarihindeki değeriyle çarpılması sonucu davacının katkı payı alacağının saptanması, dosyanın bu haliyle konunun uzmanı bir hukukçu ve bir mali müşavir bilirkişiye verilerek tarafların ve Yargıtay’ın denetimine açık gerekçeli rapor alınması, ondan sonra iddia ve savunma doğrultusunda toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş bulunması usul ve yasaya aykırıdır.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün dava konusu 400 ada 486 üzerindeki 9 nolu bağımsız bölüme (meskene) ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 17,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine
15.11.2011 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.