Davacı, mevkii ve sınırları dava dilekçesinde yazılı dava konusu taşınmazın murisi olan babası Mustafa Tekin’den miras yoluyla ve taksimen intikal ettiğini açıklayarak taşınmazın tamamının adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın 2560,76 m2’lik kısmının davacının miras payına denk geldiği düşüncesiyle bu kısmın davacı adına tapuya tesciline, geri kalan kısmın Hazine uhdesinde kalmasına karar verilmiş, hüküm, Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
TMK.nun 640/2 ve 702/2 maddelerine göre, mirasçılar terekeye elbirliği ile sahip olurlar ve bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Tasarruf işlemleri için ortakların oybirliği ile karar vermeleri gerekir.
Davacı dava konusu taşınmazın miras bırakanından taksim sonucu kaldığını bildirmiş, dinlenen şahitler murise ait terekenin taksim edilmediğini açıklamışlardır. Taşınmaz murisinden intikal ettiğine göre, TMK.nun 640/2 ve 702/2 maddelerine göre, mirasçılar terekeye elbirliği ile sahip olurlar ve bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Tasarruf işlemleri için ortakların oybirliği ile karar vermeleri gerekir. Bu ilke mirasçılar arasında mecburi dava arkadaşlığı olduğunu ifade eder. Davacının tek başına taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemesi mümkün değildir. Murisin davacıdan başka mirasçılarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazine temsilcisinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.