Davacılar vekili, miras yolu ile intikal ve zilyetlik hukuki nedeniyle 113 ada 449 parselin davalı köy tüzel kişiliği üzerindeki tapu kaydının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... temsilcisi, nizalı taşınmazın köylünün ortak kullanımına ait yerlerden olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmazın miras bırakanlarından kaldığı ve davanın tüm mirasçılar tarafından açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacılar ve dahili davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu parsel, 1.112,95 m2 yüzölçümüyle, senetsizden, köy halkınca eskiden beri kullanıldığı, 1995 yılında içme suyu için sondaj kuyusu açıldığı belirtilmek suretiyle sondaj kuyusu ve arsası vasfıyla 03.04.1997 tarihinde ... adına tespit edilmiş; kadastro tutanağının itirazsız kesinleşmesiyle 07.08.1997 tarihinde sicil oluşmuştur.
Dosya arasındaki mirasçılık belgesine göre miras bırakan ... 02.02.1997 tarihinde ölmüş, geriye davacılar ile diğer mirasçılar kalmıştır. Uyuşmazlık konusu taşınmazın davacılara miras bırakanları ...'dan kaldığı iddiasıyla dava açılmıştır. Davacılar taksim hususunda açıklama yapmamış, ancak 26.12.2007 tarihli delil listelerinde bildirdikleri vasiyetname gereğince nizalı taşınmazın kendilerine bırakıldığı belirtilmiştir.
Mahkemece bu husus üzerinde durulmamış, dava dışı mirasçılar davaya dahil edilmiştir. Davacıların miras bırakanın ölüm tarihine göre TMK.nun 701 maddesi gereğince tereke elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygın bulunmaktadır. TMK.nun 640 ve 702.maddeleri hükümlerine göre elbirliği mülkiyetinde tasarrufi işlemlerde oybirliği aranır.
Yani tasarrufi işlemler tüm mirasçıların katılımıyla yapılabilir. Kural olarak,
dava açmak da tasarrufi işlemdir. Miras bırakandan intikal ettiği iddiasıyla 3. kişilere karşı açılan davalarda, uyuşmazlık konusu taşınmazın taksim, bağış vb. şekilde mirasçılardan birine veya bir bölümüne bırakıldığının kanıtlanamaması halinde, mirasçılardan biri veya bir kısmı adına tescil isteyemeyeceğine ve dava dışı mirasçılar olması halinde tüm mirasçılar adına tescil istenilmediği için, dışarıda kalan mirasçıların davaya katılmalarının sağlanması veya miras ortaklığına temsilci yoluyla da davanın yürütülmesi mümkün olmadığına göre işin esasına girilmeksizin davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekir.
Ne var ki, somut olayda miras bırakandan kaldığı iddia olunan taşınmazın taksim edilip edilmediği hususu üzerinde durulmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş; davacı tarafın liste halinde bildirdiği delillerinin toplanması, ilgili vasiyetnamenin ibrazının istenilmesi ve dava şartı üzerinde durulması; uyuşmazlık konusu taşınmazın miras bırakandan intikalen davacılara bırakıldığı iddiasının doğrulanması halinde yargılamaya devamla iddia ve savunma doğrultusunda inceleme yapılarak davanın esası bakımından hüküm kurulması; dava konusu taşınmazın miras bırakanlarından intikalen davacılara kaldığının ispatlanamaması-tüm mirasçılara ait bulunduğunun anlaşılması halinde ise dava yalnız davacılar adına tescil istemiyle açıldığından,
tüm mirasçılar adına tescil istenilmediğinden diğer mirasçıların davaya dahil edilmesi veya temsilci atanması suretiyle dava şartının yerine getirilmesi mümkün olmadığına göre davanın şimdi olduğu gibi dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar ve dahili davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün 6100 ... HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK.nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılar ile dahili davacılara iadesine 17.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.