Davacı kadastro çalışmaları sırasında yol olarak paftasında gösterilen taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. 3402 ... Kadastro Kanununun 16. maddesi hükmüne göre yol, meydan ve köprü gibi orta malları haritasında gösterilmekle yetinilir. Taşınmazın haritasında yol olarak gösterilmesi bir kadastro işlemi olup kadastro tutanağı düzenlenmediği için böyle bir işlem tespit dışı bırakma işlemi niteliğindedir. Böyle bir yerin TMK.nun 713/1 ve 3402 ... Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddesi hükümlerine göre tapuya tesciline karar verilebilmesi için Yargıtay’ın yerleşmiş kararlarına göre haritasında yol olarak gösterildiği tarihten itibaren 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarruf edilmiş olması gerekmektedir.
Somut olayda dava konusu taşınmaza komşu davacının 207 ada 6 ... parselinin tespit tarihi olan 14.07.2008 tarihinde paftasında yol olarak gösterilmek suretiyle belirtilmiştir. O tarihten 26.10.2010 dava tarihine kadar kazanma süresi ve koşulları geçmemiştir. Davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Kabule göre de, dava, TMK.nun 713/1-3. fıkraları gereğince açılan dava olup, bu tür davalarda TMK.nun 713/3. fıkrası uyarınca Hazine ve ilgili kamu tüzel kişileri kanuni hasım durumunda olduklarından her türlü yargılama giderleriyle sorumlu tutulamazlar. Anılan davalarda eksik harcın davacı taraftan alınmasına, tüm yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına ve davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına karar verilir.
Belirtilen nedenlerle davalı tarafa yargılama giderlerinin yükletilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle 6100 ... HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, 21.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.