İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/12988 K.2012/13270

... ile Hazine ve ....Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu ve mera sınırlandırmasının iptali ve tescil davasının reddine dair Oltu Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 27.10.2010 gün ve 211/225 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından…

Esas2012/12988Karar2012/13270Tarih27 Aralık 2012Okuma5 dk · 1.002 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2012/12988 E., 2012/13270 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Aralık 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu ve mera sınırlandırmasının iptali ve tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.002 kelime·5 dk okuma

... ile Hazine ve ....Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu ve mera sınırlandırmasının iptali ve tescil davasının reddine dair Oltu Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 27.10.2010 gün ve 211/225 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili, davacının babasının zilyetliğinde iken 2008 tarihinde davacıya devredilen, davacının eklemeli 50 yılı aşkın zilyetliği altında bulunan iki parça taşınmazdan birinin ... adına ve diğer taşınmazın ise, Hazine adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine vekili, 105 ada 36 parsel sayılı taşınmaz tapuda davalı Hazine adına kayıtlı bulunmadığından, husumet nedeniyle ve 199 parsel ise, mera olarak sınırlandırılmış olduğundan davanın reddine karar verilmesini savunmuş, davalı ... temsilcisi bir diyeceği olmadığını bildirmiş, davalı ... ise usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermemiş ve yargılama oturumlarına da iştirak etmemiştir.

Mahkemece, 105 ada 36 parsel yönünden pasif husumet ve 199 parsel sayılı taşınmaz mera olarak sınırlandırılmış olduğundan davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik, hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddeleri gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil ile mera sınırlandırmasının iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Dava konusu edilen ve mahallinde yapılan keşif sonucu 105 ada 36 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olduğu belirlenen taşınmazın dava dışı Zeki Budak adına kayıtlı olduğu anlaşıldığına, tapu iptali ve tescil davalarının tapuda kayıt maliki olarak gözüken kişiye karşı yöneltilmesi gerektiğine göre davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin bu taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,

Davacı vekilinin 199 parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece taşınmazın mera vasfı ile kayıtlı bulunduğundan davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu 1999 parsel 20.12.2005 tarihinde yapılan kadastro tespitlerinde kadimden beri köyün merası olduğundan mera olarak tespit edilmiş, tutanağa yönelik Mahmut Celal adlı üçüncü şahsın itirazı üzerine Oltu Kadastro Mahkemesinin 20.06.2006 tarih ve 2006/33-124 Esas ve Karar sayılı ilamı ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi ile mera olarak sınırlandırılmıştır.

Dava konusu yerin öncesinin veya hâlihazır durumunun tahsisli veya kadim meralardan olup olmadığı ayrı usul ve şekilde araştırılmaya tabidir. Zira tahsisli ve kadim meraların oluşumu itibariyle farklılıkları vardır. Tahsisli meralar, yetkili merciler tarafından kamunun yararlanmasına ayrılmak suretiyle ve tahsis yoluyla oluştuğu halde, kadim meralar, başlangıcı bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel olarak o yer halkının yararlanması suretiyle kamu malı niteliğini kazanırlar.

HGK’nun 30.10.1991 tarih 1991/8-427-544 ve 3.5.1995 tarih ve 1995/17-149-502 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi bir yerin yetkili bir merci tarafından mera olarak tahsis edilmesi, evveliyatı itibariyle o yerin mutlak surette mera olarak kabulüne yeterli olmadığı gibi zilyetlikle iktisap iddiasının dinlenmesine de engel değildir.

Ne var ki, yetkili merci tarafından bir yerin mera olarak tahsisinin yapılmış olması durumunda gerçek kişinin o yerdeki zilyetliği sona ereceğinden mera olarak tahsisin yapıldığı tarih itibariyle kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinme koşullarının saptanması gerekir. Taşınmazın tahsis yoluyla değil de kadim mera olduğunun anlaşılması halinde ise hiçbir şekilde kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisabı mümkün değildir.

Bu durumda mahkemece yapılacak iş; taşınmazın tahsisli veya kadim mera niteliğinde olup olmadığının usulüne uygun şekilde araştırılması olmalıdır.

Taşınmazın tahsisli meralardan olup olmadığı hususu araştırılırken, öncelikle bu yerde mera tahsisinin bulunup bulunmadığının İl ve İlçe Tarım Müdürlüğü, İl ve İlçe Özel İdare Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulması, varsa mera norm kararı ile tahsis tutanağı ve paftasının getirtilerek mahallinde uygulanıp nizalı taşınmazın bu belgeler kapsamında kalıp kalmadığı, mera norm kararına göre tahsis edilen meranın menşei norm kararından araştırılarak tahsisin mevcut kadim meradan mı, yoksa 4342 sayılı Kanunun 5.maddesinde belirtilen yerlerden mi yapıldığı tahkik ve tespit edilmelidir.

Bu bakımdan, bir arazinin kullanım süresi ve niteliğini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Bu hava fotoğraflarının kadastro çalışmalarından önceki yıllara ait ve en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için kadastro çalışmalarının yapıldığı 2005 yılına göre 20 – 30 yıl öncesine ait (1975-1985 yılları arası) stereoskopik hava fotoğraflarının dosyada yer almış olması gerekir.

İl Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilecek fotoplan, fotometri ve fotogrametrik paftalarla birlikte uzman bilirkişi jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla keşifte zemine uygulanması, bu konuda bilgisayar ortamında dava tarihinden geriye doğru 10'ar yıllık zaman dilimleri kapsamında taşınmazın kültür arazisi niteliğinde olup olmadığının, imar ve ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığının saptanması gerekmektedir.

Mahkemece yapılacak iş; meradan yararı bulunmayan komşu köyler halkı arasından yöreyi bilen yaşlı bilirkişiler mahkemece belirlenmeli, aynı şekilde komşu köylerde ikamet eden tanıklarını bildirmeleri konusunda taraflara süre ve imkan tanınmalı, yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıklar, HMK. nun 243 ve 244. maddeleri gereğince keşif yerine davetiyeyle çağrılmalı, aynı Kanunun 259 ve 290/2. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın

taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıklar keşif yerinde dinlenmeli, ziraat mühendisi, kadastro fen bilirkişisi, jeodezi ve fotoğrametri mühendisinden oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu marifetiyle tespit tarihine tarihine göre 20-30 yıl öncesine ait iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının bulunup bulunmadığının usulüne uygun ve tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Komutanlığı’ndan sorularak getirtilmeli, getirtilen hava fotoğrafları üzerinde keşif sırasında gerekli inceleme yaptırılarak taşınmazın meradan elde edilen yerlerden olup olmadığı,

taşınmaz üzerinde ekonomik amacına uygun tarımsal zilyetliğin hangi tarihte başladığı ve kim tarafından ne şekilde sürdürüldüğünün belirlenmesine çalışılmalı, tanık ve yerel bilirkişi sözleri, bilimsel esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde bu çelişkinin ...nun 261. maddesi uyarınca giderilmesine çalışılmalı, ...nun 290/2. maddesi gereğince birlikte keşfe götürülecek uzman bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin yakın plan panoramik fotoğrafları çektirilerek mahkemece onaylandıktan sonra dosya arasına konulmalı,

ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca ulaşılması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle ve 6100 sayılı ...nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4. , HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 18,40 TL peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine 27.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/12988, K. 2012/13270, 27 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/12988
Karar No
2012/13270
Tarih
27 Aralık 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2012/12988 K.2012/14313
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/12989 K.2012/13457
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/12989 K.2012/14896
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/12989 K.2012/11691
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2012/12989 K.2012/28550
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/12990 K.2012/18265

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.