İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/13182 K.2012/12734

Davacı ... ile Hazine ve ... aralarındaki tapu ve sınırlandırmanın iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 16.03.2010 gün ve 358/319 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili…

Esas2012/13182Karar2012/12734Tarih20 Aralık 2012Okuma6 dk · 1.253 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2012/13182 E., 2012/12734 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Aralık 2012
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu ve sınırlandırmanın iptali ve tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.253 kelime·6 dk okuma

Davacı ... ile Hazine ve ... aralarındaki tapu ve sınırlandırmanın iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 16.03.2010 gün ve 358/319 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı, Boyacı Köyü'nde bulunan 132 ada 54,133 ada 73 ve 134 ada 399 parsel ... taşınmazların kadastro sırasında Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, bu taşınmazların sınırları içerisinde kalan belli bölümlerin miras ve taksim yoluyla kendisine kaldığını, 60-70 yıldan fazla süre tarım arazisi olarak kullanıldığını açıklayarak tapu kayıtları ve sınırlandırmasının iptaliyle adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Mirasçılar ... ve...yargılama oturumuna katılarak taşınmazın miras yoluyla babalarından kaldığını, mirasçılar arasında yapılan taksim sonunda davacıya intikal ettiğini bildirerek davaya muvafakat etmişlerdir.

Davalı Hazine vekili, dava dilekçesinin 1 ve 2 sırasındaki taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden, 3.sıradaki taşınmazın mera olduğunu bu nitelikteki taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davaya dahil edilen ... yargılama oturumlarında temsil olunmamıştır.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine 132 ada 54 parsel (ifrazla 59 parsel) hakkındaki davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, (Dava konusu yerin dava dışı 23 ve 24 parsel kapsamında kalması nedeniyle), teknik bilirkişi raporunda B1 harfiyle gösterilen kısmın dava dışı 134 ada 400 kapsamında kalması nedeniyle bu bölüm hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine,

134 ada 73 parsel kapsamında kalan ve fen bilirkişisinin rapor ve krokisinde C harfi ile gösterilen 5589,536 m2'lik taşınmaz ile dava konusu 134 ada 399 parsel kapsamında kalan ve fen bilirkişisinin rapor ve krokisinde A harfi ile gösterilen 4355,198 m2 yer ile B2 ile gösterilen 2114.894 m2'lik bölümlerin tapu kaydı ve sınırlandırmasının iptaliyle en son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

Hükmün kabule ilişkin bölümleri davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Kabul ve temyize konu dava konusu 134 ada 73 parsel, 1996 yılında Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu gerekçesiyle Hazine adına tespit edilmiş, dava dışı kişiler tarafından açılan tespite itiraz davası sonunda 24.08.2001 tarihinde kesinleşen Kadastro Mahkemesi hükmüyle Hazine adına tescil edilmiş, dava konusu 134 ada 399 parsel ise; kadastro sırasında mera niteliğinde sınırlandırılmış, yine dava dışı kişiler tarafından açılan sınırlandırmaya itiraz davası sonunda Kadastro Mahkemesinin 24.05.2001 tarihinde kesinleşen kararı ile hükmen mera olarak sınırlandırılmıştır.

Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre dava, kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu kaydı ve sınırlandırmanın iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece yazılı nedenlerle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli değildir.

Her ne kadar ziraatçı uzman bilirkişiler taşınmaz bölümlerinin tarım arazisi niteliğinde olduğunu açıklamışlar ise de 399 parsel mera niteliğinde sınırlandırılmış olup mahkemece usulüne uygun olarak tahsisli ve kadim mera araştırması yapılmamıştır. Dosya içerisinde bulunan fotoğraflardan taşınmazların yeni sürülmüş görünümde, zeminde sınırları açıkça belli olmayan, toprak yapısı ve tarımsal niteliği zayıf karakterli bir nitelikte olduğu görülmektedir.

Bu bakımlardan taşınmazların niteliği ve zilyetlikle kazanılmaya elverişli yerlerden olup-olmadığı hususlarında duraksama oluşmuştur.

Dava konusu 133 ada 73 parsel kadastro sırasında ham toprak niteliğinde tespit edildiğine ve 134 ada 399 parsel de mera olarak sınırlandırıldığına göre usulüne uygun mera araştırması yapılması ve dava konusu taşınmazların niteliğinin tereddüde yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekir.

Uyuşmazlık dava konusu 134 ada 399 parselin niteliğinin belirlenmesi ile ilgilidir. Başka bir ifade ile dava konusu taşınmazın öncesinin mera niteliğindeki yerlerden olup olmadığı hususunun araştırılması ile ilgilidir. Bir yerin öncesinin veya halihazır durumunun tahsisli veya kadim meralardan olup olmadığı ayrı usul ve şekilde araştırılmaya tabidir. Zira tahsisli ve kadim meraların oluşumu itibariyle farklılıkları vardır.

Tahsisli meralar, yetkili merciler tarafından kamunun yararlanmasına ayrılmak suretiyle ve tahsis yoluyla oluştuğu halde, kadim meralar, başlangıcı bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel olarak o yer halkının yararlanması suretiyle kamu malı niteliğini kazanırlar.

HGK’nun 30.10.1991 tarih 1991/8-427-544 ve 3.5.1995 tarih ve 1995/17-149-502 ... kararlarında da belirtildiği gibi bir yerin yetkili bir merci tarafından mera olarak tahsis edilmesi, evveliyatı itibariyle o yerin mutlak surette mera olarak kabulüne yeterli olmadığı gibi zilyetlikle iktisap iddiasının dinlenmesine de engel değildir.

Ne var ki, yetkili merci tarafından bir yerin mera olarak tahsisinin yapılmış olması durumunda gerçek kişinin o yerdeki zilyetliği sona ereceğinden mera olarak tahsisin yapıldığı tarih itibariyle kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinme koşullarının saptanması gerekir. Taşınmazın tahsis yoluyla değil de kadim mera olduğunun anlaşılması halinde ise hiçbir şekilde kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisabı mümkün değildir.

Bu durumda mahkemece yapılacak iş; tahsisli veya kadim mera olup olmadığının usulüne uygun şekilde araştırılmasıdır.

Taşınmazın tahsisli meralardan olup olmadığı hususu araştırılırken, öncelikle ve özellikle bu yerde mera tahsisinin bulunup bulunmadığının İl Özel İdaresi'nden sorulması, varsa mera norm kararı ile tahsis tutanağı ve paftasının getirtilerek mahallinde uygulanıp nizalı taşınmazın bu belgeler kapsamında kalıp kalmadığı, mera norm kararına göre tahsis edilen meranın menşei norm kararından araştırılarak tahsisin mevcut kadim meradan mı, yoksa 4753 ...

Kanunun 8.maddesine göre Bakanlık emrine geçen yerlerden mi yapıldığı tahkik ve tespit edilmelidir. Taşınmazın öncesinin kadim mera niteliğinde olup-olmadığı hususu araştırılırken yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına göre, komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişi ve tanık ifadeleri ve uzman bilirkişi ziraat yüksek mühendisi aracılığı ile tespiti,

toprak tevzi komisyonu veya kadastroca işlem gören yerlerde komşu parsellere ait tutanak ve dayanağı belgeler getirtilerek mahalline uygulanmak suretiyle dava konusu taşınmaz yönünün ne şekilde gösterildiği tespit edilerek nizalı taşınmaz ve çevreleyen komşu taşınmazın mera niteliğinde olup olmadığı araştırılarak belirlenecek niteliğe göre yukarıda açıklanan hususlar da düşünülerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.

Diğer yönden; dava konusu taşınmazlar ham toprak ve mera niteliğinde tespit ve sınırlandırılmış olup, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 17. maddesinde imar-ihya için öngörülen tüm olumlu ve olumsuz koşulların araştırılıp belirlenmesi, taşınmazın öncesinin mera niteliğindeki yerlerden olmaması gerekir.

Taşınmazların tespit ve sınırlandırması 1996 ve 1997 yıllarında yapıldığına göre bu tarihten geriye doğru en az 20-30 yıl öncesine ait (1966-1976 yılları arası) iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı'ndan, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotoğrametrik paftaların ise, İl Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilerek dosya arasına konulması, yeniden yapılacak keşifte uzman bilirkişi, jeodezi ve fotoğrametri uzmanı mühendis, teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla açıklanan hava fotoğrafları, kadastro paftalarının keşifte uygulanması,

hava fotoğraflarının çekildikleri, kadastro paftalarının düzenlendikleri (1996-1997 yılları arasında düzenlenen paftalar) tarihlere göre dava konusu taşınmaz bölümlerinin kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı, imar ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı, öncesi itibarı ile ortamalı mera niteliğindeki yerlerden olup olmadığı ve meradan elde edilip edilmediği konusunda uzman bilirkişilerden tarafların ve Yargıtay’ın denetimine açık gerekçeli rapor alınması,

yerel bilirkişi ve tanıkların HMK.nun 243, 244, 259 ve 290/2. maddeleri gereğince, keşif yerine davetiyeyle çağırılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenilmeleri, davacı ile miras bırakanın hangi tarihte taşınmazların imar-ihyasına başladıkları, imar-ihyayı ne şekilde sürdürdükleri ve hangi tarihte imar-ihyanın tamamlandığı konularında yerel bilirkişi ve tanıkların bilgilerine başvurulması, imar-ihyanın tamamlandığı tarihten tespit tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresinin dolup dolmadığının belirlenmesi,

daha önce götürülmeyen başka bir uzman ziraat mühendisi aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı incelenerek yukarıdaki açıklamalar da göz önünde tutularak gerekçeli, denetime açık, karşılaştırmalı rapor istenmesi, bir önceki bilirkişinin raporuyla mukayese edilerek taşınmazların niteliğinin belirlenmesine, çalışılması, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki bulunduğu takdirde HMK.nun 261. maddesi uyarınca yüzleştirilmek suretiyle aykırılığın giderilmesi, kroki üzerinde gösterilmesi, miktarlarının teknik bilirkişiye hesaplattırılması, HMK.nun 290/2. maddesi uyarınca birlikte keşfe götürülecek bir

fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz bölümleri ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip Mahkemece onaylandıktan sonra dosya arasına konulması gerekmektedir. Mahkemece yukarıda açıklanan ilke ve esaslar uyarınca araştırma yapılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 ... HMK. nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 20.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/13182, K. 2012/12734, 20 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/13182
Karar No
2012/12734
Tarih
20 Aralık 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/13183 K.2012/13458
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/13183 K.2012/30421
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2012/13183 K.2012/14608
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/13183 K.2012/28255
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/13183 K.2012/12172
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2012/13184 K.2012/15748

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.