İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/14096 K.2013/5734

... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen reddine ve kısmen kabulüne dair ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 06.09.2012 gün ve 21/113 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi bir kısım…

Esas2012/14096Karar2013/5734Tarih16 Nisan 2013Okuma6 dk · 1.243 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2012/14096 E., 2013/5734 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Nisan 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.243 kelime·6 dk okuma

... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen reddine ve kısmen kabulüne dair ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 06.09.2012 gün ve 21/113 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi bir kısım davalılar ... ve ... vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.04.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalılardan ... bizzat ve vekili Av. ve karşı taraftan davalılardan ... bizzat geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı ... temsilcisi, ... Kasabası Yeni Mahalle ... mevkiinde 204 ada 3, 4 ve 5 parsellerin davacı Belediyeye ait olduğu halde 2002 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında bilmedikleri sebeplerden dolayı davalılar adına tespit ve tapuya tescil edildiğini, dava konusu taşınmazlarda davalıların hiçbir hak ve hissesi bulunmadığını açıklayarak ... adına 204 ada 3, ... adına 204 ada 4 ve ... adına 204 ada 5 parsellere ait tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

Bir kısım davalılar vekili, dava konusu taşınmazların davacının söylediği gibi mera ise davacı ... adına tescil istenemeyeceğinden sıfat yokluğundan reddi gerektiğini, esasında taşınmazların mera olmadıklarını, davalıların murisi ...1972 yılında 16 dönüm olarak satın alıp 2001 yılındaki kadastro çalışmalarında bu nedenle tesbit edildiklerini, mera bakımından 1999 yılına ait idari işlemin geçerliliği bulunmadığını, mera ve taşınmazın öncesi bakımından araştırma yapılması gerektiğini, 204 ada 5 parselin ise tapuda ... adına kayıtlı olup diğer mirasçılar bakımından sıfat yokluğundan reddi gerektiğini açıklayarak davanın öncelikle sıfat yokluğu olmazsa esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 204 ada 5 parselin ... yönünden kabulüne, diğer davalılar ..., ..., ..., yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, yine 204

ada 3 parselin ..., 204 ada 4 parselin ise Göngör Bolat yönünden kabulü ile bu taşınmazlara ait ... ve ...’a ait tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... Kasabası Tüzel Kişiliği adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine hüküm davalılar Alaattin ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2002 yılında yapılan kadastro çalışmalarında 20 yılı aşkın zilyetlik nedeni ile 204 ada 3 parsel Ali oğlu ..., 204 ada 4 parsel ..., 204 ada 5 parsel ise İbrahim oğlu... adına tesbit edilmiş, tutanaklar 15.8.2002 tarihinde kesinleşmiştir. Bunlardan 204 ada 5 parsele ait tapu kaydı İbrahim oğlu ... 2009 yılında ölümü ile mirasçılarına intikal ve diğer mirasçıların satışı sonunda 8.2.2011 tarihinde Ali oğlu ... adına intikal görmüştür.

Davacı ... temsilcisi tarafından dava konusu taşınmazların Belediyeye ait olduğu açıklanmış, taşınmazın niteliği belirtilmemiş ancak dava dilekçesinde taşınmazlarla ilgili gerçek kişilerin müdahaleleri üzerine 1999 yılında köy ihtiyar heyetinin talebi ile ... Kaymakamlığı'nın 26.02.1999 tarih 2 numaralı kararında gerçek kişilerin men edildikleri açıklanmıştır.

Dava dilekçesi ekinde sunulan men kararına ilişkin belgelerde 18.2.2009 tarihinde köy mer'asına tecavüz iddiası ile yapılan talep üzerine ...

Kaymakamlığı'nın 26.2.2009 tarih 2 numaralı kararı ile ... mevkiinde mera vasfındaki tahmini 25.000 m2 yere ilişkin tamamı mer'a olduğu açıklanarak mütecavizlerin sürmek sureti ile müdahalelerinin 3091 sayılı Kanun gereğince men'ine, mahallinde infaz memuru tarafından köy ihtiyar heyeti üyelerine teslimine karar verildiği ve 1.3.1999 tarihli infaz tutanağı düzenlendiği görülmüştür.

Men kararı ile ilgili belgelerin incelenmesinde mütecavizler arasında davalıların murisi ... da yer aldığı, ...

22.2.1999 tarihli beyanında, bu yerde 1972 yılında satın alma sebebiyle yaklaşık 16 dönüm arazisi olduğunu, yaklaşık 2 dönümü 1972-1975 arası kullanmış ise de sonrasında yalnız olduğundan ekemediğini, uzun süre ekemediği için mera vaziyetini aldığını ifade ettiği, sunduğu tarihsiz gayrimenkul satış senedinde yazılı tahmini 16 dönüm miktarındaki taşınmaza ait kuzey sınırının da cebel olarak gösterildiği, diğer mütecavizlerin beyanlarında ise taşınmazın öncesinin mer'a olduğu belirtilmiştir.

1.6.2011 tarihli yargılama oturumunda beyanda bulunan davacı ... Başkanı, taşınmazların belediye olmadan önce köye ait arsa olduklarını, mer'adan bahsetmediklerini, belediye olduktan sonra da arsa vasfında bulunduklarını, cevap dilekçesinde mer'adan bahsedilmekte ise de kendilerinin böyle bir talepleri olmadığını açıklamıştır.

Keşif sırasında dinlenen uzman ziraatçi bilirkişi raporunda da taşınmazların çok taşlı, yer yer yabancı otlarla kaplı, üzerinde tarım ürünü olmayan, işlenmemiş, % 7-12 eğimli, engebeli topoğrafik yapıda ve tarım arazisi vasfında olmadıkları, herhangi bir bitkisel ve hayvansal üretim yapılmadığının belirtilmesi, az yukarıdaki beyanlar ve men kararına ilişkin belgeler birlikte değerlendirildiğinde davaya konu taşınmazların niteliğinde duraksama söz konusudur. Bu durumda, yöntemine uygun olarak tahsisli ya da kadim mer'a araştırmasının yapılması gerekir.

Dava konusu yerlerin öncesinin veya hali hazır durumunun tahsisli veya kadim mer’adan olup olmadığı, ayrı usul ve şekilde araştırılmaya tabidir. Zira tahsisli ve kadim mer’aların oluşumu itibariyle farklılıkları vardır. Tahsisli mer’alar, yetkili merciler tarafından kamunun yararlanmasına ayrılmak suretiyle ve tahsis yoluyla oluştuğu halde, kadim mer’alar, başlangıcı bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel olarak o yer halkının yararlanması suretiyle kamu malı niteliğini kazanırlar.

HGK’nun 30.10.1991 tarih 1991/8-427-544 ve 03.05.1995 tarih ve 1995/17-149-502 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi bir yerin yetkili bir merci tarafından mer’a olarak tahsis edilmesi, evveliyatı itibariyle o yerin mutlak surette mer’a olarak kabulüne yeterli olmadığı gibi zilyetlikle iktisap iddiasının dinlenmesine de engel değildir. Ne var ki, yetkili merci tarafından bir yerin mer’a olarak tahsisinin yapılmış olması durumunda gerçek kişinin o yerdeki zilyetliği sona ereceğinden mer’a olarak tahsisin yapıldığı tarih itibariyle kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinme koşullarının saptanması gerekir. Taşınmazın tahsis yoluyla değil de kadim mer'a olduğunun anlaşılması halinde ise, hiçbir şekilde kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisabı mümkün değildir.

Taşınmazın tahsisli mer’alardan olup olmadığı hususu araştırılırken, öncelikle bu yerden mer’a tahsisinin bulunup bulunmadığının İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri ile İl Özel İdare Genel Sekreterliği’nden sorulması, varsa mer’a norm kararı ile tahsis tutanağı ve paftasının getirtilerek mahallinde uygulanıp nizalı taşınmazların bu belgeler kapsamında kalıp kalmadığı, mer’a norm kararına göre tahsis edilen mer’anın menşei norm kararından araştırılarak tahsisin mevcut kadim mer’adan mı, yoksa 4342 sayılı Kanunun 5. maddesinde belirtilen yerlerden mi yapıldığı tahkik ve tespit edilmelidir.

Az yukarıda açıklandığı gibi taşınmazların kadim mer'a niteliğinde olup olmadığı hususu araştırılırken yerel bilirkişiler ve taraflarca bildirilecek tanıkların HMK'nun 243, 244 ve 259. maddeleri gereğince davetiyeyle keşif yerine çağırılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenmeleri, dava konusu taşınmazların daha önceden açıklandığı gibi davalıların murisi olan babaları ...kalıp kalmadığı, babaları ile davalıların zilyetlik durumu, süresi ve ne zaman başladığı ne şekilde devam ettiği, taşınmazın tüm köy halkı tarafından hayvan otlatmak için kullanılan kadim mer'a niteliğinde olup olmadığı,

men kararındaki belgelerdeki beyanlar ve belirlemeler de yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulmalı, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde HMK 261. maddesi uyarınca giderilmesine çalışılmalı, Teknik Bilirkişiden gerekçeli ve denetime açık rapor alınmalı, ayrıca daha önce rapor alınan Ziraat Bilirkişisi dışında Üniversitelerin toprak bölümünden seçilecek bir ziraat bilirkişisinden dava konusu taşınmaz ve çevresindeki arazinin toprak yapısı birlikte incelenmek suretiyle dava konusu yerin kültür arazisi haline getirilen yerlerden bulunup bulunmadığı,

mer'a vasfında veya mer'adan açılan yerlerden olup olmadığı konularında gerekçeli, karşılaştırmalı, Yargıtay ve tarafların denetimine açık rapor istenmesi gerekmektedir.

Taşınmazların mer'a niteliğinde olduklarının belirlenmesi halinde mer'aların mülkiyetinin Hazine, yararlanma hakkının ise bulundukları köy veya Belediyeye ait oldukları, ayrıca mer'aların tapuya tescillerinin mümkün olmadığı, özel siciline kaydedilebileceklerinin ve bu hususta Belediye Başkanının 1.6.2011 tarihli yargılama oturumundaki beyanının dikkate alınması gerekir.

Bu açıklamalara göre araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş bulunması usul ve kanuna aykırıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar... ve ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Usul ve Kanuna aykırı görülen hükmün 6100

sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 990,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacı ...'ndan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı ...'a verilmesine, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 984,00 TL peşin harcın istek halinde bir kısım davalılara iadesine, 16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/14096, K. 2013/5734, 16 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/14096
Karar No
2013/5734
Tarih
16 Nisan 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/14097 K.2013/18057
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/14098 K.2013/3582
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/14098 K.2013/14566
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/14100 K.2013/9732
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2012/14102 K.2013/4613
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/14102 K.2013/18030

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.