İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/14540 K.2013/17773

........

Esas2012/14540Karar2013/17773Tarih26 Kasım 2013Okuma6 dk · 1.120 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2012/14540 E., 2013/17773 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Kasım 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.120 kelime·6 dk okuma

........

... ve ... ile Hazine ve ... aralarındaki tescil davasının kabulüne dair........erilen 30.11.2011 gün ve 30/139 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili ile davacılar vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacılar vekili, vekil edenlerinin murisi .......15.04.1969 yılında vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak sağ eşi.......ile davacı çocuklarını bıraktığını, mevkii ve sınırlarını açıkladığı taşınmazın 60 yılı aşkın bir süreden beri vekil edenleri ve murisleri tarafından tasarruf edildiğini açıklayarak TMK'nun 713. maddesi gereğince adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, zilyetlik ile edinilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı ... Köy Tüzel Kişiliğine dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşın yargılama oturumlarına katılmamıştır.

Mahkemece, “… teknik bilirkişiler......... 13.11.2009 tarihli rapor ve krokilerinde, kırmızıya taralı 1658 m2’lik ( A+B=1658 m2) taşınmazın ½ oranında davacılar ... ile ........ adlarına tapuya kayıt ve tesciline..” karar verilmesi üzerine hüküm, Hazine vekili tarafından esastan , davacılar vekili tarafından ise yargılama giderleri yönünden temyiz edilmiştir.

Dava, kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik ve muristen intikal hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK'nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, kazanma koşullarının davacılar yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, ... yargılama sırasında öldüğü halde onun adına tescile karar verilmesi doğru olmadığı gibi, yargılama giderleri ile ilgili hüküm fıkrasının 2 nolu bendinin de usul ve kanuna uygun olduğu söylenemez. Bundan ayrı, Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereklerini tam olarak yerine getirmemiştir.

Bozma ilamına uyulmakla taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar. Bu nedenle, uyulan bozma ilamı çerçevesinde araştırma ve incelemenin yapılması zorunludur. TMK'nun 28. maddesi gereği, “..kişilik ölümle son bulur “.

04.05.1978 tarih ve 4/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile Hukuk Genel Kurulu'nun 09.07.1975 tarih ve 601/927 sayılı kararları uyarınca “ölü kişiye karşı dava açılamayacağı gibi, ölü kişi adına tescile de karar verilemez “ bu bakımdan davacı ..., dosya arasında bulunan .......Mahkemesi'nin

....

13.02.2008 tarih ve 2008/70 Esas, 2008/59 Karar sayılı veraset belgesine göre, 02.02.2008 tarihinde yargılama sırasında ve henüz karar verilmeden öldüğü, mirasçılarının İsmail temsil eden vekile vekaletname vermek suretiyle davada temsil edildikleri, dosya kapsamı ile sabit bulunduğu halde muris İsmail’in mirasçıları adına tescile karar verilmesi gerekirken, ölü İsmail adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş bulunması açıklanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile TMK’nun 28. maddesine aykırılık oluşturur. Dosya arasında bulunan davacıların babası Muzaffer ile anneleri Fatma’nın veraset belgelerine göre, davacı ... ve Feti dışında başka mirasçıların olmadığı anlaşılmıştır.

Öte yandan, Anayasanın 141/4. fıkrası gereğince, “ Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır “, amir hükmü bulunduğu halde kısa kararın 2 nolu bendinde “yargılama giderlerinin, vekalet ücretinin ve harçların ayrıntılı kararda açıklanmasına “ ve bunun gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2 nolu bendine aktarılması anılan Anayasa hükmüne aykırıdır. HMK'nun 297. maddesi gereğince bir hükümde bulunması gereken unsurlar tek, tek bentler halinde sayılmıştır.

Aynı maddenin 2. fıkrasında da, “ hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi “ öngörülmüştür. Yargılama giderleri ve harç ve vekalet ücretinin gerekçeli kararın hüküm fıkrasında açık bir biçimde gösterilmemiş olması HMK'nun 297. maddesinin açık hükmüne aykırı düşmektedir.

Bundan ayrı, hüküm davacılar vekiline dosya arasında bulunan tebliğat parçasına göre 14.11.2012 tarihinde kalemde tebliğ edildiği belirlenmiştir. Davacılar vekili, 04.04.2012 havale tarihli dilekçesiyle hükmün esasının onanması ve hüküm fıkrasının yargılama giderleri ile ilgili 2 nolu bendi yönünden bozulması için temyiz dilekçesi verdiği görülmüştür.

19.10.2012 tarihli dilekçesiyle de, hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin 2 nolu bendinin düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, 04.04.2012 havale tarihli dilekçesi üzerine temyiz harç ve giderlerinin yatırılması için davacılar vekili adına HUMK'nun 434/3 fıkrası gereğince, muhtıra çıkartılmış ve bu muhtırada kalemde 17.05.2012 tarihinde tebliğ edilmiş ve muhtırada belirtilen 7 günlük kesin süre içerisinde temyiz harç ve giderlerini yatırmadığı saptanmıştır.

19.10.2012 tarihli dilekçesiyle, düzeltilerek onanma isteğinde bulunulduğundan bu nedenle temyiz harç ve giderlerini yatırmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Dosya arasında bulunan Nallıhan Kadastro Müdürlüğü'nün, 13.04.2005 tarih, 260/249 sayılı karşılık yazılarında, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 1950’li yıllarda tapulama çalışmalarının yapıldığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle kadastro dışı bırakıldığı açıklanmıştır. Saptanan bu durum karşısında taşınmazın imar ve ihyaya muhtaç yerlerden olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

Ancak, Dairenin 08.12.2005 tarih, 2005/7560 Esas, 2005/8319 Karar sayılı bozma ilamında;”… taşınmaza komşu 15 ve 17 sayılı parsellere revizyon gören tapu kayıtlarıyla vergi kayıtlarının keşifte uygulanması ve bu kayıt ve belgelerin taşınmaz yönünü ne gösterdiği üzerinde durulmasına işaret edildiği halde “ Mahkemece, vergi kayıtlarıyla, tapu kayıtlarının bilirkişi tarafından tercüme edilen örnekleri dosya arasında bulunduğu halde yapılan keşifte uygulanmadığı belirlenmiştir.

17 sayılı parsele revizyon gören 122 tahrir nolu vergi kaydının uygulandığı ve bu kaydın güney yönünü mera okuduğu, dava konusu yerinde 17 nolu parselin güneydoğusunda kaldığı dosya kapsamı ile belirlendiğinden bu konuda tahsis ve kadim mera araştırmasının yapılmasına bozma ilamında değinildiği halde bu gereğinde yerine getirilmediği görülmüştür.

O halde Mahkemece yapılacak iş, komşu 15 ve 17 sayılı parsellere revizyon gören, tapu ve vergi kayıtlarının yeniden yapılacak keşifte teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla zemine uygulanması, 17 parsele revizyon gören vergi kaydının güney yönünü mera okuması nedeniyle tahsisli ve kadim mera araştırmasının yapılması bu nedenle meradan

.......

yararı bulunmayan komşu köyler halkı arasında yaşlı tanıklarını seçip bildirmeleri konusunda taraflara süre ve imkan tanınması, aynı biçimde yerel bilirkişilerinde komşu köyler halkı arasında Mahkemece belirlenmesi, yerel bilirkişi ve tanıkların HMK'nun 243 ve 244. maddeleri gereğince davetiye ile keşif yerine çağrılmaları uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenmeleri, beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde HMK'nun 261. maddesi gereğince aykırılığın giderilmesi, komşu kayıt ve belgelerin taşınmaz yönünü ne gösterdikleri üzerinde durulması, teknik bilirkişiye krokisinde işaret ettirilmesinin sağlanması,

17 sayılı parsele revizyon gören 122 tahrir nolu vergi kaydının taşınmaz yönünü mera okuması nedeniyle tescili istenen taşınmazın kadim meradan açılmak suretiyle davacılar ve murisleri tarafından tasarruf edilip edilmediğinin , dava konusu yerin kadim mera sayılan yerlerden olup olmadığının ,yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması, daha nöce götürülmeyen başka uzman bilirkişi ziraat mühendisi ile jeoloji mühendisi aracılığıyla keşfin yapılması, dava konusu yerin bitişikteki taşınmazlarla bir bütün olarak düşünülmek suretiyle kültür arazisi yada mera niteliğinde olup olmadığı,

kenarında Nallıhan Çayının geçmesi nedeniyle çayın yatağı yada taşkın sahası içinde kalıp kalmadığı, çayla taşınmaz arasında kot farkının ne kadar olduğu, daha önce rapor veren zirai bilirkişilerin raporları ile bozma sonrası dinlenen jeoloji bilirkişinin raporları da eleştirilmek suretiyle kendilerinden gerekçeli denetime açık karşılaştırmalı rapor ve krokinin uzman bilirkişilerden istenmesi, ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulmuş bulunması usul ve kanuna aykırıdır.

Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 26.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

.........

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/14540, K. 2013/17773, 26 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/14540
Karar No
2013/17773
Tarih
26 Kasım 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/14541 K.2013/11218
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/14542 K.2013/11404
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/14542 K.2013/22141
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/14543 K.2013/11407
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/14543 K.2013/17542
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/14544 K.2013/11410

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.