İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/1487 K.2012/7441

Hakkı Nalbant ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Ilgaz Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 30.11.2011 gün ve 296/413 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya…

Esas2012/1487Karar2012/7441Tarih14 Eylül 2012Okuma5 dk · 1.009 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2012/1487 E., 2012/7441 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Eylül 2012
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu iptali ve tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.009 kelime·5 dk okuma

Hakkı Nalbant ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Ilgaz Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 30.11.2011 gün ve 296/413 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı, 19.08.2009 havale tarihli dilekçesiyle; dava konusu 105 ada 131 sayılı parselin kadastro tespiti sırasında sit alanı olduğu gerekçesiyle davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, bu durumu daha sonra öğrendiğini, üzerinde meyve ağaçları bulunduğunu, 70 yılı aşkın bir süreden beri annesinin bu parsele arpa, buğday ekerek kullandığını, meyve ağaçlarının meyvelerinden yararlandığını, vergi kaydının bulunduğunu, üçüncü derece sit alanı içerisinde kalan bir yer olup Hazineyle bir ilgisinin bulunmadığını,

5663 sayılı Kanun gereğince parselin 1 ve 2. derece sit alanı dışında kalması nedeniyle 2863 sayılı Kanununa 5663 sayılı Kanunla eklenen Geçici 7. maddesinde belirtilen 1 yıllık süreyi geçirdiğini ilgili maliye kuruluşuna başvurmadığını belirterek davalı Hazine adına bulunan tapu kaydının iptaliyle ölü annesi Şefika Nalbant mirasçıları adına payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine temsilcisi, yargılama oturumlarında davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu taşınmazın 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa 5663 sayılı Yasayla eklenen Geçici 7. maddesi hükmü gereğince ve tüm dosya kapsamı uyarınca taşınmazın davacı tarafa ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik ve muristen intikal hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.

Mahkemece, keşif yapılmadan ve taraf delillerini toplamadan 5663 sayılı Kanun gereğince 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Kanununa eklenen Geçici 7.madde kapsamı uyarınca davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Geçici 7. madde kapsamı gözönünde bulundurulduğunda, hak sahibi olan kişinin tanınan 1 yıl içerisinde ilgili maliye kuruluşuna başvurmak suretiyle idari yoldan işlem yapılmasını öngörmektedir.

Davacı bu süreyi kaçırdığını dava dilekçesinde açıkça belirtmektedir. 1 yıllık sürenin kaçırılması davacının ilgili mahkemelerde dava açma hakkını ortadan kaldırmaz. Çünkü 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. fıkrasında; “tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayalı olarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz” amir hükmüne yer verilmiştir.

105 ada 131 sayılı parselin kadastro tutanağı yani kadastro tespiti 02.03.2007 tarihinde yapılmış olup, 05.06.2007 tarihinde kadastro tutanağının kesinleşmesiyle ölü Şefika Nalbant adına tapu kaydı oluşmuştur.

Davacı ise, kadastro tutanağının kesinleşmesinden itibaren sözü edilen maddede öngörülen yasal 10 yıllık süre içerisinde 19.08.2009 tarihinde davasını açtığına göre yöntemine uygun bir biçimde, istek ve savunma doğrultusunda gerekli araştırma ve incelemenin yapılması gerekir. Sözü edilen Geçici 7. maddeye dayanılarak hüküm kurulamaz. Murisin tüm mirasçıları (dava dışı kalan) davaya olur verdiklerinden dava koşulu bakımından bir eksiklik söz konusu değildir.

105 ada 131 sayılı parsel 02.03.2007 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında belgesizden tarla niteliğiyle ölü Şefika Nalbant adına tespit ve tescil edilmiştir. Ne var ki, tutanak içinde bulunan kadastro komisyonunun 24.04.2007 tarihli tutanağına göre dava konusu yerin sit alanı kapsamında kaldığı açıklanarak ve ilk tespit maliki iptal edilerek belirtilen gerekçeyle Hazine adına tespit ve tescilinin yapıldığı anlaşılmıştır.

Dosya üzerinde yapılan incelemede, dava dilekçesine eklenen Altındağ Kadastro Müdürlüğünün 18.10.2007 tarih 2120/1829 sayılı sit alanlarıyla ilgili ve kadastro müdürü imzalı karşılık yazıda; dava konusu yerin “üçüncü derece arkeolojik sit alanı” kapsamında kaldığı görülmektedir.

Çankırı İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü 09.03.2011 tarih 105 ada 131 sayılı parselle ilgili 153 sayılı yazılarıyla bu yazı ekindeki Aşağı Dere Köyü Bizans dönemi düz yerleşim alanı haritasına göre üçüncü derece arkeolojik sit alanı olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, uzman arkeoloğ ve bilirkişi aracılığıyla ve keşif yapılarak gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan belirtilen yazılara dayanılarak hüküm kurulamaz.

Bu bilgiler olmasına karşın mahkemece dava konusu yerin gerçekten hangi derece sit alanı kapsamında kaldığının araştırılıp belirlenmesi zorunludur.

Mahkemece yapılacak iş; kadastro paftasının onaylı örneği eklenmek suretiyle Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu İl Müdürlüğünden ya da Bölge Müdürlüğünden dava konusu yeri kapsayan harita ile hangi derece ve nitelikteki sit alanı kapsamında kaldığını gösteren karar ve belgelerin getirtilerek dosya arasına konulması, davacı tarafın delil listesi ekinde sunduğu 12.6.1959 tarih 46 sıra nolu maliki Şefika Nalbant, Hakkı kızı olan tapu kaydının ilk oluştuğu günden itibaren tüm geldi ve gittileri ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilerek dosyaya eklenmesi,

yöntemine uygun bir biçimde yapılacak keşifte uzman bilirkişi bir arkeolog ve teknik bilirkişi aracılığıyla Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulundan gelen harita ve belgeler ile davacının dayandığı tapu kaydının zemine uygulanması, 105 ada 131 sayılı parselin 1. 2. ve 3. derece sit alanlarıyla doğal ya da arkeolojik sit alanları kapsamında kalıp kalmadığının saptanmasına çalışılması, bu konuda 2863 sayılı Kanunun 11.maddesi kapsamının gözönünde tutulması, davacıya ait tapu kaydının dava konusu yere uyup uymadığının belirlenmesi,

tapu kaydının yerel bilirkişi ve tanıklar yardımıyla uygulanmasına çalışılması,kazanma süresi ve koşullarının davacılar yararına oluşup oluşmadığının yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması, tanıkların HMK.nun 243, 244, 259 ve 290/2. maddeleri gereğince davetiye ile keşif yerine çağrılmaları ve keşif yerinde dinlenilmeleri, beyanlar arasında çelişki bulunduğu taktirde bu çelişkinin HUMK.nun 261. maddesi gereğince giderilmesi, taşınmaz üzerinde yapılacak inceleme sonucu korunması gereken kültür ve tabiat varlığının bulunup bulunmadığının saptanması,

uzman arkeolog bilirkişi ile teknik bilirkişinin konularına ilişkin tarafların ve Yargıtay’ın denetimine açık gerekçeli rapor alınması gerekmektedir.

Davacıların murisi Şefika Nalbant ile veraset belgesinde yazılı tüm mirasçıları bakımından 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi uyarınca miktar araştırmasının yapılması, belgesizden taşınmaz edinip edinmediklerinin Kadastro ve Tapu Sicil Müdürlüğü ile zilyetliğe dayalı tescil davası açıp açmadıklarının o yer Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulması, belgesizden edinilen taşınmazlara ait kadastro tutanakları ile tapu kayıtlarının Tapu Sicil Müdürlüğünden, zilyetliğe dayalı olarak açılan tescil davalarına ait dosyaların ise, bulundukları mahkemelerden getirtilerek miktar sınırlamaları yönünden göz önünde tutulması,

ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuş bulunması usul ve kanuna aykırıdır.

Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna 14.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/1487, K. 2012/7441, 14 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/1487
Karar No
2012/7441
Tarih
14 Eylül 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/1487 K.2012/20841
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/1487 K.2012/19513
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/1488 K.2012/6089
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/1488 K.2012/8330
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/1488 K.2012/19510
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2012/1489 K.2012/6113

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.