İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/181 K.2012/1504

... mirasçıları ... ve müşterekleri ile Hazine, ..., ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 27.12.2010 gün ve 540/272 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca…

Esas2012/181Karar2012/1504Tarih6 Mart 2012Okuma6 dk · 1.287 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2012/181 E., 2012/1504 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Mart 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Tapu iptali ve tescil
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.287 kelime·6 dk okuma

... mirasçıları ... ve müşterekleri ile Hazine, ..., ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 27.12.2010 gün ve 540/272 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmiştir.

Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.10.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı ... ve müşterekleri vekili Avukat ... ve davalı Hazine vekili Avukat ... ve karşı taraftan davalılar ... bizzat, ... vekili Avukat ...geldiler. Başka kimse gelmedi.

Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosyanın incelenmesi sonucu görülen eksikliklerin ikmali için dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar verilmesini takiben eksiklik tamamlanmış olmakla dosya yeniden incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı ... mirasçıları vekili dava dilekçesinde; 418 ada 10 parselin 2525/3912 payının sahibi görünen ... eşi...,...oğlu ...,... kızı ... ve ...Kızı ...’ın farazi ve hayali kişiler olduklarını, bu şahısların davanın açıldığı tarihten 20 yıl önceki tarihlerde ölmüş olmaları ihtimalinin de olduğunu açıklayarak adlarına kayıtlı hisselere ait tapu kayıtlarının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine ve ... vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.

Kayıt maliklerinin mirasçılık belgelerine göre mirasçıları davalı gerçek kişilere dava dilekçesi tebliğ edilmiş, duruşmaya gelen veya davaya cevap veren olmamış, mal varlıklarını temsil etmek üzere kayıt maliklerine atanan kayyım vekili ise, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, mirasçılık belgeleri karşısında kayıt maliklerinin hayali kişiler olarak kabul edilemeyeceği, TMK’nun 713/2.maddesinde yazılı kazanma koşullarının gerçekleşmediği, davacının davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, esası bakımından davacılar vekili, avukatlık ücreti bakımından davalı Hazine vekili, hem esas hem de avukatlık ücreti bakımından ise davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, muristen intikal ve eklemeli zilyetlik, TMK’nun 713/2.fıkrasında öngörülen “maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan” ve “maliki … 20 yıl önce ölmüş bulunan…” hukuki sebeplerine dayalı olarak açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.

Uyuşmazlık konusu 418 ada 10 parsel 6.12.1973 tarihinde yapılan tapulama çalışmalarında Aralık 1323 tarih 45 ve 46 parsel uygulanmak suretiyle Hazineye ait olduğunun belirlendiği, Hazine tarafından taşınmazın 2525 m2'lik kısmının ... oğlu...’ye satıldığı, bu kısmın tefriki mümkün olmadığı, şüyulandırmaya gidildiği, ...’nin 1.9.1953 tarihinde ölümü ile mirasçı olarak eşi Hayriye ile kendinden önce ölen dayısı ...’in çocukları ... ..., ... ve yine kendinden önce ölen amcası ...’nün kızı ...’ı bıraktığı, başka mirasçısının olmadığı açıklanarak 2525 hissenin vereseler, kalan hissenin ise Hazine adına tesbitinin yapıldığı,

tutanağın 29.5.1974 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır. Daha sonra Hazine adına kayıtlı 1387/3912 pay davacıların miras bırakanı ... tarafından 25.5.1993 tarihinde satın alınmış, taşınmazın bulunduğu mahalde yapılan imar çalışmaları sonunda taşınmaz 2688,28 m2 arsa vasfı ile 2730 ada 4 parsel olarak tapuya kaydedilmiştir.

Tapuda 851/2400 pay ...oğlu ..., 1549/2400 pay ise Hazine, ... oğlu ... ..., ... kızı ... ve ...kızı ... adlarına iştirakli olarak tescilli bulunmaktadır.

Kadastro tutanağındaki açıklamalar, dayanağı belgeler ve dosya kapsamı ile kayıt malikleri ...,...,...,...,...,...oğlu...,...,...kızı ... ve ...kızı ...’ın tapu kütüğünden kim oldukları anlaşılabilmektedir. Malikin tapu kütüğünden anlaşılamaması hali; taşınmaz malın sahibinin kim olduğunun bilinmesine yarayacak gerekli bilginin tapu sicilinden çıkarılmasının imkansız olmasıdır (HGK.nun 10.4.1991 tarih 1991/8-51 Esas, 194 Karar sayılı ilamı).

Kütükteki bilgi ve belgelerden, gerekli dikkati gösteren herkesin malikin kim olduğunu anlayamayacağı hallerde ve malik sütununun boş bırakılması, malik adının müphem ve yetersiz gösterilmesi, malik adının silinmiş ve yenisinin yazılmamış olması gibi hallerde malikin tapu kütüğünden anlaşılamadığı sonucuna varılabilir. Kadastro tutanağı tapu kütüğündeki belgelerdendir. Tutanaktaki bilgilerden kayıt maliklerinin tapu kütüğünden kim oldukları anlaşılmaktadır.

Diğer yandan kayıt maliklerinin dosya arasındaki mirasçılık belgelerine göre mirasçıları davada taraf durumunu aldıklarına göre artık kayıt maliklerinin kim olduklarının bilinmediğinden söz edilemez. Mahkemenin red kararı bu sebep bakımdan doğrudur.

“Ölüm” sebebine gelince; dava konusu taşınmazın az yukarıda açıklanan tapu kaydı dikkate alındığında dava konusu edilen payın tapuda “verasetten iştirak” şeklinde kayıtlı olduğu, TMK.nun 701, 702 ve 703.maddeleri gereğince elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğu görülmektedir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı taşınmazların tamamı üzerinde yayılmış bulunmaktadır.

Öte yandan Yargıtay’ın sapma göstermeyen uygulamasına göre elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi bir taşınmaz üzerinde mirasçılardan bir veya birkaçı tarafından sürdürülen zilyetlik tüm mirasçılar adına sürdürülmüş sayılır.

Tapu kaydının kadastro yolu ile oluştuğu 29.5.1974 tarihinde kayıt malikleri ...,...,...,...,...,...,...,... kızı ... ve ...kızı ...’ın ölüm tarihlerinden itibaren tamamı bakımından TMK.nun 713/2.maddesinde yazılı kazanma süresi ve koşullarının gerçekleşmesi halinde tapuda verasette iştirakli olarak kayıtlı payın tümünün kazanılması mümkün olabilir.

Ancak bu ortaklardan biri bakımından dahi kazanma süresi ve koşullarının gerçekleşmemesi yani sağ olması halinde payın tamamının kazanılma imkanı yoktur. İştirak hali bu durumda payın TMK’nun 713/2.maddesine göre kazanımına engel olmaktadır.

Bu açıklama karşısında kayıt maliklerinden ... ...’nin 13.6.1980, ...’nin 11.11.1973, ...’ın ise 5.4.1964 tarihinde öldükleri dikkate alınarak bu malikler bakımından kazanma süresi ve koşullarının dava tarihine kadar gerçekleştiği düşünülebilir.

Fakat diğer kayıt maliki Hayriye 22.7.1985 tarihinde ölmüş, Tokat Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.10.2008 tarih 2006/112 Esas 2008/1570 Karar sayılı mirasçılık belgesinde Hayriye’nin herhangi bir mirasçısının tespit edilemediği, terekesinin Devlet’e kaldığı açıklanarak son mirasçısının Hazine olduğunun tespitine karar verilmiştir.

Dava konusu taşınmaza ait tapu kaydında da Hayriye tapulama sonunda kayıt malikleri arasında yer alırken, imar sonrasında Hayriye yerine Hazinenin kayıt malikleri arasında yer aldığı görülmektedir.

Hayriye’nin son mirasçısının Hazine olduğunun tesbit edilmiş olması, Hazineye kanunlar gereği kalan malların kazanmayı sağlayan zilyetlikle kazanılamayacağı gibi Hazine payının TMK’nun 713/2.maddesi gereğince iktisap edilemeyeceği gözetildiğinde yapılan nitelendirme ve açıklamalar karşısında elbirliği mülkiyetinde ölen diğer ortakların haklarının da TMK.nun 713/2.maddesi hükmü uyarınca hukuki değerini yitirmesi söz konusu olamaz.

Şayet tespit ve tescil iştirakli olarak değil paylı şekilde olsaydı o takdirde Hayriye payı dışındaki diğer üç kayıt malikine ait payların TMK’nun 713/2.maddesindeki ölüm hukuki sebebine dayanılarak böyle bir kaydın hukuki değerini yitirdiği ileri sürülebilirdi. Bu bakımdan davacılar vekilinin yargılama aşamalarında ve Yargıtay duruşması sırasında ileri sürmüş olduğu temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Diğer yandan Hazine vekili tarafından davada birden fazla davalı olduğu ve davanın reddedilmesi sebebiyle her bir davalı lehine avukatlık ücreti takdiri gerekirken tek vekalet ücreti takdirinin doğru olmadığı ileri sürülerek bu yönden temyiz isteğinde bulunulmuştur.

Dava TMK’nun 713/2.maddesine dayalı olarak açıldığına göre Devletin tapu sicilinin tutulmasından sorumlu olması ve kayıt maliki hiç mirasçı bırakmadan ölmüşse TMK.nun 501. maddesi uyarınca terekesinin Devlete kalacağı, kayıt maliklerinden Hayriye’nin mirasının son mirasçı sıfatı ile Hazineye kalması sebebiyle davada diğer üç kayıt malikinin mirasçıları ile birlikte Hayriye mirasçısı olarak Hazinenin de davalı sıfatının bulunduğu açıktır.

Bu nedenle davalı gerçek kişiler ile birlikte Hazine aleyhine açılan davanın aynı sebepten reddine karar verilmiş olması karşısında karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3.maddesi gereğince red sebebi ortak davalılar lehine yazılı şekilde tek vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında da bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Hazine vekilinin vekalet ücretine yönelen temyiz itirazı yerinde değildir.

Davalı ... vekilinin temyiz itirazına gelince; Dava TMK’nun 713/2. maddesine dayalı olarak açılmıştır. Bu tür davaların kayıt malikinin mirasçıları ve Hazineye karşı açılması yeterli olup, ayrıca Belediye Başkanlığına davanın yöneltilmesine gerek bulunmamaktadır. Belediyeye karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi ve red sebebinin farklı olması sebebiyle Belediye lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. ve 7.maddeleri gereğince diğer davalılardan ayrı avukatlık ücreti takdiri gerekirken mahkemece bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın Belediye yönünden de esastan reddine karar verilmesi ve diğer davalılarla birlikte Belediye lehine tek avukatlık ücreti takdir edilmiş olması doğru olmamıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu davalılar bakımından ONANMASINA, davalı ...

Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazları ise yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün Belediye ile ilgili bölümünün esas ve avukatlık ücreti bakımından 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına,

aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2,75 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden Tokat Belediye Başkanlığına iadesine 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/181, K. 2012/1504, 6 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/181
Karar No
2012/1504
Tarih
6 Mart 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2012/181 K.2012/3411
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2012/181 K.2012/2298
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2012/182 K.2012/2324
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/182 K.2012/1698
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2012/182 K.2012/1770
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2012/182 K.2012/3412

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.