Davacı vekili, dava ve 18.08.2010 havale tarihli ıslah dilekçesinde, dava konusu...plakalı araç ile 617 ada 4 parsel ... taşınmazın evlilik birliği içinde satın alınarak davalı eş adına tescil edildiğini ileri sürerek, 74.422 TL katılma alacağının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, araç yönünden 8.750 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hükmün kabule ilişkin bölümü davalı vekili, redde ilişkin bölümü ise davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1086 ... HUMK.nun 434/2. maddesine ve 10.05.1965 tarih 1965/1 Esas 1965/1 Karar ... Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı’na göre, temyiz isteği harca tabi ise harcın yatırıldığı tarihte hükmün temyiz edildiği kabul edilir. Davalı vekili tarafından, temyiz başvuru harcı ve temyiz harcı yatırılmadığı gibi, Dairemizin geri çevirme yazısı üzerine, yerel mahkemece tebliğ edilen muhtıraya rağmen anılan harçlar yine yatırılmamıştır. Bu belirlemeye göre, davalı vekilinin hükmü temyizden vazgeçtiğinin kabulü gerektiğinden temyiz talebinin REDDİNE,
Davacı vekilinin, hakkında ret kararı verilen dava konusu 617 ada 4 parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; taraflar 21.02.1998 tarihinde evlenmiş, 26.05.2006 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir (TMK.nun 225/2). Taraflar sözleşmeyle başka mal rejimi seçmediklerinden evlenme tarihinden, 4721 ... TMK.nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM.nın 170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabidirler (4722 s.Y.'nın 10/1, TMK.nun 202).
Olayları anlatmak taraflara hukuki niteleme hakime aittir. İddianın ileri sürülüş şekline göre, davada davacı, davalının edinilmiş malları üzerinden katılma alacağı (TMK. 231. m.) isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; eklenecek değerlerden (TMK 229. m.) ve denkleştirmeden (TMK 230. m.) elde edilen miktarlarda dahil olmak üzere, davalı kocanın edinilmiş mallarının (TMK 219. m.) toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK 231. m.) yarısı üzerinden (TMK 236/1. m.) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak hüküm kurmaktan ibarettir.
Dava konusu 617 ada 4 parselin öncesi, dava dışı Doğan ... adına kayıtlı iken, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 24.03.2006 tarihinde satış yoluyla davalı ... adına tescil edilmiş, daha sonra 11.05.2006 tarihinde yine satış yoluyla önceki malik Doğan ...’a satılıp devredilmiştir. Banka ve ipotek kayıtlarından, davalının taşınmazı satın aldığı tarihte Finansbank’dan 120 ay vadeli konut kredisi çektiği ve borç ödemelerinin mal rejiminin sona erdiği tarih itibariyle devam ettiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar, davalı vekili, gerçek malikin davalı olmadığını savunmasında bildirmişse de, resmi kayıtların aksi aynı güçteki delillerle kanıtlanamamıştır. Kaldı ki, davalı satın alma tarihinde kendi adına konut kredisi çekmiştir.
TMK.nun 222/3. maddesi hükmüne göre, bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Dosya içeriğine, toplanan delillere göre, davalı, tasfiyeye konu taşınmazın kişisel malı olduğunu kanıtlayamadığından, anılan kanun maddesi uyarınca edinilmiş mal olduğunun kabulü ile davacı eşin katılma alacağı hakkı olduğunun kabulü gerekir.
Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar, mal rejiminin sona erdiği andaki durumlarına göre, tasfiye anındaki sürüm değerleriyle hesaba katılır (TMK 228/1, 232, 235/1. m). Tasfiye tarihi karar tarihidir.
Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre; davalı ... taşınmazın satın alındığı tarihte 120 ay vadeli 100.000 TL konut kredisi çekmiştir. Mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihine kadar ödenen 2 taksitin edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönem içinde ödendiğinin kabulü gerekir. Bu durum karşısında 120 aya göre ödenen 2/120 oranı edinilmiş mallara katılma rejimi için gözetilmesi gereken artık değer olarak kabul edilmesi gerekir.
Kalan 118/120 oran ise, davalı ... tarafından ödenmesi gerektiği düşünülerek onun kişisel malı (borcu) olduğunun kabulü ile belirtilen oranlara göre hesabın yapılması gerekmektedir (karar tarihine yakın tarihteki taşınmazın sürüm değeri 120 X 2 = bulunacak artık değerin yarısı, "... Taşınmazın sürüm değeri/120 X 118 = çıkacak miktar davalının kişisel malı olup" sürüm değerinden düşülecek borçtur. Yani "...
Sürüm değeri davalının kişisel malı=artık değerin 1/2'si katılma alacağı" olacaktır) bu formüllerden biri ile sonuca ulaşmak mümkündür. Gerektiğinde, söz konusu belirlemeler yapılırken konusunun uzmanı bilirkişi ya da bilirkişilerden yararlanmalıdır. Mahkemece, açıklanan bu hususlar gözardı edilerek, yanılgıya dayalı yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Tüm bu açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 617 ada 4 parsele ilişkin bölümünün 6100 ... HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 447,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 10.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.