KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2012/3628 E., 2012/13158 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanmadan sonra açılan katılma alacağı
Karar Metni
1.218 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
... ile ... aralarındaki boşanmadan sonra açılan katılma alacağı davasının kabulüne dair Mersin 2. Aile Mahkemesinden verilen 16.02.2012 gün ve 1364/135 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Davacı vekili, müvekkili ile davalının Mersin 2. Aile Mahkemesinin 2008/662 Esasında kayıtlı dosyasında yapılan yargılamalar sonucunda tarafların boşanmalarına, katkı payı davası açmakta muhtaliyetlerine karar verildiğini açıklayarak, 2297 ada 1 nolu parseldeki B blok, 3. kat, 8 nolu dairenin evlilik birliği içinde satın alındığından fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL katkı payının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, davacının ev hanımı olduğunu, herhangi bir katkısının bulunmadığını ve bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, ıslahla artırılan değer üzerinden 18500 TL'nin edinilmiş mallara katılma alacağının hüküm tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından dilekçesinde yazılı nedenlerle temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından. Mersin 2. Aile Mahkemesinin 2008/662 Esasta kayıtlı dava dosyası ekte olup incelenmiştir.
Davacı ...’ın davalı ... aleyhine açmış olduğu boşanma davasının 9.7.2008 tarihli protokol dikkate alınarak MK. nun 166. maddesindeki yazılı anlaşmalı boşanmanın şart ve unsurları gerçekleştiğinden davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına, maddi, manevi tazminat, nafaka ve eşya talep etmediklerinden bu konularda karar verilmesine yer olmadığına, davacının katkı payı davası açmakta muhtaliyetine karar verildiği, tarafların kararı temyiz etmeyeceklerini bildirdiklerinden boşanma kararının 1.9.2008 tarihinde kesinleştirildiği görülmüştür.
Boşanma dosyasının ilk oturumunda, davacı asılın koşullu olarak anlaşmalı boşanma talep ettiği, davalının açıklamalarda bulunduğu, haricen düzenlenen 9.7.2008 tarihli protokolün taraflarca imzalandığı ve hakim havalesiyle dosyaya konulduğu görülmüştür. Boşanma davasının harcı ödenerek 1.7.2008 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Eldeki dava ise, 3.11.2009 tarihinde açılmıştır. Dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kaydı getirilmiştir.
2997 ada 1 nolu parsel 13720 m2 yüzölçümüne sahip olup, arsa niteliğindedir. B blok, 3. kat, 8 nolu bağımsız bölümün 26.2.1991 tarihli yönetim planı esas alınarak tam mülkiyet üzere 21.2.2006 tarihinde Sadık oğlu ... adına tescil edildiği görülmüştür. Ana parsele ilişkin tapu kaydı getirilmiştir.
Tam mülkiyet üzere 26.2.1991 tarihinde Mersin Belediyesi adına kayıtlı iken, 21.2.2006 tarihinde tapudaki alım yoluyla Kerim oğlu Sadık Kurum adına tescil edildiği ve aynı tarihte alım yoluyla Sadık oğlu ... adına tescili yapıldığı görülmüştür. Mersin İmar İnşaat ve Tic. Ltd. Şirketinin dosyada mevcut yazısına göre. 15.10.1992 tarihinde Sadık Kurum’un 4000 konutluk Halk Kent projesine üye olduğu belirlenmiştir. Mahkemece, ilk oturum 26.2.2010 tarihinde yapılmıştır.
Bu oturuma davacı vekili ile davalı asıl katılmıştır. Yargılama 27.5.2010 tarihine ertelenmiştir. Bu oturuma da aynı kişiler katılmıştır. Ertelendiği 30.9.2010 tarihine davalı katılmış, davayı takip etmeyeceğini bildirmiştir. Mahkemece, HUMK. nun 409. maddesi uyarınca dosya yenileninceye kadar işlemden kaldırılmıştır. Süresi içerisinde yenilenmiştir. 1.4.2011 tarihli oturumda, taraf vekilleri duruşmaya katılmıştır.
1.4.2011 havale tarihli dilekçe ile davalı vekili bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini açıklamıştır. Davacı vekili ise, 16.2.2012 tarihli oturumda zamanaşımı itirazını kabul etmediklerini, mahkemece 16.2.2012 tarihli oturumdaki ara kararıyla davanın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu anlaşılmakla zamanaşımı itirazının reddine karar verildiği görülmüştür. Açıklanan olgular tarafların ve mahkemenin kabulündedir.
Uyuşmazlık TMK. nun 178. maddesindeki sürenin somut olayda uygulanıp uygulanmayacağı ve zamanaşımı definin süresi içerisinde ileri sürülüp sürülmediği, sürülmüş ise, karşı konulup konulmadığında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere ve mahkemece de, ara kararıyla kabul edildiği üzere, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalar ister 1.1.2002’den önceki tasfiyeye ilişkin olsun, ister 1.1.2002’den sonraki tasfiyeye ilişkin olsun BK. nun 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. 4721 sayılı TMK. nun 178. maddesi, kendisinden önceki müesseseye ilişkin zamanaşımı düzenlemesine yöneliktir.
Esasen hükümet gerekçesinde yazılı olduğu üzere, maddi ya da manevi tazminat ya da ilk kez istenilen yoksulluk nafakasına ilişkin bir zamanaşımı süresidir. Öte yandan, TMK. nun sistematiği incelendiğinde, her müessesenin sonunda zamanaşımı ya da hak düşürücü süre ayrıca bir madde olarak düzenlenmiştir.
Dolayısıyla mal rejiminin tasfiyesine ilişkin olarak yasa koyucu bilinçli olarak aynı Kanunun 5. maddesinin yollamasıyla BK. nun 125. maddesine atıfta bulunularak ayrıca bir zamanaşımı maddesi düzenlemesi yapılmasına gerek duymamıştır.
Açıkladığım gerekçelerle Dairenin sayın çoğunluğunun bozma kararında belirtilen gerekçelerine katılmam mümkün değildir. Açıkladığım gerekçelerle bozma sebeplerine katılamıyorum. 27.12.2012
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/3628, K. 2012/13158, 27 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama