Davacı vekili, davacının maliki olduğu Yunak İlçesi Turgut Kasabası'nda bulunan 26 ada 24 parsel ... taşınmaza davalılar Halis ve ...'nin elatmalarının önlenmesini ve beş yıllık ecrimisil bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Birleştirilerek görülen Yunak Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/97 Esas ... dosyasının davacıları ... mirasçıları; davalı ... ... adına tapuda kayıtlı bulunan 126 ada 24 parselin murisleri ... tarafından davalının murisi ....den 30-35 yıl önce satın alındığını, ancak sağlığında tapuda devir işleminin gerçekleştirilemediğini, taşınmazın 1968 tarihli tapu kaydının aslının davalının murisi tarafından murislerine verildiğini, ve o tarihten beri de zilyetliklerinde olduğundan tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini, meni müdahale ve ecrimisil davasının ise reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, meni müdahale ve ecrimisil davasının kısmen kabulüne, tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmiştir.
Hüküm davalı (karşı davacılar) ve dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyaya davalılar birleşen dosya davacıları tarafından aslı sunulan tapu senedine göre (Toprak Komisyonu'nun 31- P paftası 2010 parsel ... 41750 m2 tarla nitelikli taşınmazın geldisi 19.07.1968 tarih 259 sıra nolu tapu kaydı olup, Hazine adına kayıtlı iken 51 nolu Toprak Komisyonu'nun tarafından 4753 ve 5618 ... Kanun gereğince tevzi edilerek senet sahibi olan Musa oğlu İsmet ... adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 2001 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 19.07.1968 tarih 259 sıra nolu tapu kaydına dayanılarak taşınmazın davacı (karşı davalı) ... murisi İsmet ... adına tespit edildiği ve 06.11.2001 tarihinde tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Malik İsmet ... tescil tarihinde ölü olduğundan veraset belgesindeki payları oranına göre mirasçıları adına 25.01.2005 tarihinde intikal işlemi yapılmış ve aynı gün satış ve hisse tevhidi suretiyle taşınmazın tamamı ...'e devir işlemi gerçekleşmiştir.
Mahkemece yargılama sırasında yapılan keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların beyanlarından: dava konusu taşınmazın 1968 yılında Toprak Tevzi Komisyonu çalışmaları sonucu davacı (karşı davalı) ...'ün murisi İsmet ... adına kaydedildiği, daha sonra aynı yıl davalılar (karşı davacıların) murisi ... tarafından haricen satın alındığı, o tarihten itibaren ve ölünceye kadar onun tarafından öldükten sonrasında da mirasçıları tarafından kullandığı, 30-40 yıldır zilyetliğin devam ettiği tartışmasızdır.
3402 ... Kadastro Kanunu'nun 13/B-b maddesinde "zilyet, taşınmaz malı kayıt maliklerinden veya mirasçılarından veya mümessillerinden tapu dışı bir yolla iktisap ettiğini, onların beyanı veya herhangi bir belge ile veya bilirkişi veyahut tanık sözleri ile ispat ettiği ve ayrıca en az on yıl süreyle çekişmesiz-aralıksız ve malik sıfatı ile zilyet bulunduğu takdirde zilyet adına tespit olunur." hükmüne yer verilmiştir. Kadastro Kanunları TMK.nun öngördüğü biçimde sicil oluşturulmasını hedefleyen süresi ile sınırlı, geçici zilyetliğe özel önem ve değer vermek suretiyle tasfiyeyi amaçlayan özel kanunlardır. Bu nedenle kadastro kanunlarında medeni kanun gibi temel kanunlara aykırı hükümlere yer verilmesi gerekmiştir.
Tapu dışı satıma değer verilmesine ilişkin hüküm bunlardan birisidir. Tapu dışı satıma değer verilmemesi halinde tasfiyenin yapılması ve eylemli duruma paralel yasal sicillerinin oluşturulması mümkün değildir.
Mahkemece dava konusu olayda, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 13/B-b maddesinde öngörülen tapu dışı satım şartlarının ve 10 yıllık çekişmesiz-aralıksız ve malik sıfatı ile zilyetliğin gerçekleştiği gözetilerek tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının ise reddine karar verilmesi gerekir iken, yukarıda açıklandığı şekilde hüküm kurulmuş olması bozma nedenidir.
Davalı (karşı davacılar) ve dahili davalılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 ... HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve istek halinde 533,30 TL peşin harcın davalı-birleşen dosya davacıları ile dahili davalılara iadesine 21.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.