KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2012/4457 E., 2012/4331 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu iptali ve tescil
Karar Metni
968 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
... ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Mudurnu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13.04.2010 gün ve 693/168 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Davacı tarafından açılan tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kanunun aradığı zilyetlikle iktisap için gerekli sürenin dolmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahallinde yapılan 17.4.2009 tarihli keşifte dinlenen ziraat mühendisi, taşınmazın yaklaşık 10 – 12 yıldır kullanılmadığını belirtmiştir. Yine keşifte dinlenen mahalli bilirkişi Abidin Eren, taşınmazın 20 sene önce ekilip sürüldüğünü, tanık Ahmet Altıneler ise, taşınmazın 30 – 35 sene öncesinde ... ve ailesinin elinde olduğunu, ailenin Bursa’ya göçtüğünü, 10 ila 15 senedir taşınmazın ekilip biçilmediğini beyan etmiştir.
Dava konusu 129 ada 42 parselin kadastro tespiti 13.3.2001 tarihinde kesinleşmiş, dava 22.11.2006 tarihinde açılmıştır. Mahallinde 8.4.2009 tarihinde kesif yapılmış, ziraat mühendisi ve tanıklar keşif tarihi itibariyle açıklamada bulunmuşlardır.
TMK. nun 713/1. maddesine göre, mülkiyet hakkının zilyetlikle kazanılması için tapu kütüğünde kayıtlı olmayan taşınmazın üzerinde davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyet olunması gerekir. Kanunun aradığı “aralıksız yirmi yıl süreyle” zilyetlik şartı eldeki bu dava bakımından gerçekleşmemiştir. Tespitin yapıldığı 2001 tarihinden geriye doğru yeterli zilyetlik süresi dolmamıştır.
TMK. nun 975. maddesine göre, davacının zilyetliğinin ya doğrudan doğruya veya başka bir kişi aracılığıyla sürdürmesi gerekmektedir. TMK. nun 976. maddesine göre de, fiili hakimiyetin geçici nitelikteki sebeplerle kullanılmaması veya kullanma olanağının ortadan kalkması zilyetliği sona erdirmez. Davacının taşınmaz üzerinde zilyetlikle iktisap için aranan fiili hakimiyetini geçici nitelikteki sebeplerle sonlandırıldığı veya kullanma imkanının ortadan kalktığı ispatlanamamıştır.
Aksine davacının sebebi açıklanmayan nedenlerle taşınmazı terk ettiği delillerle belirlenmiştir. Davacının taşınmaz üzerinde davasız ve aralıksız dolaysız (asli) veya dolaylı (feri) biçimde tespit tarihine kadar yirmi yılı bulan süreyle zilyet olduğu ispatlanamamıştır. Mahkemece davanın bu nedenle reddine karar verilmiş olması doğru olmuştur.
Sayın çoğunluğun aksi yöndeki bozma düşüncesine katılmıyorum. 15.05.2012
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/4457, K. 2012/4331, 15 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama