Davacı vekili dava dilekçesinde, kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik ve satış hukuksal nedenlerine dayanarak kadastro sırasında Hazine adına tespit ve tescil edilen 150 ada 6 parsel içerisinde kalan yaklaşık 4500m2'lik yerin tapusunun iptali ile vekil edenine ait 150 ada 7 parsele eklenerek adına tescilini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi davanın reddini savunmuştur. Davalı köy tüzel kişiliği temsilcisi ve husumetin yöneltildiği kadastro müdürlüğü tarafından davaya cevap verilmemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 150 ada 6 parselin tapu kaydının iptali ile teknik bilirkişilerin 21.10.2010 tarihli rapor ve krokisinde A harfi ile gösterdiği 1143,17 m2'lik yerin 150 ada 6 parselden ifraz edilerek vasfı aynı kalmak kaydıyla 150 ada 7 parsele eklenmesine, ifrazdan sonra kalan 5504,13 m2'lik yerin 150 ada 6 parsel olarak hali arazi vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Dava, başlangıçta Azdavay Kadastro Mahkemesinde açılmış olup, anılan mahkemenin 13.01.2010 tarih, 2009/95 Esas, 2010/1 Karar ... görevsizlik hükmü uyarınca Azdavay Asliye Hukuk Mahkemesine. Asliye Hukuk Mahkemesince de dava değeri yönünden görevsizlikle Azdavay Sulh Hukuk Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesince verilen görevsizlik kararı temyiz edilmeden 19.02.2010 tarihinde kesinleşmiştir. HUMK.nun 193/3 maddesi hükmü uyarınca, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine davacı tarafın 10 gün içerisinde dilekçe vermesi veya yeniden çağrı kağıdı göndermesi zorunludur. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır. 10 günlük süre hak düşürücü süre olup mahkemelerce re'sen kendiliğinden dikkate alınması gerekir.
Davacı tarafça, Kadastro Mahkemesinin görevsizlik kararının kesinleşmesi tarihinden itibaren HUMK.nun 193. maddesinde öngörülen 10 günlük süre içerisinde gerekli başvuruda bulunulmamış, anılan mahkemece dava dosyası herhangi bir üst yazı olmaksızın re'sen Azdavay Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
Dosya içerisindeki tevzi formu incelendiğinde Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi tarihinin 11.03.2010 olduğu, mahkemenin 17.03.2010 tarihinde tensip tutanağı düzenlendiği görülmüştür.
Görevsizlik kararının kesinleştiği tarihten itibaren taraflarca süresi içinde gönderme talebinde bulunulmadığına ve yeniden çağrı kağıdı gönderilmediğine göre, HUMK.nun 193/4. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, bu yön gözden kaçırılarak işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulüyle yerel mahkeme hükmünün 6100 ... HMK.nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 ... HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nın 440/III-2 bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna, 06.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.