Davacı vekili; kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuki nedenine dayanarak 163 ada 6 parselin güney sınırı boyunca 2 metre genişliğinde yolun kadastroda tespit harici bırakıldığını, kadim patika yol dışında olan bir kısım yerin de yol olarak bırakıldığını, yol olmayan bu kısmın vekil edenine ait 163 ada 6 parsele ilave yoluyla tesciline, bu mümkün olmazsa ayrı bir parsel olarak müvekkili adına tapu siciline tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar Hazine ve ... vekilleri; davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece; davacı lehine kazanma koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, teknik bilirkişilerin hazırladığı 22.02.2010 tarihli krokide G harfli 84,63 m2 ve H harfli 77,78 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümlerinin 163 ada 6 parsele eklenmek suretiyle tapu siciline tesciline karar verilmiştir.
Hüküm; süresinde davalı Hazine vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; mahallinde 16.12.2009 tarihinde yapılan keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişi ve taraf tanıkları arasındaki davacıya ait 163 ada 6 parsel ... taşınmazın güney sınırında bulunan dava konusu yolun genişliği tam olarak belirlenmeden, beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeden ve zeminde mevcut yolu kapatacak şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi 3402 ... Kadastro Kanununun 14.maddesi uyarınca miktar araştırmasının yapılmadığı; bunun dışında, TMK.nun 713/4 ve 5.maddeleri uyarınca gerekli yerel ve gazete ilanlarının da yapılmadığı görülmüştür.
Hal böyle olunca, mahkemece yapılacak iş; yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının HMK.nun 243, 244, 259 ve 290/2. maddeleri gereğince davetiye ile keşif yerine çağrılmaları, uyuşmazlığın taşınmazın aynına ilişkin bulunması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıkların mümkün olduğunca keşif yerinde dinlenmeleri gerekir.
Yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından; dava konusu taşınmaz bölümünün davacı tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde tasarruf edildiği sorularak, dava konusu yolun eskiden beri kullanım biçiminin veya yüklü bir hayvanın mı geçebilecek genişlikte olduğunun etraflıca sorulması, beyanlarda geçen ve sınırı oluşturan duvarın yerinin kesin olarak belirlenmesi, teknik bilirkişi tarafından krokisine işaret ettirilmesi ve mevcut yol ile davacı taşınmazı arasındaki sınırında net bir biçimde belirlenmesi, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde HMK.nun 261. maddesince çelişkinin giderilmesine çalışılması,
yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının keşfi izlemeye ve infazı sağlamaya elverişli teknik bilirkişiye düzenletilecek ölçekli kroki ve rapora yansıttırılması, ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yetinilerek yazılı biçimde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Bundan ayrı, TMK.nun 713/4 ve 5.fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen teknik bilirkişinin rapor ve krokisine göre gerekli yerel ve gazete ilanlarının yöntemine uygun bir biçimde yapılması, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanaklarının dosya arasına konulması, yasal üç aylık sürenin dolmasının beklenilmesi, 3402 ...
Kadastro Kanununun 14.maddesi uyarınca davacı bakımından miktar araştırmasının yapılması, zilyetliğe dayalı tescil davası açıp açmadığının Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulması, belgesizden taşınmaz edinip edinmediğinin ise Kadastro ve Tapu Müdürlüklerinden sorulup saptanması, belgesizden edinilen taşınmazlara ait kadastro tutanakları ile tapu kayıtlarının Tapu Müdürlüğünden, zilyetliğe dayalı tescil davalarına ait dosyaların ise ait olduğu mahkemelerden getirtilerek miktar sınırlandırılmaları yönünden gözönünde bulundurulması,
ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
Davalı Hazine vekili ile ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan hükmün açıklanan nedenlerle ve 6100 ... HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, ve 21,15 TL davalı ... Kişiliğinden peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 18.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.