İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/5092 K.2012/6951

TÜRK KANUNU MEDENİSİ (MÜLGA) (743) Madde 152

Esas2012/5092Karar2012/6951Tarih10 Temmuz 2012Okuma6 dk · 1.264 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2012/5092 E., 2012/6951 K.·Katkı Payı Alacağı Mal Ayrılığı Hayatın Olağan Akışı Edinilmiş Mal

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Temmuz 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.264 kelime·6 dk okuma

TÜRK KANUNU MEDENİSİ (MÜLGA) (743) Madde 152

TÜRK KANUNU MEDENİSİ (MÜLGA) (743) Madde 170

"İçtihat Metni" Gufran ile Halil aralarındaki katılma alacağı davasının reddine dair Ankara 6. Aile Mahkemesinden verilen 22.12.2011 gün ve 250/1820 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.07.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Av. Hacı geldi. Karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı Gufran vekili, tarafların ayrılık süresi sonrası 2001 yılında başlayan boşanma sürecinin devam ettiğini, davacının kadın doğum uzmanı olması sebebiyle gelirinin normalden fazla olduğunu, davacının eşine duyduğu güven sebebiyle evlilik içindeki tüm kazancını tasarruf edilmesi amacıyla davalıya verdiğini, davalının da Yenimahalle 15101 ada 6 parselde o tarihte kooperatif hissesi, Dalyan Köyünde 2242 parselin edinildiğini ve 2242 parsel üzerine 4 daireden oluşan bina yapıldığını,

bu taşınmazların alımı ve binanın yapımının davacının kazancı ile olduğunu açıklayarak hukuken iptal tescil isteyemediklerinden fazla haklarımız saklı kalmak üzere bu taşınmazların dava tarihindeki değerlerinin şimdilik 50.000 TL'sinin dava tarihinden geçerli yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Halil vekili, davacının boşanma davasında istediği tazminatı ödeyerek borcundan kurtulduğunu, davacının hakkı kalmadığını, tarafların 1993 yılından beri ayrı olduklarını, evlendikleri tarihten itibaren tarafların bütçelerini ayırdıklarını, birbirlerine parasal katkıları olmadığını, alımlarda davacının hakkı olmadığını, binanın da 2003 yılında yapıldığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, davacının davasının reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar 20.11.1975 tarihinde evlenmiş, 3.11.2006 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 18.09.2009 tarihinde kesinleşmesiyle, mal rejimi sona ermiştir. (TMK.nun 225/2.m.). Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden, eşler arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM.nin 170.m.), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise, yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.nun 202, 4722 s.Y.nın 10.m.).

Dava konusu 15101 ada 6 parseldeki 2 nolu mesken 10.05.1996 tarihinde diğer tahsisler yolu ile davalı adına tapuda tescilli olup, davalı adına kooperatif üyeliği yolu ile edinildiği, 25.03.1992 tarihinde kooperatife üye olunduğu anlaşılmaktadır. Diğer dava konusu 2242 parsel ise 09.09.1992 tarihinde satın alınarak davalı adına tapuya tescil edilmiş, daha sonra üzerine 4 daireden oluşan iki katlı bina yapılmıştır. Dava dilekçesi ve yargılama aşamalarındaki beyanlar ile dosya kapsamına göre davanın mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katkı payı (bina için değer artış payı) alacağı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.

Mahkemece, tarafların 1996 yılından itibaren ayrı yaşadıkları, binanın 2003 yılında ayrı yaşadıkları dönemde yapıldığı, bu dönemde tarafların birbirine katkıda bulunmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalının elde ettiği gelir yüksek olup, tek başına edinebilecek gelirle elde ettiği, davacının davalıya gönderdiği paraların muhtemelen davacıya ait taşınmazın tadilatında kullanılmış olabileceği, davacının katkısının olmadığı kanaatine varılarak dava reddedilmiştir.

Her iki taşınmazın da edinme tarihleri gözetildiğinde taraflar arasında mal ayrılığı rejimi geçerli olup, bu halde taraflar arasındaki bu uyuşmazlığın Borçlar Kanununun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulması gerekmektedir. 743 sayılı TKM.nin yürürlükte olduğu.

01.01.2002 tarihinden önce eşler arasında yasal mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde, karı ve kocanın diğerinden katkı payı karşılığında bir tazminat isteyebilmesi için mutlaka parasal veya para ile ölçülebilen maddi bir değer koymak suretiyle katkısının bulunması gerekir. Eşlerden birinin edindiği mala diğer eşin doğrudan maddi bir katkısı yoksa, bu talep kabul edilemez.

Kural olarak, davacının gelir elde ettiği belirlendiğine göre mal ayrılığı döneminde edinilen taşınmazların alımına katkısının bulunduğunun kabulü gerekir. Bu durumun aksinin yani davacının geliri ile katkıda bulunmadığı ve gelirlerini farklı yerlerde değerlendirildiğinin ispatı davalıya düşmektedir.Yani ispat yükü yer değiştirmiş ve davalıya geçmiştir.

Taraflar arasında görülerek kesinleşen boşanma dava dosyalarındaki tarafların beyanları ve verdikleri dilekçelerdeki açıklamalar ve özellikle kadının vekilinin 31.01.2007 havale tarihli dilekçesindeki ifadeler karşısında tarafların Kasım 1993 yılından beri ayrı yaşadıkları, yeniden bir araya gelmedikleri anlaşılmaktadır.

Bu durumda tarafların ayrı oldukları dönemde birbirlerinin edindikleri malvarlığına diğer eşin katkıda bulunması hayatın olağan akışına da aykırı olduğuna göre 15101 ada 6 parseldeki 2 numaralı meskenin edinilmesinin 25.03.1992 tarihinde kooperatife üyelik yoluyla davalı tarafından edinildiği, bu dönemde davacının da gelir elde ettiği, davacının varsa edindiği başka gayrimenkullerle ilgili davalı tarafından usulüne uygun harcı da yatırılarak açılan bir dava olmadığı,

dolayısı ile davacının gelirlerinin başka yerde kullanıldığının da ispat edilemediği de gözetilerek 25.03.1992 tarihi ile Kasım 1993 tarihi arasında kooperatif için ödenen toplam aidat miktarının belirlenmesi, bu miktarın meskenin edinilmesi sürecinde ödenen toplam aidat miktarı karşısında tekabül ettiği oranın bulunması, bu oran üzerinde davacının katkı payı alacağının bulunduğunun kabul edilmesi, taşınmazın dava tarihi itibarıyla belirlenen piyasa sürüm değerinin bulunacak bu oran ile çarpılarak davacının katkı payı alacağına esas miktarın bulunması,

bu miktar ile davacının belirlenecek katkı payı oranının çarpılması ve davacının katkı payı alacağının tesbiti gerekirken hatalı değerlendirme ile bu taşınmaz bakımından davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Katkı payı oranının bulunmasında tarafların alım tarihine kadar elde ettikleri tüm gelirlerin ayrı ayrı hesaplanacağı, eşlerin sosyal statüleri ve mesleki kariyerleri gözetilerek her eşin olağan koşullarda yapabilecekleri giderlerinin saptanarak davalı Halil ’in 743 sayılı TKM.nin 152. maddesi uyarınca evi geçindirme yükümlülüğü de gözönünde tutularak yaptığı giderlerin de kişisel giderlerine ekleneceği, her eşin toplam giderlerinin, kişisel gelirlerinden ayrı ayrı düşürüleceği ve böylece her eşin yapabileceği tasarruf miktarının bulunacağı dikkate alınmalıdır.

Diğer dava konusu 2242 parselin ise arsa vasfı ile 09.09.1992 tarihinde edinildiği, bu tarihte evlilik birliğinin devam ettiği, davacının da çalışarak elde ettiği gelir ile edinmede katkıda bulunduğu gözetilerek evlenme tarihinden alım tarihine kadar tarafların elde ettikleri tüm gelirlerin ayrı ayrı hesaplanması, eşlerin sosyal statüleri ve mesleki kariyerleri gözetilerek her eşin olağan koşullarda yapabilecekleri giderlerinin saptanması, davalı Halil'ın 743 sayılı TKM.nin 152. maddesi uyarınca evi geçindirme yükümlülüğü de gözönünde tutularak yaptığı giderlerin de kişisel giderlerine eklenmesi,

her eşin toplam giderlerinin, kişisel gelirlerinden ayrı ayrı düşürülmesi ve böylece her eşin yapabileceği tasarruf miktarının bulunması, toplam tasarruf miktarı karşısında, davacının tasarruf oranının belirlenmesi ve belirlenen bu oranın, davanın açıldığı tarihe göre belirlenecek taşınmazın gerçek değeri ile çarpılması sonucu bulunacak miktarın davacının katkı payı alacağı olarak hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması da doğru değildir.

2242 parsel üzerindeki binaya gelince; her ne kadar bu taşınmaz üzerindeki dört daireli iki katlı binanın taraflar arasında mal ayrılığı rejimi geçerli iken alındığı, bunun taraflar arasında görülen ve redle sonuçlanan ilk boşanma dava dosyasında sunulan 16.04.2002 havale tarihli dilekçede “…ortak kazançlarla arsanın alındığının ve taşınmazda şuan birbuçuk trilyon değeri bulan 4 dairenin yapıldığı” savunulmuş ise de dosyaya getirtilen resmi belgelerde inşaata başlama ve yapı ruhsat tarihinin 10.03.2003,

yapı kullanma izin belgesinin ise 06.12.2005 tarihi olduğunun gösterilmesi ve projelerin de dosyaya sunulması karşısında mahkemece resmi belgelere itibar edilmesi yerindedir.

2003 yılında inşaata başlandığı tarihte davacı tarafından elde edilen gelir edinilmiş mal olup davacı lehine katılma alacağı doğurabilirse de katkıdan kaynaklanan değer artış payı alacağı doğurmadığına, dava da katkı payı (değer artış payı) alacağı istenmekte olup katılma alacağı ile ilgili bir talep de bulunmadığına göre mahkemece yazılı şekilde bina ile ilgili talep bakımından davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir durum görülmemiştir.

Davacı vekilinin temyiz itirazları bina bakımından yerinde bulunmamıştır.

Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün her ki taşınmazında arsa niteliğindeki bölümleri bakımından 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 900 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine, taraflarca HUMK.nun 388/4.

SONUÇ / HÜKÜM

(HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/5092, K. 2012/6951, 10 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/5092
Karar No
2012/6951
Tarih
10 Temmuz 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/5093 K.2012/35370
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/5094 K.2012/35371
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/5094 K.2012/6668
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2012/5095 K.2012/35372
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/5095 K.2012/21195
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/5096 K.2012/6950

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.