İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2012/5107 K.2013/2379

... ile ... aralarındaki değer artış payı davasının reddine dair Bandırma Aile Mahkemesi'nden verilen 16.03.2010 gün ve 382/136 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

Esas2012/5107Karar2013/2379Tarih28 Şubat 2013Okuma6 dk · 1.201 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2012/5107 E., 2013/2379 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Şubat 2013
Mahkemesi
Aile Mahkemesi
Dava türü
Değer artış payı
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.201 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

... ile ... aralarındaki değer artış payı davasının reddine dair Bandırma Aile Mahkemesi'nden verilen 16.03.2010 gün ve 382/136 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ve davalının evli iken 2010 yılında boşandığını, evlilik birliği sürerken davalı ile TOKİ arasında 1460 ada 1 parsel FG-6A blok 5 nolu bağımsız bölümün davalıya satışı konusunda sözleşme imzalandığını, 6.000 TL üyeliğe giriş bedeli ödemesi ile evin iç döşemesinin davacı tarafından gerçekleştirildiğini açıklayarak davalı adına olan üyeliğin iptali ile yarısının davacı adına tesciline karar verilmesini istemiş, 21.09.2010 tarihli dilekçesi ile talebini 6.000 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı vekili, davacı ile davalı arasında gerçekleşen boşanma davacının herhangi bir mal talebinin bulunmadığını yazılı olarak bildirdiğinden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece; taraflar arasında görülen boşanma davasının 10.03.2010 tarihli yargılama oturumunda davacı mal talebinde bulunmadığını açıkça bildirmiş olup, davalı da buna güvenerek boşanmayı kabul ettiğinden davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosya kapsamı ve toplanan delillere göre, dava, 4721 ... TMK'nun 202 ve devam maddeleri gereğince kabul edilen yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan ve TMK'nun 227 maddeleri gereğince açılan değer artış payı isteğine ilişkindir. TMK'nun 227. maddesi gereğince eşlerden biri, diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmasından kaynaklanan değer artış payı talebinde bulunma hakkına sahiptir.

Taraflar arasında görülen Bandırma Aile Mahkemesi'nin 2010/8-130 EK ... boşanma davasının 31.12.2009 tarihli yargılama oturumunda davacı ''..benim davalıdan boşanma dışında herhangi bir tazminat, nafaka ve mal talebim yoktur. Boşanmamıza karar verilsin.'' şeklinde beyanda bulunmuş ve HMK 154 (HUMK 151) maddesi gereğince beyanını imzası ile tasdik etmiştir. Kural olarak, boşanma davasında taraflar arasındaki

boşanmanın ferilerine ilişkin anlaşmalar taraflar arasındaki mal rejiminin tasfiyesini kapsamaz. Ancak, bu durum tarafların boşanma davasının görüldüğü sırada aralarındaki mal rejiminin tasfiyesini amaçlayan protokol ve sözleşme yapmalarına engel değildir. Kaldıki, yargılama (oturum) tutanakları resmi belge niteliğindedir. Aksinin ispatı aynı nitelikte belge ile kanıtlanmalıdır. Ya da tutanağın beyana aykırı düzenlendiğine ilişkin kesinleşmiş bu mahkeme kararı olmalıdır.

Tarafların psikolojik durumlarına ilişkin ileri sürülmüş bir iddia ve savunma da yoktur. Olsa da resmi nitelikteki ve imzalı beyanlar karşısında hiçbir sonuç doğurmaz. Somut olayda, davacı yukarıda açıklandığı üzere nafaka, maddi, manevi tazminat ve boşanmanın ferilerinden olmayan '' herhangi bir mal'' talebinin de bulunmadığını açıkça bildirmiştir.

Davacı tarafından belirtilen herhangi bir mal tabirinin mal varlığının tamamına yönelik olup, taşınır ve taşınmazlar ile para değeri bulunan her türü alacak ve hakkı kapsadığı nazara alındığında, tarafların boşanma davası ile birlikte yapmış oldukları ve tutanaklara geçen sözleşme ile mal rejiminin tasfiyesini gerçekleştirdiklerini kabulü gerektiğinden, davacı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, HUMK'nun 388/4. ,

HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 24,30 TL onama harcın peşin harçtan mahsubu ile artan 97,70 TL'nin istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 28.02.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, 2007 yılında TOKİ’den edinilen konutun üyelik kaydının ½ oranında silinmesi ile davacı ve davalı adına ½’şer pay oranında kaydının yapılmasına, olmadığı taktirde 6000 TL. alacağın tahsiline karar verilmesi isteğine ilişkindir.

Mahkemece, “..boşanma davasının yargılamasının yapıldığı sırada, boşanma dosyasına sunulan 31.12.2009 tarihli dilekçede; boşanma gerçekleştiği taktirde birbirinden karşılıklı olarak başka bir taleplerinin olmayacağına ilişkin beyan ile, aynı dava dosyasının 10.3.2010 tarihli yargılama oturumu tutanağına geçen davacının beyanı ile, herhangi bir tazminat, nafaka ve mal talebinin bulunmadığı ve bu beyanın davacıyı bağladığı gerekçesiyle davanın reddine…” karar verilmesi ve hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yüksek Daire çoğunluğunca hükmün onanmasına karar verilmiştir.

Davacı boşanma dava dosyasına sunduğu 31.12.2009 tarihli dilekçesinde; davalı ile boşanmanın tüm hususlarında anlaştıklarını, boşanma gerçekleştiği taktirde birbirinden karşılıklı olarak başka bir isteğin olamayacağını açıklamış, 10.03.2010 tarihli yargılama oturumunda ise “..boşanma konusunda anlaştıklarını, çocuğun velayetinin davalıya verileceğini… davalıdan boşanma dışında herhangi bir tazminat, nafaka ve mal talebinin olmadığını…” açıklamıştır. Davalı da aynı oturumda; aynı beyanda bulunmuştur. Tutanakta her ikisinin imzaları bulunmaktadır.

Özetlenen bu açıklamalar ve yargılama tutanağına geçen davacı beyanının kendisini ibarelerin mal rejiminden kaynaklanan hak ve alacakları kapsayıp kapsamadığı uyuşmazlık konusu oluşturmaktadır. Çoğunluk ile azınlık arasındaki görüş ayrılığı da bu noktadan kaynaklanmaktadır. Her şeyden önce tarafların aynı yöndeki beyanları protokol niteliğini taşımayıp, tutanağa geçen imzalı beyanlar olmaktadır.

Boşanma dosyası üzerinde yapılan incelemede, boşanma kararının hüküm fıkrasında sadece tarafların kendileri için herhangi bir tazminat, nafaka, yargılama gideri ve mal talebi olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, denilmiştir. Bunun dışında herhangi bir açıklama yer almamaktadır.

Kural olarak, boşanmaya ilişkin anlaşmalar protokol niteliğinde düzenlenmekte olup, mahkemece, hüküm fıkrasında taraflarca yapılan protokolün onaylanmasına denildiği taktirde hukuki sonuç doğurabilmektedirler. Anlaşma (protokol) boşanma veya ayrılığın feri sonuçlarına ilişkin ise, hakim tarafından onaylanmadıkça geçerli bir hukuki sonuç doğurmaz (TMK. m. 184/1-5. bent).

Somut olayda, herhangi bir …. mal talebi yoktur, ibaresinin mal rejiminden kaynaklanan hak ve alacakları kapsadığını söylemek oldukça güçtür. Çünkü, mal rejiminden kaynaklanan davaların boşanmanın eki niteliğinde bulunmadıkları gerek uygulamada ve gerekse doktrinde kabul edilmektedir.

TMK'nun 174. maddesinde öngörülen maddi ve manevi tazminata, aynı kanunun 175. maddesinde yer alan yoksulluk nafakası ile 182. maddesinde ifadesini bulan iştirak nafakasına ve benzeri hususlara ilişkin davalar boşanmanın eki niteliğinde kabul edilen davalardır. Söz konusu beyan, boşanma davasına ait yargılama tutanağında yer almaktadır.

Böyle bir beyanın mal rejimleri bakımından bağlayıcı nitelikte bulunması için hangi mal ve alacakların istenilmediğini açık bir biçimde tek tek sayılarak belirtilmesi zorunludur.

Boşanma davasının taraflar üzerinde yarattığı psikolojik ortam, gerginlik ve kişilerin iç dünyasında oluşan ani ve kuşkulu istekler nedeniyle adeta bir an evvel boşanıp kurtulalım da, ne olursa olsun düşüncesiyle yapılan bu tür irade dışı (fevri) beyanların bağlayıcı nitelikte olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Herhangi bir mal tabiriyle ev, ziynet, çeyiz ve şahsi eşyalarda kast edilmiş olabilir.

Bunun mal rejiminden kaynaklanan hak ve alacakları taşınır ve taşınmazları da kapsadığını kabul etmek hakkaniyet kurallarına aykırı düşmekte olup, oldukça güçlü bir duraksama yaratmaktadır. Mal rejimini ilgilendiren bir anlaşma protokolü veya beyan; açıkça mal rejimi konusunda da ne tür mallar varsa tek tek isim ya da nitelendirme yapılmak suretiyle belirtilmesi gerekmektedir.

Beyanda geçen ve tekil olarak kullanılan mal tabirinin içine mal rejiminden kaynaklanan eşya ve alacağın da yerleştirilmesinin hak kaybına yol açacağı ve bu kaybın giderilemeyeceği açıktır. Bu bakımdan boşanma davalarına esas alınan anlaşma protokollerinde ya da boşanma davasının yargılama tutanaklarına geçen imzalı beyanlarında yer alan ibareler duraksama yaratıyor ve hak kaybına yol açıyor ise, mümkün olduğunca dar yoruma tabi tutulmasında

tarafların hukuki yararı bulunmaktadır.

Şu halde, beyanda geçen herhangi bir …. mal ibaresini geniş bir yoruma tabi tutularak tüm taşınır ve taşınmaz malları yani, mal rejiminden kaynaklanan mallar ile alacakları kapsadığının kabulüne olanak bulunmadığından iddia ve savunma çerçevesinde taraf delilleri toplanarak davacının dava dilekçesi ile ıslah dilekçesindeki beyanları hatırlatılarak gerçek isteğinin ne olduğunun sorularak açıklığa kavuşturulması, yapılacak bu açıklama gözetilerek davanın katkı ya da katılma alacağı veya değer artış payı alacağından hangisine ilişkin bulunduğunun saptanması, buna göre hukuki nitelendirmenin yapılması,

dava ve ıslah dilekçeleri oldukça kapalı olup nitelendirme yapmak güçtür.

Ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi ve bu gerekçeyle hükmün bozulması gerekirken, boşanma davasının yargılama tutanağına geçen beyanı davacıyı bağladığı ve herhangi bir ….. mal ibaresiyle mal rejiminden kaynaklanan mal ve alacakları istemediği görüşünden hareketle redde ilişkin yerel mahkeme hükmünün onanması biçiminde gerçekleşen sayın Daire çoğunluğunun görüşlerine açıklanan nedenlerle katılmıyoruz. 28.02.2013

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/5107, K. 2013/2379, 28 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/5107
Karar No
2013/2379
Tarih
28 Şubat 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/5109 K.2013/7938
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/5110 K.2013/7433
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2012/5110 K.2013/1464
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2012/5110 K.2013/849
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/5111 K.2013/6471
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/5111 K.2013/2027

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.