Davacı; dava konusu olan 139 ada 26 parsel ... taşınmazın dedesinden babasına, babasından da kendisine intikal ettiğini, eklemeli zilyetliğinin yüz yılı aştığını açıklayarak davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Müdahil davacı 29.06.2011 tarihli yargılama oturumunda; davaya müdahil olmak istediğini ve dava konusu taşınmazın dedelerinden kalma yeri olduğunu, annesinden dolayı kendisinin hak sahibi olduğunu açıklayarak, davasının kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davacı açısından zilyetlikle taşınmaz edinme şartları gerçekleştiğinden davanın kabulü ile 139 ada 26 parsel ... taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, asli müdahilin davasının reddine karar verilmiştir.”
Hüküm süresi içerisinde davalı Hazine temsilcisi ve müdahil davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller tüm dosya kapsamından; uyuşmazlık konusu 136 ada 26 parsel ... taşınmazın kadastro tespiti 11.04.2006 tarihinde yapılmış olup 23.05.2006 tarihinde kesinleşmesiyle Hazine adına tapu kaydı oluşturulmuştur. Dava konusu taşınmaz kadastro çalışmalarında sahibinin tam olarak bilinmemesi ve hak kaybına sebep olunmaması için Hazine adına tespit görmüş ve kesinleşmiştir.
Davacı muristen intikali ve zilyetliğe tutunarak iptal ve tescil istemiştir. ... isimli kişi 29.06.2011 günlü oturumda davaya müdahil olmak istediğini açıklamış beyanını imzasıyla onaylamıştır. Mahkemece bu oturumda ve ertelendiği 14.09.2011 günlü oturumda müdahale harcını ikmal etmesi için ayrı ayrı süre vermiştir. 26.10.2011 günlü oturumda ise müdahil davacıya müdahale harcını yatırması için iki haftalık kesin süre verilmiş sonucu ihtar edilmiştir.
Bu kişide aynı gün müdahale harcını yatırmıştır. Ne var ki ertelendiği oturumda asli müdahilin davası reddedilmiş davacının davası kabul edilmiştir.
Ancak, yöntemine uygun olarak davaya müdahil olan ...'a tüm delillerini bildirmesi için süre ve imkan verilmemiştir.
Hal böyle olunca, müdahil davacıya iş bu dava ile ilgili olarak varsa tüm delillerini bildirmek üzere süre ve imkan tanınması, bildirdiği takdirde taşınmaz başında keşif yapılması, taraflar, yerel bilirkişiler konusunda anlaşamadıkları takdirde kaymakamlık aracılığı ile yaşlı ve tarafsız kişiler arasından belirlenecek mahalli bilirkişilerin keşfi yapılan taşınmaz başında dinlenmesi, taşınmazın mevki, niteliği önceki ve sonraki zilyetliği ile davacı ve müdahil davacıya geçiş biçimleri hakkında kapsamlı bilgilerinin alınması, beyanlar arasında çelişki olursa giderilmesi,
müdahil davacının müstakil veya davacı ile birlikte bu yerde zilyetliğinin belirlenmesi halinde tam ya da paylı mülkiyet üzere karar verilmesi, aksi halde davacı hakkında şimdiki gibi karar verilmesi gerekirken, belirsiz olun bu durum açıklığa kavuşturulmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, müdahil davacı ...'ın yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı görülen yerel mahkeme hükmünün 6100 ... HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 ... HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 21.15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden dahili davacıya iadesine 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.