KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2012/7084 E., 2013/252 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.313 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Hazine ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ....1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 08.06.2011 gün ve 109/303 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Davacı Hazine vekili, davalılara ait 1150 parsel sayılı taşınmazın 3621 sayılı Kıyı Kanunu’na göre kıyı kenar çizgisinin deniz yönünde kaldığı iddiasıyla bu kısmın tapusunun iptaline karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece; 3402 Sayılı Kanun 12/3 maddesi gereğince; on yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden dolayı davanın reddine, yapılan masrafın davacı üzerine bırakılmasına karar verilmiştir. Davacı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 23.10.2010 tarih ve 2010/495-13944 sayılı ilamı ile hükmün esası yönünden onanmasına, yargılama masrafı yönünden ise bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın reddine, 6099 Sayılı Yasa’nın 16 ve 17. Maddeleri ile 3402 Sayılı Kanun’a eklenen 36/A maddesi gereğince, yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen ilk karar esas yönünden, yani davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine ilişkin kısmı, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nce onanmıştır. Her ne kadar Mahkeme hükmün onanan kısmı yönünden de bozmadan sonra verdiği ikinci kararda yeniden hüküm kurmuş ise de, bu usuli bir hata olup, sonuca etkili değildir ve yok hükmündedir. Hükmün onanan kısmı kesinleşmiş artık kesin hüküm haline gelmiştir. Kesin hüküm, hükmü veren mahkeme de dahil olmak üzere bütün mahkemeleri bağlar. Kesin hüküm kamu düzenine ilişkin olduğundan, tarafların iradesine tabi değildir.
Hukuki güvenlik ve yargı erkine güven kesin hüküm müessesesi ile sağlanır. Hukuki güvenlik ilkesi; hukuk devleti ilkesinin olmazsa olmaz koşulu olup, mevcut emredici hukuk kurallarının herkese eşit şekilde ve düzgün bir şekilde uygulanmasını da içeren bir ilkedir. T.C. Anayasa’sının 2. Maddesinde Cumhuriyetin nitelikleri sayılırken, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğu vurgulanmıştır. Hukuk devleti kişilerin hukuki güvenliğini sağlayan bir devlettir.
Hukuki güvenlik ilkesi, herkesin bağlı olacağı hukuk kurallarını önceden bilmesi, tutum ve davranışlarını buna göre güvenle düzene sokabilmesi anlamına gelir. Hukuk devleti hukuk kurallarının onu koyanlar da dahil olmak üzere, her kişi ve kuruluşu bağlamasını ifade eder. Hukuk devleti kavramının özünü devlet organlarının hukuka bağlılığı yani, yönetimin eylem ve işlemlerini hukukun içinde kalarak yerine getirmesi oluşturmaktadır. . T.C. Anayasası 36. Maddesi; “Herkes ….. adil yargılanma hakkına sahiptir.”hükmünü içerir.Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin adil yargılanma başlığı taşıyan 6. Maddesinde; “Herkes …. davasının ….. hakkaniyete uygun …… olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir.” denilmektedir.
Adil yargılanma hakkının en önemli alt kavramlarından birisi, silahların eşitliği ilkesidir. Yargılamada taraflar arasında adil, hakkaniyete uygun bir denge kurulması gerekir.
Anayasa’nın 2. maddesiyle benimsenen hukuk devletinde, hukuki güvenliği sağlayan bir düzen kurulması asıldır. Böyle bir düzende Devlete güven ilkesi vazgeçilmez temel unsurlardandır. Hukuk devletinde yasama, yürütme ve yargının hukuka bağlı olması gerekir. Yargısı hukuka bağlı olmayan bir devlette vatandaşların kendilerini güvencede hissedebileceklerini söylemek mümkün değildir.
Hukuk devletinde bireyler devlete güven duyabilmeli aynı şekilde devlette bu güveni vatandaşa verebilmelidir.
Kesin hükme saygı uluslar arası hukuk düzenine özgü hukukun genel ilkelerinden biri olarak da kabul görmektedir. . Eğer bir hukuk sistemi içerisinde yargının verdiği ve bağlayıcı olan bir kesin hüküm işlevsiz bir duruma getirilmiş ise adil yargılanma hakkının sağladığı güvencelerden söz edemeyiz.
Somut olayda, Mahkemece verilen karar esas yönünden, Yargıtay 1.Hukuk Dairesi’nce onanarak kesinleşmiştir. Kesin hüküm gücü kazanan bir kararın, kamu düzeni gerekçesiyle bozmaya konu edilmesi, aksine, kamu düzenini bozacak bir sonuç yaratır. Bu durum, uluslararası hukuk düzeninde kabul görmüş ilkelere, T.C Anayasası’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti ilkesine, hukuki güvenlik ilkesine, adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil eder. Devlete ve yargıya güveni ciddi bir şekilde sarsar. Açıkladığım nedenlerden dolayı sayın çoğunluğun, bozmaya yönelik görüşlerine katılmıyorum. 15.01.2013
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/7084, K. 2013/252, 15 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama