Davacı kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak dava dilekçesinde mevkii ve sınırları gösterilen taşınmaz bölümünün adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine yargılama oturumlarında temsil olunmamış, davalı Köy temsilcisi davaya karşı bir diyeceği bulunmadığını bildirmiştir.
Mahkemece, kazanma koşullarının gerçekleştiği görüşünden hareketle davanın kabulüne, teknik bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiş, Dairece; dava konusu yerin 2000 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak gösterilmek suretiyle tespit dışı bırakıldığı, davanın makul sayılan sürede açılmadığı gibi kazanma süresinin davacı lehine gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozma sevkedilmesi üzerine, davacı süresi içinde kararın düzeltilmesini istemiştir.
Her ne kadar davacı dilekçesinde, dava dosyasının Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesini istemiş ise de dilekçe içeriğindeki açıklamalara göre talebin kararın düzeltilmesi isteğine yönelik olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. Ancak hüküm, Sulh Hukuk Mahkemesince verilmiştir. HUMK.nun 440/III-2. maddesinde; Sulh Hukuk Mahkemesince verilen hükümlere ilişkin Yargıtay kararları hakkında karar düzeltme yoluna başvurulamayacağı açıklanmıştır. Bu nedenle davacının karar düzeltme talebinin REDDİNE, 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.